Nurettin Topçu’yu anlamak
Nurettin Topçu’yu anlamak
Hüseyin Öztürk
Kültür ve medeniyet tarihimizin büyük ustalarından Nurettin Topçu’yu anlamadan, okumadan, bilmeden ve dahi araştırmadan, ne topraklarımızı ne milletimizi ne vatanımızı ne bayrağımızı ne dinimizi ve devletimizi anlamak zordur.
Batıcı batık kafaların, zihniyetlerin, keçeleşmiş fikirlerin, ülkemizdeki yerli ve milli münevverlerimizi ihmal ve reddederek, “batıllaşmış” kirli ideolojilerinin zorla benimsetilmesinden dolayı, yıllardır kendi değerlerimize sırt döndürüldük.
Kültür ve medeniyet tarihimiz, müsteşrikler esas alınarak yazıldı, anlatıldı ve kendi insanımız ötelendi. “Bizden bir şey olmaz” sözünü yasa bellettiler.
Nasıl ki, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’i “İstiklal Marşının” dışına çıkaramadıysak, Nurettin Topçu’yu da aynı mecrada değerlendirdik.
Mesela merhum Topçu’nun “Yarınki Türkiye” isimli kitabının üniversitelerden ortaöğretime kadar ders kitabı olarak okutulmasının asla bir mahzuru olmamalıdır.
Bugün hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın tüm hayallerini yıllar önce Nurettin Topçu bu kitabında yazmıştır.
İstanbul’un fethini Topçu kadar anlatan münevverimiz azdır. Hamaset yapmadan, tarihin derinliklerinden getirdiği hakikat halkalarını birbirine bağlamayı bilen her insan, İstanbul’un fethi ve Osmanlı Devleti ile bugünü mezcederek, kendisine yeni bir kültür ve inanç yolu belirleyebilir.
Merhum üstadın kitaplarından birisinin adı “Kültür ve Medeniyet” ismini taşır. Bu kitabın özellikle Kültür Bakanlığının kendi mensuplarının, daha sonra da kütüphanelerde okunacak ilk kitaplar listesinde olmazı lazım gelir.
Söz konusu eserden bazı alıntılar yapmak istiyorum.
“Hâkimiyet eşyanın eline geçirildi ve eşya insanlarla izah edilecek yerde, insan eşya ile izah edilmeye başlandı. İnsan kendi selamet davasını sağlayacak olan eşyaya sonunda hizmetkâr ve esir oldu. Azar azar zihinlerde, insanın da ilmin de değerinin azalttı.
.... Kültür, sonsuzluğa doğru yol almaktadır. Onun tenkitçi ve araştırıcı rolü, dini ortadan kaldırmaya çalışmak değil, ona gerçek istikametini vermek olacaktır. Bu milleti kurmuş olan, onun ahlak ve vicdanını yoğurmuş bulunan İslam dinin ihyası, kalkınmamızın en esaslı şartıdır.
…. Tarihin bütün hareketleriyle meydana gelmiş bulunan kültürümüz, bizim gerçek ruhumuzdur. Nasıl ki bir insan, başkalarının ruhuyla yaşayamazsa, bir millet de başka tarihlerin hadiseleriyle yaşatılamaz.
… Hayatımızı hâkimiyeti altın alan milli kültürümüz, bizim gerçek sahibimizdir. Biz onun zaruri kıldığı, bizi çevirdiği istikamette hareket etmeye mecburuz. Etmezsek, başka milletlerin kültürünü taklide yeltenirsek, varlığımızda buhranlar başlar.
… Bize has olan devlet şeklini araştıracağız? Yine Nizamülmülk’ün kurduğu teşkilata, Yıldırım’ın idaresine, Kanuni’nin hukuki sistemine ve nihayet Anadolu’nun iradesinin bugün bize ilham ettiği ihtiyaçlara bakacağız.
… Esasında ilim Batı’nın malı değildir. İnsanlığın çocukluk devrinde, Asya kavimlerinin kucağında hayata kavuşmuştur.
•
Ezcümle:
Bu kadar muhteşem tespitlere ilave yapılmaz ayıp olur. 10 Temmuz 1975’de aramızdan ayrılan Nurettin Topçu’nun ruhu için el-Fatiha.