• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Kapının eşiği

24 Temmuz 2025
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Kapının eşiği

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Dün, “Eşikte duran insan” başlığı altında yazmıştık.

Yazıdan sonra aklıma, Hz. İbrahim (a.s.)’ın Mekke’ye gelerek oğlu İsmail (a.s.)’ı ziyareti ve “Kapının Eşiği” vakıası geldi.

Bizim inancımızda ve medeniyetimizde, evlerimize girilen eşikten kimler girer kimler çıkar, çok dikkat edilir idi. 

Şimdi artık evlerin ne eşiği, ne beşiği, ne kapısı kaldı. Evler ev olmaktan çıktı. Mahremiyet adına ne varsa sokakta. Ev halleri sokağa ve geceye taşınmış vaziyette.

Böyle bir vaziyette, Hz. İbrahim (a.s.) ile Hz. İsmail (a.s.)’dan rivayet edilen hadiseyi hatırlatmak ne kadar doğru ve ne fayda sağlar bilmiyorum ama yine de derç edelim.

*

İsmail (a.s)’ı Cürhümîler kendilerinden bir kızla evlendirdiler. Günün birinde İbrahim (a.s.) oğlunu görmeye geldi. Fakat İsmail evde yoktu. Hanımına sordu, o da:

-“Rızkımızı tedarik etmek üzere gitti”, diye cevap verdi. İbrahim (a.s.):

-“Maişetiniz (geçiminiz) nasıldır” diye sordu. Hanım da:

-“Şiddetli darlık içindeyiz, gayet fena haldeyiz” dedi. İbrahim (a.s.):

-“Kocan geldiğinde selâm söyle, kapısının eşiğini değiştirsin” buyurdu.

İsmail (a.s.) eve geldiğinde, babasının gelip gittiğini evdeki kokudan anladı.

-“Evimize gelen mi oldu mu” diye sordu.. Zevcesi de:

-“Evet, yaşlı bir adam geldi. Seni sordu, maişetimizi sordu, ‘Ben de şiddetli darlık içinde bulunduğumuzu söyledim’, dedi. Sonra İsmail (a.s.):

-“Bir şey söyledi mi?” diye sordu. Hanımı da:

-Sana selâm söylememi ve “kapısının eşiğini değiştirsin” dememi tembih etti deyince, İsmail (a.s.) zevcesine:

-“O gelen ihtiyar babamdır. Bana senden ayrılmamı emretmiştir. Artık sen ailenin evine gidebilirsin”, dedi ve evden ayrıldı. Sonra yine Cürhümîlerden başka bir kadınla evlendi.

İbrahim (a.s.) Cenâb-ı Allah’ın dilediği bir müddet uzaklaştıktan sonra yine İsmail (a.s.)’ı ziyaret etti. İsmail (a.s.) evde yoktu, İsmail’i sordu:

Hanımı da: “Maişetimizi tedarike gitti” deyince yine, İbrahim (a.s.):

-“Nasılsınız, geçiminiz, nasıldır” diye sordu. İsmail’in zevcesi de:

-“Biz; hayır ve bolluk içindeyiz Allah’a hamdolsun” deyince İbrahim (a.s.):

-Kocana söyle, kapısının eşiğini iyi tutsun” diye tembih etti ve “Ya Rabbi! Bunların yiyeceklerini-içeceklerini mübarek ve bereketli eyle” diye dua ettikten sonra Şam’a döndü.

İsmail (a.s.) evine geldiğinde:

-“Evimize gelen oldu mu” diye sordu. Hanımı da:

-“Evet, güzel yüzlü bir ihtiyar geldi, seni sordu. Ben de: Rızkımızı tedarike gitti”, dedim.

-“Geçiminiz nasıldır” diye sordu. “Hayır ve seâdet içindeyiz” dedim. İsmail (a.s.):

-“Sana bir şey söyledi mi” diye sordu. Zevcesi:

-“Evet, o muhterem ihtiyar, selâm söyleyerek; ‘Kapısının eşiğini iyi tutsun’ dedi. Bunun üzerine İsmail (a.s.):

-“İşte o babamdır. Sen de evimizin şerefli eşiğisin. Babam, bana seni hoş tutmamı ve iyi geçinmemi emreylemiştir” dedi.

Kaynak: Sâdık Dânâ, Aile Saâdeti, Erkam Yayınları.

*

Ezcümle:

Bu vakıa eleştirilsin veya üzerine münafıklık ve inançsızlık tohumu ekilsin diye özetlemedim. Vakıa, sadece insan ve Müslüman olanlar içindir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Emin

Allah razı olsun Ali ile kaleminize sağlık Allah'a emanet olun

müslüm

Vay be bunden binlerce yıl önce bu konuşmaları kim kameraya alıpta keydetmiş.Cümleleri nasılda düzgün kullanmışlar.Masallara devam
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23