• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
06 Ağustos 2020

İstanbul Sözleşmesi

İstanbul Sözleşmesiyle bugüne kadar pek ilgilenmedim. Çünkü Avrupa’dan gelen ve gelecek olan her şeye karşı endişeyle bakarım.

İstanbul Sözleşmesi de Avrupa kaynaklı olduğu için şüphelendim ve “Avrupa kendi pisliğini bizim üzerimize de bulaştırmak istiyor” diye öteledim.

Avrupa’daki kadına şiddetin ve eşitsizliğin seviyesi bizi fersah fersah geçer. Avrupa kendini medeni görüp, bizi bedevi görmektedir ve bu görüşünden vazgeçmemektedir.

Bizdeki dini ve milli değerlere bağlı insani kıymetlerin zerresi Avrupa’da yoktur ve bu yüzden Avrupa’da ailenin adı dahi anılmamaktadır.

İnsanın zoruna giden şu ki, böyle metne imza koyan yetkililer, keşke Avrupa’da kadını, şiddeti ve eşitsizliği bir araştırıp, öyle imzalasalardı.

Şiddetin kaynağına bakmaya kimse yeltenmiyor. Çünkü yeltendiklerinde karşılarına hiç de hoş olmayan tablolar çıkacaktır.

Şiddet, çok yönlü bir olgu olup, kadın-erkek ayrımı yapmadan insanlık tarihi boyunca var olmuştur. En çok örnekleri de Avrupa’da görülebilir.

Ancak insanlık son yüzyılda kadının moderniteye ve kapitalizme köle edildiği bu zamana kadar yoğun şiddete maruz kalmamıştır.

Amerika ve Avrupa, üçüncü dünya ülkelerini (özellikle halkı Müslüman ülkeleri) yeraltı ve üstü zenginlikleriyle beraber, insanlarını da sömürerek kadını da erkeği de sınırsız ve sorumsuzca tüketimin kölesi yapmaktadır ve kadına şiddetten söz etmeye hakları yoktur. 

Sözleşme metninde ısrarla “aile içi şiddetten” söz edilmektedir. Avrupa’da “aile mi” kaldı. Veya bizdeki “aile mefhumu” ile Avrupa’daki “aile” aynı mıdır?

Avrupa’daki “aile kavramı” ile bizdeki “aile mefhumu” arasında asla bir benzerlik yoktur, olamaz da. Bu çok açık görülmüyor mu?

Avrupa bizim üzerimizden kendi pisliğini temizlemeye çalışıyor. İstanbul Sözleşmesinde yazılan eşitsizliklerin ve şiddetin bütünü Avrupa’da bizden daha yaygındır.

Bizdeki şiddet ve eşitsizlik diye adlandırılan hadiselerin iç yüzleri açıklanmadan veya bilerek, isteyerek, gizli tutularak bir şiddet sarmalında boğulduğumuzu öne süren iç-dış batılılar, kendi pisliklerini temizlemeye kalkmaktadırlar.

İstanbul Sözleşmesini imzalayan bizdeki yetkililer veya sahip çıkan sivil toplum örgütleri, keşke önce bizdeki aile ve şiddet meselesinin iç yüzünü araştırıp sonra sahiplenseler.

Kapitalizmin çarkları arasında köleleşmiş ruhların ve bunu mutluluk diye lanse edenlerin asıl niyeti; kadın ve şiddet başlıkları üzerinden sömürgeciliklerini garanti altına almaktır ve kabullenemedikleri gerçek şudur:

Kadının ve erkeğin kendilerine mahsus yaratılış fıtratları vardır. Kadını ve erkeği fıtratlarının dışına çıkardığınız ve parçaladığınız zaman, insanlığı da parçalamış olursunuz.

Maalesef kadın bütün dünyada kapitalizme köle edilerek şiddete maruz kalmaktadır. Önce bu meselenin halledilmesi ve fıtratların korunması lazımdır.

Batıda aile göçmüştür. Bizi de kendilerine benzetmek istemektedirler.

Ezcümle;

Bir aile babası ve aile toplumunun reisi olarak, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu meseleyi halledeceğine kesin gözüyle bakılmaktadır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet

Acaba bu sözleşmeyi örneğin sol partinin olduğu bir hükümet imzalasaydı neler yazardınız neler bakın şimdi erdoğan konu hakkında konuşmadığı için bu şekilde yazıyorsunuz.erdoğan sözléşmeyi kabul etmiyoruz desin imzalayan başbakan hakkında neler yazarsınız.istanbul şehir üniversitesinde neler yazıldı.erdoğan sözleşme doğru desin farklı yazılır
  • Yanıtla

Timur

Sayin yazar, herhalde laf olsun diye yazi yaziyounuz. Avrupanin bize dayatmasi diye süpelenmissiniz. Okudunuzmu sözlesmeyi, ilk sayfasinda anlasmanin dili ingilizce ve fransizcadir diyor. AKP li kadin milletvekili bu anlasma 100 de yüz Türkdir diyor. Kadem bunu daha hala savunuyor, Betül Sayan bunu savunuyor. Sözlesme RTE imzasiyla meclise sevk edilmistir. RTE nin kizi Kademde baskan yardimcisidir. Iste sizin probleminiz bu yukari tükürsen biyik asagi tükürsen sakal. Rahmetli Muhsin Baskan diyorki bir saniyesine bile hükmedemedigimiz bir Dünyada bu kadar firildaklik niye.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı