İsmail’in Gülüşü
İsmail’in Gülüşü
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bu hafta tanıtmaya çalışacağımız eser, Beyan Yayınlarından çıkan ve Prof. Dr. Yasin Aktay’ın kaleme aldığı üst başlığı, “İsmail’in Gülüşü”, alt başlığı ise “Kurban ve Hac Üzerine Teo-Politik, Sosyolojik ve Felsefi Yaklaşımlar” ismini taşıyor.
Kitabın ilk sayfasında şu not var. Onu paylaşmalıyız.
“İsmail’in Gülüşünü çağımızda en iyi temsil eden İsmail Heniye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf, Ebu Ubeyde ve Gazze’nin bütün şehitlerine”…
Evet, kadirşinaslık ve bir vefa örneği! Ümmet olma bilincinin tezahürü budur.
Sanırım kurban hususunun, yanına hac meselesi de katılarak, yüzyıllardır bütün nesiller arasında tartışılmadık bir devri olmamıştır.
Son yüzyılda ise daha çok da son 20 yılda, kurbanın pek çok faydasından ziyade, fıkıh ve din ile hiç ilgisi olmayan kurban fetvacılarının cehaletleri yüzünden tartışılmakta.
Yasin Aktay’ın bu kitabı, din ve kurban cahillerini kendi hallerine bırakıp, meselenin çeşitli boyutlarına bakarak, hakikati ortaya koyması açısından oldukça önemli.
Kurban ve hac ibadeti, daha doğrusu İslam’ın tüm ilkeleri tevhid merkezlidir. Kurban ve hac cehaletlerinin bir ispatı olarak tartışanların akıllarının ermediği esas mihenk ise meselenin tevhid merkezli oluşunu idrak edememelerinden olsa gerektir. Malum “idrak” tevhidin bir şubesidir.
………………..
İsmail’in Gülüşü, kurbanı yalnızca bayram günlerinde yerine getirilen bir ibadet, tarihsel bir gelenek ya da fıkhî hükümler bütünü olarak değil; insanın Allah ile kendisiyle, toplumla, tarihle, iktidar ve ölümle kurduğu mutabakat kavramlarından biri olarak ele alıyor.
Müellif eserinde, kurbanın görünen yüzünün ötesine geçerek onun teo-politik, felsefî, sosyolojik ve varoluşsal boyutlarını aynı düşünce ufkunda buluşturuyor.
Hz. İbrahim’in rüyası ve imtihanından, Hz. İsmail’in teslimiyetine; Hacer’in dışlanmışlığından Safa ile Merve arasında kurulan hafızaya; haccın küresel sosyolojisinden modern dünyanın seküler kurban mekanizmalarına kadar uzanan geniş bir tartışma alanı açıyor.
Yahudilik ve Hıristiyanlıktaki kurban telakkileriyle, İslam’ın kurban anlayışı karşılaştırılırken, kurbanın tarih boyunca nasıl farklı anlamlar kazandığı, hangi noktalarda bozulduğu ve tevhid ekseninde nasıl yeniden inşa edildiği dikkat çekici bir berraklıkla ortaya çıkıyor.
Kitabın merkezinde yer alan “İsmail’in Gülüşü” ise sadece kadim bir kıssanın unutulmuş ayrıntısı değildir.
O gülüş; dışlananların, mirastan mahrum bırakılanların, susturulmak istenenlerin ve tarih sahnesinden silinmek istenenlerin geri dönen sesi olarak yorumlanıyor.
Bu nedenle kitap, Gazze’den Filistin’e, modern egemenlik biçimlerinden görünmeyen şiddet rejimlerine kadar uzanan çağdaş meseleleri de kurban kavramı etrafında yeniden düşünmeye çağırıyor.
………………….
Ezcümle:
İsmail’in Gülüşü, fedakârlık ile iktidar, teslimiyet ile özgürlük, kutsal ile şiddet, ritüel ile hakikat arasındaki gerilimleri derinlikli ve özgün bir dille tartışan güçlü bir düşünce kitabı.
Eser hakkında:
Beyan Yayınları; 0212-512 76 97
www.beyanyayinlari.com