• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Allah’ın Nizamı İslâm (46)

25 Haziran 2026
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Allah’ın Nizamı İslâm (46)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk 

İSLÂM’IN KAYNAKLARI

A-KUR’ÂN

Kur’ân’ın Muhtevası

III- Hak -Adalet-Devlet

B- İSLÂM DEVLETİ


4- İSLÂM DEVLETİNDE KUR’ÂN ANAYASADIR

b-Kur’ân’da devlet yönetimi ile ilgili temel hükümler

1- İslâm Devletinin Temeli Dindir

*İslâm’da Anayasa Kur’ân olunca, devlet de dinî esaslara dayanır. İslâm, insanların hem Dünya ve hem de Âhiret hayatını kapsadığından devlet sistemi de buna göre kurulacaktır. Yani Din ile Devlet birbirinden ayrı düşünülemez. İslâm nizamı laikliği kabul etmez. Bir Müslüman hem laik ve hem de dindar olamaz. Çünkü laik fert, inançların devlet yönetiminden ve hukuk kurallarından ayrı olmasını savunan ve kabul eden kimsedir. Bu düşünce, İslâm’ın inanç yapısına uymaz. İslâm inanç sisteminde Allah tek otorite ve kanun koyucudur. Müslüman, Allah’ın koyduğu kuralların devlette kabul edilmemesini kabul edemez. Kabul ettiği taktirde ‘Deist’ olmuş olur. Müslüman adaletli ve başkalarının (Müslüman olmayanların da) haklarına saygılı olmak zorundadır, ama laik değildir. Laik bir devlete de İslâm devleti denilemez. Çünkü Laik devlet, Din’i devlet işlerine karıştırmaz. 



İslâm devletinde, devlet  adaletle iş yapmak ve inanan inanmayan bütün vatandaşlarına  hukuk ölçülerine göre muamele etmek zorundadır. Ama İslâm devleti laik değildir ve Kur’ân Anayasasına göre yönetilir. İslâm devleti, hem Dinî esasları korur ve hem de yayılmasına hizmet eder. İslâm devleti, ‘Batı’nın anladığı mânâda da bir teokratik devlet değildir. Çünkü Teokratik devlette devlet başkanı ya ‘din adamlarından veya ilâhî iradeyi temsil ettiğine inanılan kişilerden başkası olamaz. Teokratik devlette devlet başkanı, halkın seçmesiyle değil dinî otoritelerce seçilir. Teokratik devlette devlet başkanı  layüsel kabul edilir, halka karşı hesap verme mecburiyeti yoktur ve vatandaşlar üzerinde mutlak bir mânevî ve maddî otoriteye sahiptir. 

Teoktratik devlette devlet başkanı, Vatikan devleti örneğinde görüldüğü gibi, insanlaı takdis etme (kutsama), günahlarını bağışlama veya aksi olarak onları dinden çıkarma (Aforoz etme) yetkisine sahiptir. Teokratik devlette devlet başkanı ‘Tanrı’nın temsicisi kabul edildiğinden sözleri ve emirleri Tanrı buyruğu olarak görülür.’ Bu sebeple teokratik devlet başkanının sözleri birer ‘ilâhî dogma olarak’ anlaşılır. Teokratik devletin aksine, İslâm devlet anlayışında; devlet başkan ı(halife) iktidarını ‘Allah’tan almaz ve Allah’ın yeryüzündeki gölgesi’ de değildir. İslâm devletinde devlet başkanı, yetkin ve ehil kişilerin oluşturduğu bir şûrâ meclisi (‘Ehlü’l hâl ve’l akd) tarafından seçilir ve gerektiğinde de vazifeden alınır (Bütün Sünnî ekollere göre). İslâm devleti hukuk (yasama alanında) anlayışında, yapılacak kanunlar Allah’ın koyduğu hükümler esas alınarak yapılır. Kanun yapıcılar, Allah’ın hükümlerine zıt kanun yapamazlar.


2- İslâm Devletinde iktidar sınırsız değildir

*İslâm devletinde iktidar mutlak değil, sınırlıdır. İslâm devletinde devlet başkanının yetkileri sınırlıdır. Çünkü devlet başkanı, yasama, yürütme ve yargı erkinde keyfine göre hareket edemez. Halife, Allah’ın koyduğu hükümlerin dışına çıkamaz ve Kur’ân Anayasasına uymak zorundadır. İslâm devletinde kanunların nasıl yapılacağı, yürütmenin, yargının nasıl işleyeceği bellidir. İslâm devletinde halife, hukuk karşısında herhangi bir vatandaştan farklı bir muamele göremez. Hz.Resûlellah, hırsızlık yapan Kureyşli (soylu) bir kadına farklı muamele edilmesini rica eden ashabına ‘Sizden öncekilerin helâki bu sebeple olmuştur. 

Onlar sıradan insanlara ‘hadleri’ (cezaları) uyguluyor, ileri gelenleri (hatırlı kişileri) muaf tutuyorlardı. Varlığım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu suçu kızım Fâtıma dahi işleseydi, onun da elini keserdim’ diyerek ricacıları tariz etmiştir (Buhârî,Hudud-11-12). İslâm devletinde devlet başkanı (halife) hiçbir zaman yetkilerini kötüye kullanamaz. Kötüye kullanırsa, fâsık olur. Bu taktirde devlet başkanlığından azledilr. Devlet başkanının azli, Hz.Peygamber’in şu hadisine dayandırılır; ‘Meşru olmayan hususlarda kimseye itaat edilemez.’ (Müslim, İmâre-39.Ebû Dâvûd,Cihad-87). Bu durumlardan anlaşılacağı üzere, İslâm devletinde devlet başkanının yetkileri sınırlıdır. Devam edecek…


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23