• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

Neo-mandalardan NATO yüzsüzlüğü!

25 Haziran 2026
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

Neo-mandalardan NATO yüzsüzlüğü!

ZEKERİYA SAY

Sol faşist zihniyet, siyasete Mustafa Kemal’in davetiyle girdiği halde sırf “Türkiye, küçük Amerika olacak!” dediği için yıllardır merhum Adnan Menderes üzerinden dindar kesime “Amerikancı” iftirası atıyor.

Bir kereye mahsus conilere “Go home!” diyen ve bunun ekmeğini tam bir asırdır yiyen malum zihniyet, gerçekte ise eylem ve söylemleriyle her fırsatta Amerika’ya duydukları hayranlığı ve destek beklentisini itirafta sakınca görmemiştir. 

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini başta Amerika olmak üzere Batı’nın desteğiyle kazanacaklarını sananlar, bundan bir asır önce de ABD sayesinde özgürleşeceklerini düşünüyordu.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’nin yoksullaşacağını ve parçalanacağını düşünerek Amerika gibi ekonomik bakımdan güçlü bir ülkenin himayesine girmek isteyen CHP’nin “milli şefi” İsmet İnönü de 27 Ağustos 1919’da Kazım Karabekir Paşa’ya yazdığı mektubunda,

“Bırak bu mücadeleyi... Gel kabul edelim Amerikan mandasını. Birer çiftlik alalım. Sen Kâzım Ağa ol, ben de İsmet Ağa” diyerek, “manda” teklifinde bulunmuştu.


Sovyet tehlikesi sebebiyle dümeni Amerika’ya doğru çeviren İnönü liderliğindeki CHP yönetimi ise 1946 yılında ittifak için Türkiye’ye gelen ABD zırhlısı Missouri Gemisi için benzeri görülmemiş hazırlıklar yapmıştı.

Türkiye’ye gelecek Amerikan askerlerinin gezeceği sokakları temizleyen, hoş davranmaları için eğlence yerlerini tembihleyen CHP’liler…

Amerikalı askerlerinin uçkur ihtiyaçları için de Karaköy’deki genelevleri boya-badana yaptırmış, en güzel fahişeleri İstanbul’a getirmiş…

Üstüne bir de sünnetsiz coniler hastalık kapmasın diye onları sağlık kontrolünden geçirmişti. 


Hayat kadınları da göbekleri ile Kız Kulesi’ne “Welcome” yazdırmıştı.

Bununla yetinmeyen CHP’liler; Bezmi Alem Camisi’nin minarelerine İngilizce “hoş geldiniz” yazılı mahyalar astırmış, PTT’ye özel pul bastırmış, Tekel’e de özel sigara üretmesi emrini vermişti. 

Amerikan hayranlığını gizleme gereği duymayan dönemin CHP’li Başbakanı Şükrü Saraçoğlu, “Dünyanın en mükemmel çocuğu olan Amerika ve Amerikalılar, ellerinde insanlık, adalet, hürriyet, medeniyet bayrakları olduğu halde sağlam adımlarla yürümektedir” şeklindeki ifadelerle dünyayı kan ve gözyaşına boğan küresel haydut devlete methiyeler dizerken…


CHP milletvekili Hamdullah Suphi Tanrıöver ise 8 Mayıs 1946’da, Meclis’te yaptığı, “Işık nereden geliyor? Bu ışığın bir menbaı var: Yine Amerika. Ümit nereden geliyor? Amerika’dan. Güven nereden geliyor? Amerika’dan” şeklindeki ABD övgüsü, partisince “Bravo sesleri” eşliğinde alkışlanmıştı. 

CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim’in ise 1947 yılında sarf ettiği; 

“Bu ses nihayet Amerika’dan Peygamber gibi temiz ve kusursuz olan büyük insanın, Büyük Rozvelt’in sesi olarak ufuklara aksetti. İnsanları esaret altında bırakmayacağız, medeniyeti yıktırmayacağız diyen bu azametli ses Rozvelt’in vatandaşlarının sesleriyle birleşerek ufuklarda gulguleler vücuda getirdi. Bundan sonra Amerikalılar açların imdadına ve silahları ellerinde olarak esir milletlerin muavenetine koştular... Bugün bu büyük milletin insanlara yaptığı yardımı hatırlayıp, teşekkür ederken, Peygamber gibi temiz ve kusursuz Rozvelt’i, onun halefi olan kıymetli devlet adamı Truman’ı hürmetle selamlar” sözleri, bir utanç vesikası olarak Meclis tutanaklarındaki yerini almıştı. 


Özelde Amerika’ya genelde Batı’ya gönülden bağlı olan CHP’nin “Milli Şef”i İsmet İnönü ise sol seküler tabandan aldığı cesaretle 11 Mayıs 1950’de NATO’ya ilk resmi üyelik başvurusunu yapmıştı. 

Sadece İtalya’nın desteklediği bu başvuru diğer üyelerce reddedilmişti. 

Türkiye’yi NATO’ya almak istemeyen Batılı ülkelerin bu kararı sonrası hayal kırıklığı yaşayan İsmet İnönü ise;

 “O zaman ayrı bir dünya kurulur ve biz de orada yerimizi alırız” diyerek blöf yapmıştı. 


1952 yılında ise ani bir kararla resmen ABD güdümündeki NATO’ya katılan Türkiye, Amerika’nın Kore’deki çıkarları yüzünden patlak veren savaşa asker gönderilerek, 724 şehit vermişti.

Meclis lokantasında Coca Cola göremeyince bile AK Parti iktidarını, “ABD mallarını protesto mu ediyorsunuz?” diyerek eleştiren ve kola için soru önergesi verecek kadar ileri giden CHP’liler ve güdümündeki gazeteler…

Şimdi kalkmış, Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi üzerinden yaygara koparıyor.

Ankara’da aralarında TKP/ML, TKİP, MLKP, DKP/BÖG, DHKP/C ve THKP/C terör örgütüne mensup isimlere yönelik gerçekleştirilen operasyonları bile “NATO’ya koçbaşılık” olarak değerlendiriyor.

İyi de abi…

Madem bu kadar anti-emperyalist adamlardınız…

Bugün “NATO’cu” olmakla itham ettiğiniz AK Parti’yi iktidardan düşürme planları yaparken niçin emperyalist Biden yönetimiyle bir olup, son seçimde “dostlarımızla iktidar olacağız” diyerek açık açık kirli işbirliğini itiraf ettiniz.

Birer “neo-mandacı” olduğunuzu itiraf edercesine niçin NATO’yu oluşturan ülkelere peşi sıra icazet seferleri düzenlediniz?

Madem bu kadar NATO karşıtıydınız…

Haşa “Peygamber” olarak gördüğünüz ABD başkanlarına, “ayrı bir dünya kurulur ve biz de orada yerimizi alırız” diye esip gürlemeyecektiniz!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23