700 işçiden 400’ü işe gelmeden maaş alıyor… Belediyeler babanızın çiftliği mi?
700 işçiden 400’ü işe gelmeden maaş alıyor… Belediyeler babanızın çiftliği mi?
YÜKSEL TOKUR
Bazı belediyelerde ortaya çıkarılan yolsuzluk ve rüşvet skandalları temiz eller operasyonlarıyla yargıya teslim ediliyor. Yeterli mi?.. Hayır, değil..
Tüm bunlar elbette her zaman yapılması gereken müdahaleler. Yanlış yapan kim olursa olsun hesabı sorulmalı. Kimsenin yaptığı hukuksuzluk yanına kâr kalmamalı.
Bu konuyla ilgili daha önce: “Ne o; belediyeleri ‘Yağma Hasan’ın böreği mi sanmıştınız?!?” başlıklı yazımla belediyelerdeki yağmaya dikkat çekmiştim.
Belediyeler kanununda mutlak surette köklü değişiklik yapılmalı; rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma gibi yasadışı olumsuzluklara fırsat verilmemeli. Belediyeler birilerinin çiftliği olmaktan mutlak surette kurtarılmalıdır.
Alın size son örnek… Adana’nın Seyhan Belediye Başkanı CHP’li Oya Tekin icbar suretiyle irtikap suçlamasıyla tutuklanarak görevden uzaklaştırıldı. Yerine seçilen başkan vekili Hasibe Akkan: “Bankamatikçi 400 kişiyi işe çağırdık, bekliyoruz ama gelen yok” dedi.
Seyhan Belediyesinin temizlik işlerinde çalışan personel sayısı 700… Fakat bunlardan sadece 300’ü çalışıyor. Diğer kalan 400 kişi, çalışmadıkları halde aybaşlarında bankamatikten hesaplarına yatırılan hak etmedikleri maaşı vicdanları bile sızlamadan çekiyorlar.
Seyhan ilçesinde sokaklar çöpten geçilmezken, birilerinin himaye edip, devlet kasasından hak etmediği maaşı alan bu soytarılar neredeler?..
Bu nasıl bir yağma, bu nasıl bir suiistimal?.. Bunları kim işe alıyor? Aldıktan sonra kim himaye ediyor da, çalışmadıkları halde devlet kesesinden maaş ödeniyor?..
Hangi partiden olursa olsun, bu tür suiistimallere göz yuman kimler varsa, başkanından tut da, birim amirleri/müdürleri kimse, ya da dışardan koruyup “bu benim adamım, dokunmayın” diyen kim/kimler varsa hesap sorulmalı, çalışmadan ödenen maaşlar bunlardan yasal faiziyle birlikte geri alınmalıdır.
Kim, kimin adamıysa maaşını onlar ödesin. Devlet kasasından hak etmeyen hiçbir kimseye bir kuruş bile ödenemez/ödenmemeli.
Bazı Belediye Başkanlarının metreslerine de çalışmadan gelir kapısı olmamalı resmi kurumlar. Keyfinize düşkünseniz cebinizden ödeyin. Yok öyle, milletin parasıyla bedava hovardalık!
Çok sıkı denetim mekanizması oluşturulmalıdır. İktidar partisi de olsa, muhalefet de olsa hiç kimseye müsamaha gösterilmemeli.
Bir de, CHP İzmir İl Başkanlığında yönetim değişince gizli bir yatak odası ortaya çıkarılmış. Şaştık mı? Hayır…
CHP il/ilçe başkanlıklarında mescid açılacak değil ya!
Bu zihniyet olur da iktidara gelirlerse, hizmet dışında neler yapabileceğinin örnekleridir bunlar.
Bir de başka parti seçmenlerine “koyun” demiyorlar mı?!?
Gülelim mi, ağlayalım mı?..