İş tutma ve siyasette bir örnek anlatılır

27 Haziran 2019 Perşembe

Aşağıda izaha çalışacağım “iş tutma ve siyasetteki becerikli insan” hikâyesi, değişik şekillerde de anlatılır.

Şahsım bu örneği Mustafa Karahasanoğlu ağabeyden dinlemişti. Bu arada Mustafa ağabeye Rabbimizden acil şifalar dileyelim.

Duyanlar yahut görenler olmuştur, seçimde oy kullanmaya ambulansla gelmişti. İnandığı davası adına şimdiye kadar hiçbir hastalık yolunu kesmemişti.

Bu rahatsızlığının da onu yolundan alıkoyacağına ihtimal vermiyoruz. Elhamdülillah yavaş yavaş iyileşmeye başlamış. Ruhunu sağlama alırken, bedenini ihmal ediyor demek ki!

Mustafa ağabeyin iş tutma ve siyaset üzerine verdiği örneğe geçmeden biraz gerilere giderek iki çift laf etmek isterim.

¥

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan ile Mustafa ağabeyin tanışmaları ve birlikte çalışmaları bir hayli eskiye dayanır.

Sanırım aralarında yedi yaş var ama Milli Selamet Partisi İstanbul il ve Beyoğluilçe teşkilatının kuruluşuyla başlayan birliktelikleri vardır.

Her ikisinin de “mükemmeliyetçi” özellikleri sebebiyle, zaman zaman “daha iyiyi arama ve daha iyi yapmaya” dair aralarında “abi-kardeş” münazaraları olmuştur.

Tayyip Bey, Beyoğlu ilçe teşkilatından siyasete doğru karar alırken, Mustafa Bey de “Bu davanın mutlaka medyası olmalı” inancıyla, “medyada var olma” mücadelesinde karar kılmıştır.

Çünkü Milli Nizam Partisi’nin vesayet rejimi tarafından kapatılma gerekçesi öyle komik ve akıllara durgunluk verecek derecededir ki, zerre kadar akla ve mantığa sahip hiçbir insanın kabulleneceği durum değildir.

Ve kapatma davasına bugün de hâlâ İslam ve Müslüman düşmanlığında hız kesmeyen bir gazetenin haberi sebep olmuştur.

Mevzu dağılmasın kapatılma sebebi, “Partimizin kongresi İslam âlemine hayırlı uğurlu olsun” sözüdür.

Neler yaşadı bu memleket bee. Geçelim.

¥

 Mustafa ağabey iş tutma ve siyasette şu örneği anlatır:

Bir iş yerinde iki eleman çalışırmış. İkisi de aynı işi yaparmış. Yalnız birisi 30 lira, diğeri 70 lira maaş alırmış.

Bu hali görenler işverene neden böyle olduğunu sorunca, o da bizzat örneklendirerek anlatırmış. Bir gün “otuz lira” alan elemanı çağırıp;

-“Evladım Karaköy limanına bir gemi gelmiş, git bakalım nereden gelmiş” demiş.

Eleman gitmiş ve kısa sürede dönüp, “Cezayir’den gelmiş” efendim diye cevap vermiş.

Bu sefer diğer elemana aynı şey söylenmiş. O da limana gidip şu bilgileri getirmiş.

-“Efenim şu kadar tonluk kuru yük gemisi bugün Cezayir’den gelmiş. Kamış/Pancar getirmiş. Buradan kuru gıda alarak yarın Rusya’ya gidecekmiş, Rusya’dan da demir alıp tekrar Cezayir’e dönecekmiş. Gemi 11 kişilik mürettebattan ibaretmiş”.

¥

Mustafa Bey’in de Tayyip Bey’in de davaları adına hayatları boyunca aradıkları ve çalışmak istedikleri hep ikinci eleman tipi olmuştur.

Sanırım hikâyenin üzerinden gevezelik etmeye gerek yok.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer26 gün önce
    Sevgili..Mustafa..Karahasanoğlu'na..geçmiş..olsun..Yüce..Allah(C:C)dan.acil..şifalar..niyaz.ederiz.Kaleminize..sağlık.

Günün Özeti