İbret Alınırsa Tarih Tekerrür Etmez

31 Mayıs 2019 Cuma

Tarihin tekerrür etmemesi için ibret alınıp ders çıkarılması lazım denilir. Bu hususta Milli Mücadele dönemine dair Mehmet Akif’in yaşadığı bir olayı paylaşmak isterim. 

“Yukarı Mısır’da dolaşıyordum. Orada aklı başında bir Müslümanla görüştüm. Bahsimiz siyasetten açıldı. Dedim ki:

- “Şaşıyorum. Onbeş milyonluk koca Mısır’da, İngiliz askeri olarak pek az kuvvet gördüm. Nasıl oluyor da bu kadarcık kuvvetle koca bir ülkeyi muhafaza edebiliyorlar?”

Bu sualim üzerine o zat dedi ki:

- “O yabancı devletin -İngilizlerin- önde gelenlerinden biriyle konuştum. Sizin aklınıza geleni ben de düşünmüş herife demiştim ki:

- “Günün yahut senenin birinde Osmanlı hükümeti kırk, elli bin kişilik bir ordu hazırlayarak Mısır’a sevk edecek olursa, siz İngilizler ne yaparsınız?” 

Adam dedi ki:

- “Hiçbir şey yapmayız! Müdafaa imkânı olmadığı için Mısır’larını kendilerine teslim eder, çıkarız. Yalnız iyi biliniz ki, biz İngilizler, hiçbir zaman Osmanlıların Mısır’a kırkbin kişi değil, kırk kişi sevk edebilecek derecede yakalarını, paçalarını toplamalarına meydan bırakmayız. Memleketlerinde bitmez, tükenmez meseleler çıkarırız. Onlar birbirleriyle uğraşmaktan göz açamazlar ki, Mısır’a dönüp bakmaya vakit bulsunlar”.

¥

Merhum Akif yaşadıklarını anlattıktan sonra sözlerine şöyle devam eder:

- “Ey Cemaati Müslimin! Gözünüzü açıp, ibret alınız. Bizim senelerden beri kanımızı, iliğimizi kurutan iç meseleler yok mu? Havran, Yemen, Şam, Kürdistan ve Arnavutluk meselesi gibi! Bunların hepsi düşman parmağıyla çıkarılmış meselelerdir.

Onlar böyle olduğu gibi bugünkü; Adapazarı, Düzce, Yozgat, Bozkır, Biga, Gönen, Konya isyanları da hep o lanetli düşmanın işidir.

Artık kime hizmet ettiğimizi, kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldığımızı anlamak zamanı gelmiştir.

Allah rızası için olsun aklımızı başımıza toplayalım. Çünkü böyle düşman hesabına çalışırsak, elimizde kalan şu bir avuç toprağı da verecek olursak, çekilip gitmek için arka tarafta bir karış yerimiz yoktur.

Şimdiye kadar düşmana kaptırdığımız koca koca memleketlerin halkı hicret edecek yer bulabilmişlerdi. Allah korusun, biz böyle bir akıbete mahkûm olursak başımızı sokacak bir delik bulamayız.

Zaten düşmanlarımızın tertip ettikleri ‘sulh şartları’ bizim için dünya yüzünde hayat hakkı, hayat imkânı bırakmıyor.

Bu sefer Anadolu’nun bir hayli kısmını yeniden dolaştım; halkın fikrini yokladım. Baktım ki, zavallıların bir şeyden haberi yok.

Allah rızası için olsun, şu anlaşmanın (Sevr Antlaşması) bizim hakkımızdaki maddelerini okuyunuz. Okumak bilmiyorsanız, birisine okutunuz da dinleyiniz”.

¥

Evet, o devir bu devir değil fakat düşmanın değişmediği, devletimiz-milletimiz üzerindeki emellerinden asla vazgeçmedikleri de meydandadır.

O devirden farkımız şudur: Haçlılar o döneme göre bugün emellerine siyaset ve ekonomi üzerinden kavuşma mücadelesi vermektedirler.

Tarihine sırt çevirenler, düşmanın esaretine davetiye çıkarırlar. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti