• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
13 Ekim 2020

Hava durumu ve asayiş olayları

Diyelim ki, ülkemizde hiçbir terör ve asayiş olayı yok. Her yer ve her şey güllük gülistanlık. Yediğimiz önümüzde, yemediğimiz ardımızda. Adeta cennetteyiz.

Böyle bir durumda olsak bile hava durumu haberlerinin, “Ha kıyamet koptu, ha kopacak, az sonra hiçbir canlı kalmayacak” tarzında sunulması çok berbat.

Hatta ormanlarımızı yakanları -Allah da onları yaksın- orman yangınları bile sıradan bir olaymış gibi sunulmakta.

Meteoroloji ile medya arasında gizli bir sözleşme mi var, yoksa her ikisini de idare eden garip bir örgüt mü var bilinmez ama bu nasıl bir haberciliktir?

Dolu, yağmur, fırtına, sel, yıldırım, su baskınları gırla! Üstelik saat saat verilmekte ve sadece bunların olacağı şehirler değil, bütün ülkemiz kıskaca alınmakta.

Geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günü, kıyametin son dakikasını yaşayacakmışız gibi yapılan felaket hava durumu haberlerinden söz ediyorum.

Şahsen hava durumu haberlerine güvenmem. Bu haberlere de inanmadım. Üstelik Perşembe günü tam da o afet saatlerinde hanımla dışarıda olmamız gerekiyordu.

Bir gün önce tanıdık birinden, bizi Üsküdar’dan Harbiye’ye bırakmasını istedim, önce “olur” dedi sonra makas değiştirdi.

Perşembe sabahı tabanvay ve toplu taşıma araçlarına gücümüz yetti. Saat 7.30’da Üsküdar’dan Beşiktaş’a geçip, Harbiye’ye çıktık.

Tabii o saatler ve sonrası kıyamet saatleriydi (!). Neyse Harbiye’den Taksim’e yürüdüm, su içen yem yiyen güvercinleri seyrettim, Taksim Camii’nin fotoğrafını çektim.

İstiklal Caddesine girdim, ilk defa caddeyi boş gördüm. Tünel’e kadar yürüyüp, Galata Mevlevihane postnişinlerinden İsmail Ankaravi” Hz.lerinin kabrini ziyaret ettim.

Oysa hava durumu haberlerine göre İstanbul’da hayat durmuş olmalıydı. Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki İnsan Yayınlarına uğradım, kitap edindim.

Taksim’e geldim, bir simit aldım ve Dolmabahçe Sarayı’nın işlettiği yiyecek-içecek hizmetinin sunulduğu mekânda, çayla simidimi yiyeyim diye aşağıya indim.

Burası benim gibi hava durumuna inanmayanlarla doluydu ve iki boğazın keyfini çıkarıyorlardı. Keşke afet habercileri buraları görselerdi.

Bir başka kalabalık da Dolmabahçe Sarayı’nın ziyaretçileri turistlerdi. Turistler iyi ki de bizdeki hava durumu haberlerini izlemiyorlar.

Dünyanın her yerinden insanlar vardı ve her an kopabilecek asparagas afetten habersizdiler(!). Bu arada bilmeyenler ve duymayanlar için hatırlatalım.

İstanbul’daki saraylar, kasırlar, köşkler, Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı altında toplandı ve hizmet kalitesi çok arttı.

Hepsi de ziyarete açık ve Covid-19 tedbirleri çerçevesinde en üst düzeyde önlemler alınmış durumda.

Ezcümle:

İşin tuhafı şu ki, akşam saatlerine kadar yağmayan dolunun hâlâ yağacağına dair inatla haberler yapılıyordu.

Sanki çok az gerilen bir toplummuşuz ve yetmiyormuş gibi hava durumlarıyla da geriliyorduk.

Yazıktır, günahtır, ayıptır! Bu bir vicdansızlıktır, kul hakkıdır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bir kişi bildi

Cuma günü için bir vatandaşın " bu havada dolu yağmaz" demesi haber olmuştu. Adam haklı çıktı. Şimdi bu vatandaşın ilminden faydalanmak gerekmez mi? Meteoroloji uzmanları, askeriye ne bileyim ziraatçiler bu kişiden istifade etmeli değil mi? Allah rızasını umarak yazdım belki memlekete bir faydası olur.
  • Yanıtla

Bir kişi bildi

Enteresandır bu şahsın ismi haberde geçiyordu
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23