• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
25 Temmuz 2019

Erdoğan karşıtlığı için parti kurulur mu?

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın parti kurmaları üzerine yazılanları ve konuşulanları duymaktan gına geldi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ikisini de siyasete sokmasaydı acaba şimdi nerelerde olurlardı ve adlarını sanlarını kim bilirdi?

Erdoğan karşıtlığında birleşenlerin, sadece Haçlı zihniyetliler, Masonlar, Yahudiler olduğunu sanıyorduk. Meğer yanılıyormuşuz.

Türkiye’de parti kurulmasını tavandakiler değil, tabandakiler ister. Ancak tabanın istediği partiler iş başına gelebilir.

Mesela CHP tavandakilerin kurduğu ve halka dayattığı bir partiydi. Baskı ve zorbalıklarla 14 Mayıs 1950’ye kadar gelebildi.

Bu tarihten sonra bir daha halkın büyük ekseriyetinin oyuyla asla iktidara gelemedi. Siyasi tarihi anlayarak okuyan her siyasetçi için önemli bir veridir.

Türkiye’de hemen her partiye göz kırpan bir kesim vardır. Bunların önüne kim gelse; “Tamam çok iyi olur parti kurun” diye gaz verirler.

Bu gazcılar, her şeyi devletten beklemek saplantısında kalarak sürekli tuzlarını kuruturlar. Hatta yüzlerine sinek konsa kovulmasını devletten beklerler.

Diyalogları bellidir:

-“Bizim siyasetle bir işimiz olmaz, biz memleketin doğru dürüst idare edilmesini istiyoruz” derler ve kenara çekiliyormuş gibi yaparak, partilerin kılcal damarlarına kadar yerleşirler. Geçelim.

Sayın Davutoğlu ve Babacan için Anadolu’da çarıklı erkânı harplerden şu sorular var:

-“Sizin de içinde yer aldığınız Ak Parti hükümetleri ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a kadar Haçlı Batı’ya hiçbir lider ve hükümet, kırmızı kart gösterip, “Hayır” diyebildi mi”?

-“Türkiye son on beş yılda ayağa kalkmaya başladı ve kalktığı zaman görüldü ki, kimse bizden daha uzun boylu değilmiş. Bunu bizzat yaşayan sizler değil misiniz”?

-“Devlet milletiyle, millet devletiyle, Ak Parti iktidarları süresinde kaynaştı, tarihiyle, kültürüyle barıştı, içinde küllenmiş heyecanını dışarıya vurarak üzerindeki ürkekliği ve ‘Bizden bir şey olmaz’ kalıbını yıkıp geçmedi mi”?

-“Ak Parti iktidarlarına kadar devletin başına geçen siyasiler, devletin büyüklüğünün farkına varamayıp, dışarıya karşı hep boynu bükükleri oynamadılar mı”?

-“Erdoğan iktidarına kadar ülkeyi yönetenler, devleti kendi çaplarına indirdiler ve asla yükseltemediler, şamar oğlanı gibi devletimiz-milletimiz sürekli dövülmedi mi”? Geçelim

Bugünkü ezcümle, Sabah’tan Salih Tuna’ya ait! Dünkü yazısından şu kısmı aktarayım. Kimi kastettiği pek açıktır.

-“Merhum Erbakan 40 yıl geceli gündüzlü çalıştı bu ülkede en fazla 2 yıl başbakanlık yapabildi. Erdoğan’ın bir işaretiyle 2 yıl başbakanlık yapan değerli bir Türk büyüğü de ‘kıymetim bilinmedi’ yollu feveran edip duruyor. Biraz kıymeti bilindi Suriye’yi başımıza bela etti, biraz daha bilinseydi nasıl bir ‘stratejik derinliğe’ maruz kalacaktık bilemiyorum”.

Benden ezcümle:

Eğer parti kurucu üçlünün üzerlerinde bir hakkım varsa asla helal etmiyorum. Devleti de milleti de çok yoruyorlar çok.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı