• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
05 Haziran 2019

Devlet Camide Olursa

Devlet camide olursa, güç mü yeter o devlete ve millete!

Hamdolsun, devlet ve millet olarak yıllardan beri dini ve milli bayramlarımızı birlikte kutluyoruz. Devlet ayrı baş çekmiyor artık.

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, bayram namazını İstanbul Çamlıca Camii’nde eda etmiş. Devlet başkanı milletiyle birlikte camideydi.

Uzaktan şahit olduk büyük coşkuya. Dininde ve amelinde samimi olan her Müslümanın şerefle sevindiği-sevineceği bir buluşmaydı.

Türkiye olarak biz aksi durumları çok yaşadık. Ramazan-ı Şerif içerisinde; “Ben Müslümanlardan değilim” diye milletin gözünün içine baka baka su içenlerden, camiye gitmeyi gericilik ve yobazlık sayan nice devlet adamları gördük.

Neyse bayramdır, işin o kısmına fazla dalmayalım. Biz iyilerden ve iyiliklerden söz ederek iyilikleri çoğaltalım.

Devlet sadece İstanbul’da camide değildi tabi. En küçük kasabamızdan diğer bütün il ve ilçelerimize kadar pek çok camimizde, devletimizi temsil eden valilerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız camilerdeydi.

Eh millet-devlet bütünleşmesi de bu değil midir? Devleti yönetenler, şehirleri köyleri yönetenler, milletin hesabına ve onların inancına göre yönetmekle mükelleftirler.

Bu mükellefiyetin ve inancın gereği de elbet devlet-millet camide buluşacak ve kaynaşacaktır. Camiler, Müslüman milletlerin devletiyle buluşma karargâhlarıdır.

Tam bu noktada merhum Nurettin Topçu’dan bir nakil şart oldu. Şöyle diyor:

- “İslam yalnız secde halinde değil, secdeye eğilen başımızdadır. Yalnız camide değil, ezan sesleriyle dolan evlerimizdedir. Yalnız Kur’an’da değil, onunla nurlanan yüzlerimizdedir. Onu imhaya çalışanlar bilmelidirler ki, bu ev yıkılmaz; bu baş koparılmaz; bu yüz yüzlerimizden çalınmaz”.

İşte bu hakikatin gereği, bugün devletimizi idare edenler, başkanından bekçisine kadar milletimizle bütünleşerek; kıyamda, rükûda, secdede buluşmuştur. Bunun adı bayramdır.

İstanbul’da olsaydım büyük ihtimalle Çamlıca Camii’ne giderdim lakin seferde olduğum için bu yıl bayram namazını eda etmek, İstanbul’un manevi fatihi Akşemseddin Hz.’lerinin ev sahipliği yaptığı Göynük’te nasip oldu.

Şu ayrıntıyı da kaydetmeliyim.

Bayram namazı ve bayramlaşmanın manevi ağırlığı, dini-milli değer yargıları arızaya uğramamış küçük ilçelerde daha bir başka huzurla yâd ediliyor.

Gazi Süleyman Paşa Camii’ndeki bayram namazında da devlet ve millet buluşması vardı. Namazın hitamında büyük-küçük-genç-ihtiyar, salavat ve dualarla birbirlerinin bayramlarını tebrik etti.

Başlangıç noktası mihrap olan bayramlaşmada devlet-millet el ele idi.

Göynük’ün yeni Kaymakamı Eyüp Güngör, Müftüsü Mehmet Şahin ve Belediye Başkanı Ahmet Çankaya, caminin İmam Hatibi Rıfat Alibaş, Müezzinler Yaşar Asal ve Kısmet Tuna, şükür ve hamdlerle 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerifi uğurladılar.

Böylece bir bayram daha “göz ve gönül birlikteliği” içerisinde ihya edilmiş oldu.

Ezcümle dua:

Ruhla nefsin çatışmasından fesat doğar. Rabbim, ruhumuzu istikametinde tutup, bedenimize nakşetsin.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı