--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhurbaşkanımızın devlet ve dâvâ adamlığı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
6

Ak Partinin 19. yılına…

“Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın taşıdığı yükü taşıyabilecek ve altından kalkabilecek bir lider var mı” diye sorsam nice kimselerin isimleri söylenir.

Bu soruya en doğru cevabı 18 yıldır milletimiz vermektedir.

Halkımızın büyük ekseriyeti yüzyıldır sürekli dövülen, ötelenen, yönlendirilen ve yönetilen ülkemizi, hak ve hak iradesine uygun olarak yöneten bir lidere teslim etmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan, 90 yıl sonra millet-devlet bütünleşmesini sağlamış bir liderdir. Bunu da “devlet ve dava adamlığı” sayesinde gerçekleştirmiştir.

Bu hakikate önce Ak Partinin en küçük teşkilatından genel merkezine kadar tüm milletvekilleri ve ilgililerin bilmesi ve inanması gerekir.

“İnanmayanlar mı var” diye bir soru akla gelebilir. Var ki, devletin, milletin ve liderlerinin sayesinde palazlanınca “Ben neymişim” diyen sahneye çıkmaktadırlar.

Erdoğan’a verilen “onayı” ve “oyları”, kendilerine verildiğini sanmaktalar. Bu hale irfan kültüründe, “Hak merkezli halktan gelen nasibi tepmek” derler. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en sevmediği insan tipi, “istikameti belli olmayan kimselerdir”. Buna tahammülü yoktur ama sabreder. İstikametsiz sözler, icraatlar, akıl ve zihin karışıklığının ürünüdür.

Erdoğan’ın icraatlarını ancak; “devlet adamlığı, millet adamlığı ve dava adamlığı” çerçevesinde idrak edebilenler anlarlar.

Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet ve dava adamlığını eleştirenler, kabul etmeyenler, reddedenler, onun taşıdığı yükün altına girmeye cesareti olmayanlardır.

Böyleleri, yaşadıkları her yerde birer ömür törpüsü olmaktan, insanların başına gizli-açık musibet getirmekten başka işe yaramazlar.

İstikameti olmayan hiçbir başarı, güç, istikamete dair bir mensubiyet taşımıyorsa, boşa dönen değirmen taşı gibi ömür törpüsü olur.

Erdoğan’ın devlet adamlığı ile dava adamlığını bir arada yürütmesini anlamayan zihniyetlerin problemi, istikametsiz kalmış ruhlarını, istikametli şekilde doyuramamaları sebebiyledir. 

Ruhsal açlığını gideremeyen insanların zihni tembelliği artar. Bu tembellik arttıkça da konforizmin, makamın, mevkiin ve paranın yıkımı altında kaldıklarını göremezler.

İnsanın gözünü dünya hırsı bürüdüyse, Cennet’ten müjde gelse, nerede nasıl bir yer verileceğini ve kimlerle birlikte olacağını sorar.

Günümüzde böylelerinin sayıları öyle çoktur ki, üryan gelip, üryan gideceklerini unutup, dünyayı sırtlayıp götüreceklerini sanırlar. Ve asla hesap gününe hazırlanmazlar.

Bütün bunların eksikliğinin sebebi; Nuri Pakdil’in ifadesiyle “mutlak öğretiden yoksun kalmalarıdır”.

Bu yoksunluk, günümüzde insanı dünyalığa taptırıp, ahiretliği reddettirmektedir.

Ezcümle:

Batılıların yüz yıldır; kültürde, ekonomide, siyasette, içimizdeki kadrolarıyla kevgire döndürdüğü ülkemizde, istikameti belli devlet ve dava adamlığını birlikte götüren Erdoğan’ı anlamak ve idrak edebilmek, istikameti “mutlak öğreti” olan kimselerin işidir.

İsmail Fakirullah Hz.leri; “Anlarsa uzağım yakınımdır, anlamazsa yakınım uzağımdır” der. Sanki bu ifade Erdoğan’da neşvünema bulmuş gibidir.

Yukarıda ifade etmeye çalıştığım hususu, bu söz üzerinden irdelemek lazım gelir.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali

13 Ağustos 2020 13:06

Sn yazar dogru onun bi davasi var  israile "BİR DAKİKA" DİYEBİLEN BİR ADAM O..  Sizinde bir davaniz var "İsrail'e bir dakika diyen lidere destek verme" size de, ona da helal olsun..

Ahmet

13 Ağustos 2020 12:37

Reisi yıpratmamak lazım.

Ece

13 Ağustos 2020 10:28

Hedefimiz Uygar Dünyadan Uzaklasip Seriati Getirmek Acik AcikYazsana iki Yüzlülügün Alemi Yok

Memet

13 Ağustos 2020 10:19

hiç devlet adamı görmeden inanırızda, erdoğan bir hafta bir ay bir yıl sonra söylediğinin tam tersini yapabilen birisi, en basit örnek Ayasofya, bir yıl önce Ayasofya ibadete açılsın diyenlere önce sultan ahmet doldurun, böyle tuzaklara gelmeyiz diye çıkıştı, demek ki devlet adamlığı değil rant menfaat istikamet belirliyor!

can Sarsilmaz

13 Ağustos 2020 05:14

Dusunduklerimizi yazsak..

Salih

13 Ağustos 2020 04:28

15 temmuz gecesi ne demişti:Demokrasilerde halkın gücünün üstünde bir güç tanımadım.Istanbul seçimlerinde ise:Hiç bir şey olmamışşa bir şey olmuştur.Görmüyor gittiği yanlış yolu çoğunuz,bunu gözü kapalı size oy verenlerden duyunuz.Evet chp ye vurup, yine daha çok bu kesimi memnun eden bir iktidara artık yeter.Karşıyız.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle