• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
15 Eylül 2020

Covid-19 tedbiri, temkini, tutumluluğu ve tevazuu öğretecek

Yazının başlığındaki “Dört T kuralını uygulayan kimseler, Covid-19 ve benzeri mikroplar karşısında kaygı, panik ve endişeye kapılmazlar.

Sanki Covid-19 vakti saati gelmemiş ölümlere sebep oluyormuş gibi kaygı, endişe ve korkuya kapılanları; “tedbir, temkin, tutumlu ve tevazu” sahibi olmaktan uzaklaştırıyor.

İnsanoğlu ihtiyaçlı olarak yaratılmıştır. Bu ihtiyaçlarını karşılaması için hayatın şifreleri kişilerin; “akıl, mantık, düşünce ve fikrine uygun” şekilde armağan edilmiştir.

Bu armağanlar; “Tedbir, Temkin, Tevazuu ve Tutumlu” olma öğretilmiştir.

Bu dört temele sahip çıkarak hayatlarını yürüten kişiler, tehlikelerle karşılaştıklarında en azından dozu aşılmış şekilde paniklemez ve kaygılanmazlar.

Bu güzelim armağanları yok eden mikropların başında gelenleri saymaya gerek var mı bilmem ama hatırlatalım.

“Hırs, tamah, bencillik, paraya tapınma, kolay kazanma, kolay harcama, konforizm ve sınırsız tüketim arzusuyla” kapitalizmin kölesi, uşağı ve hizmetçisi olmaktır.

Kapitalizmin sınırsız hırs ve hırsızlığına düğün bayram gibi koşanlar, Covid-19’un öldürücü gücü kadar kendilerine darbe indiremezler. Geçelim.

Covid-19’un serseri mayın gibi nerede ve ne zaman kime bulaşacağı belli olmuyor. Gözle görülmeyen ve hâlâ nasıl bir şey olduğu anlaşılamayan mikrop bizi tekinsiz bir dünyaya fırlatıyor.

Bu hususta Kemal Sayar şöyle diyor:

“Önümüzde kocaman bir dünya bükülüyor. O halde keder ve endişemizi yeni bir şeye dönüştürelim. Buradan elimizde yeni bir anlamla, ruhsal olarak büyüyerek çıkalım. İçimizin büyümesine izin verelim”.

Galiba şu hakikati kabullenmemeye inatla direniyoruz. Nedir direndiğimiz husus?

Faniliğimiz. Faniliğimiz karşısında savunmasız ve yalnızız. Bu öyle bir savunmasızlık ve yalnızlık ki, tarifini dahi duymak istemiyoruz.

Faniliğimizi, ölümlü olduğumuzu dilde kabul edip, esasta kabule yanaşmadığımız için hayatımıza sürekli kördüğümler atıyoruz. Belki çözülürüz de hakikatle karşılaşırız diye.

Bu yüzden bildiğimiz ve anladığımız, bilerek ve anlayarak yaşadığımızı sandığımız hayat bize yüz vermiyor.

Ağırlığı bile tespit edilemeyen ve sadece adı bilinen mikrop dünyayı tepetaklak etti. Maddi olarak her şeyin muhasebesini yaparak geleceğe hazırlanırken, hayatımızın muhasebesini yapmayı unutturdu.

İşte Covid-19 belki de hepimize (inananlara) şu hakikati haykırmaktadır:

“Bir misafirhane olan dünyaya geldiniz de dönmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?

Hayatı har vurup harman savururken, dünya nimetlerini sadece kendinizin mi zannettiniz? Sizden önce nice kavimler geldi geçti. Sizden sonra da niceleri gelip geçecek, sizlerin yaşadığı dünyada onların da hakkı var, emanet olduğunuzu unutmayın”!

Ezcümle:

Bu ikaza isteyen ilahi desin isteyen maddi desin, isteyen hiçbirisini demesin, isteyen istediği gibi anlamlandırsın ama hepimiz şunu bilmeliyiz ki, faniyiz ve göçücüyüz ve hiçbir şeyin sahibi değiliz.

Tedbirli, temkinli, tutumlu ve tevazuu gemisiyle yolculuk edersek, kurtulabiliriz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hayri

Hussein bey hirs tamah bencillik paraya tapinma kolay kazanma konforizim ve sinrsiz tüketim arzusu ne kadar tiksindirici sözler birseyi unutmamak lazim itibardan tasarruf olmaz savur savura bildigin kadar nasil olsa hesap soran yok vatandasta halinden memnunki sorma sorgulama yok bilakis övünme var hicbir hirsizligin yolsuzlugun haksiz kazancin hesabini veren oldumu meydan bos simdi yapmayacaklarda nezaman yapacaklar tek tesellimiz öbür dünyada hesap verecek olmalari
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23