• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
15 Haziran 2020

Cemil Meriç’in Dünyası

Bu haftaki kitabımız, 13 Haziran 1987 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşan Cemil Meriç’in eserlerinden, Mustafa Armağan’ın hazırladığı “Cemil Meriç’in Dünyası” isimli kitap.

Cemil Meriç, Orta Asya’dan Balkanlar’a, Balkanlar’dan Afrika içlerine kadar büyük coğrafyamızı vatan edinen büyük ruhun büyük mütefekkiridir.

Kitapta yer alan “Sosyoloji Notları Ve Konferanslarından” şu satırlara konuk olalım:

“Tarihimizi tanımıyoruz. Din ölüm yatağında. İnsanları bir araya getiren hiçbir ideoloji doğmadı.

Nihayet dil de elden gitti. Türk milleti! Hangi millet? Milliyetçiyiz… Hangi milliyetçilik?

Batı’nın en bedbaht, en sarsak, en hasta fikir adamı, basumadelmevet hülyalarıyla avutabilir kendini. 

Kadirşinas bir el, gübre altında kalan inciyi asırlarca sonra insanlığın tefekkür gerdanlığına iliştirebilir.

Dilin medeni memleketler argosundan çok daha büyük bir hızla değiştiği bir ülkede, yarım okka esrar içen bu kadar çılgınca bir hayale kaptırmaz kendini”…

……………..

Doğu’dan Batı’ya, felsefe ve sosyolojiden mistisizm ve irfana, edebiyat tarihinden hicve kadar çok geniş bir kültür ve tefekkür yelpazesinde eserler veren Cemil Meriç’in kitaplarında üzerinde durduğu belli başlı temalar şu şekilde sıralanabilir:

- Türkçenin hızla kan kaybetmesi ve maziyle aramızdaki çatlağın her geçen gün biraz daha büyümesi; Türk toplumunun bugünü ve yarını üzerinde icra edeceği yıkıcı tesirler;

- Bir düşünce geleneğinden mahrum olmaları yüzünden kendilerini “mağaraya” kapatmış olan aydınların, adeta mevsimden mevsime denilecek kadar kısa zaman aralıklarında devrin moda ve eğilimlerine göre hızla burçtan burca savrulmaları;

- Sağ-sol çatışması gibi ucube ve suni kamplaşmaların, Avrupa’dan ithal edilen “bid’at”lerin, Türk insanı ve aydınının zaten zayıf ve mecalsiz bırakılmış dinamiğini iyice körelteceği;

- Kendi kültür köklerimizi olduğu kadar dünya kültürünü, içine girmek için Tanzimat’tan beri çırpındığımız Avrupa’yı bile son derece yetersiz ve sığ bir şekilde tanıdığımız;

- Türk aydınının “Batı” karşısında içerisine düştüğü iflah olmaz aşağılık kompleksinin zararlı neticeleri;

- İnsan beyninin iki yarım küresi olan Doğu ve Batı’nın hakikatte bir “bütün” teşkil ettiği ve Batı’nın Doğu’yu yok sayarak insanlığa ve medeniyete de zarar verdiği;

- Fikir hayatında ucuzculuk ve günübirlik düşünmenin, prim yapmak için gösterişe kapılmanın zararları;

- Avrupa medeniyetine istihalenin (hal değişikliği) ham bir hayal olduğu ve bir medeniyetin diğerine istihale edemeyeceği ancak malzeme olabileceği;

- Türkiye’de kendi köklerine sahip yeni bir neslin yetişmesinin ancak Osmanlıca, Arapça ve Farsça öğrenerek irfan hazinelerini, öbür yandan da en azından bir Avrupa dili öğrenerek Tercüme Odalarından yetişme “züppe”lerin vesayetinden azade bir şekilde Batı’yı tanımamalarıyla mümkün olacağı;

- Tanzimat’tan itibaren aydınımızın kendi medeniyetine yabancılaşmasının ulaştığı vahim boyutları v.s.

Elbet bu kadar değil notlar. Daha fazlası kitapta!

Eser hakkında: Ketebe Yayınları;
0212-612 29 30
e-mail: [email protected]

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Korkusuz

Sizden Allah razi olsun Cemil Mericede Allah rahmet etsin.Bazi makalelerini okumak nasip oldu.cok sukur.Genclige Milli manevi bilgiler ogretilmeli gecmisin kim oldugunu ogrenmeli.Ahlakli bir nesil yetistirilmeli.UNUTAMAYAcagim hatiralardan ikisini yaziyim. Bir gun bir uniformali emrinde calisan kisiye agiza alinmayacak kotu sozler soyledi.kisi hungur hungur agladi diger bir zuppe sozde tercuman Turist kafilesi otobusde yasli insanlara.gelin lan buraya bilmem neler kufurler vs.eger egitim bunlara ahlak ogretmiyorsa sakat demektir.Ahlaki duzgun nesiller yetistirilmelidir.Selamlar sevgiler.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı