• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
23 Eylül 2020

Biz kuşağımıza çektikçe onlar ayağımıza dolanıyor

“Biz kuşağımıza çektikçe, onlar ayağımıza dolanıyor” veya “Biz bağrımıza bastıkça, bunlar kamburumuz oluyor” diye Anadolu’nun kadim sözleri vardır.

Her iki sözün hükmü; ikili ilişkilerle, toplum münasebetlerini içeren sosyal-siyasal- ekonomik hayatın bütünü ve uluslararası temaslara kadar her mekân ve zeminde geçerlidir.

Tepeden tırnağa kadar iki yüzyıldır Batı’ya kaptırdığımız devlet ve millet bütünlüğümüz, sürekli kazaya uğramakta, onarılmaz hasarlar meydana gelmekteydi.

Nihayet son 15 yıldır Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimizin ekseriyetinden aldığı “güvenoyu” ile millet-devlet iradesi yeniden ihya edilmeye başlandı.

Bu sebeple Batı yeniden kudurdu. Kuduranlara, Birinci Dünya Savaşında aldatılarak arka çıkan “Çöl Çiyanları” da katıldı.

Birinci Dünya ve İstiklal Savaşı’nda olduğu gibi hem içte hem dışta ittifak edenler bir araya geldi.

Bir de bunlara ezeli ve ebedi Türkiye düşmanı İsrail ile onlara kölelikte kusur işlemeyen Mecusi Arap liderler eklendi.

…………..

Batı 15 yıldır, Türkiye’nin büyümemesi ve gelişmemesi için Ön Asya’da yani Ortadoğu’da, Afrika’da, geniş Osmanlı Coğrafyasında, yeniden birlik ve beraberlik sağlanmaması adına sürekli teyakkuz halinde.

Türkiye millet ve devlet bütünlüğünü güçlendirdikçe, dışarıdan Batılılar ve uşakları, içeriden ise görünüşte Tayyip Erdoğan düşmanlığı adına Sol’un “böl, parçala yut” terörüne hizmet eden sağ görünümlü üç beş siyasi mevta sürekli kördüğüm atmaktalar.

Millet ve devlet olarak tüm kördüğümler çözülecektir. Tarihinde olmadığı kadar büyük bir millet iradesi söz konusudur.

Ülkemizi sahiplenen idrak sahipleri şu hakikati görmektedirler:

II. Abdülhamid düşmanlarına bakıldığında, içte ve dışta Erdoğan düşmanlarının aynı familyanın ürünleri olduğu meydandadır.

II. Abdülhamid’e düşman olanları anlamak için şu hatırlatmayı yapmak gerekir.

………………..

II. Abdülhamid’in (1876-1909) yılları arasında uyguladığı dış politikanın dünya barışı için önemi, yıllar geçtikçe, olaylar ortaya çıktıkça daha iyi anlaşılmaktadır.

Ön Asya’yı (Ortadoğu) otuz yıl emperyalizme karşı koruyan II. Abdülhamid idi. Ön Asya halklarının birlik içinde kalmalarını sağlayan bütün önlemleri almıştı.

II. Abdülhamid’den sonraki yıllarda Ön Asya’da ve Türkiye’deki iç ve dış ihanetçiler, “bölücülük” sarasına yakalanarak, koca bir coğrafyayı tekrar Batı’nın kucağına ittiler.

Bugün de aynı iç ve dış bölücü mihraklar, “gen ataları” ve “ideolojik ataları” karakterleriyle, Türkiye’yi yeniden Batı’ya sığınmacı yapmak istemektedirler.

Batılı liderlerin Tayyip Erdoğan’a düşman olmalarının esas sebebi, devletimize ve milletimize olan kinleridir. Geçmişteki savaşlar liderlere karşı mı yapılmıştı?

……………..

Ezcümle:

Batılılar ve içimizdeki kuklaları, devletimizin ve milletimizin birlik ve beraberliğinden ürkmektedirler.

En büyük korkuları, geniş Osmanlı coğrafyasındaki Müslüman halklarla; ekonomik, sosyal ve kültürel işbirliği yapılmasıdır.

Haçlılar bir yana. Onlara destek veren Müslüman görünümlüleri, kuşağımıza çektikçe onlar ayağımıza dolaşmaktadırlar. Bunları iyi bellemeli.  

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23