• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
23 Temmuz 2020

Biz bize yabancılaşınca iflah olacak mıyız?

Yabancı sinema veya dizi izleyenler bilirler. ABD yapım film ve dizilerin tümünde Amerikan propagandası yapılması şartı vardır ve her filmde ABD bayrağı dalgalanır.

İngiltere ve diğer AB ülkelerinde bu kurallar vardır. Bizde ise şimdiye kadar böylesine rastlamadım. Aksine devleti ve milleti aşağılayan filmler, diziler yapılmaktadır.

Yine şeytana pabucunu ters giydiren ABD, diğer ülkelerde çektiği film ve dizilerde de o ülkelerin kültürlerinin canına okur ve finali kendi başarılarıyla noktalarlar.

Bizim kültür bakanlığı yıllardır sinema, dizi ve belgesellere para verir. Acaba; “Türkiye düşmanlığı, halk düşmanlığı, din düşmanlığı yapılamaz, devlet-millet bütünlüğüne zarar verilemez gibi şartlar ileri sürülmekte midir?

Biz de sinema ve dizi sektörü ya hırsızlama senaryoları taklit etmekte yahut “Bakın biz Müslüman bir ülkede yaşıyoruz ama sizden farkımız yok” dercesine kendi hikâyelerimizi onlara benzeterek film ve dizi çekmekle övünmektedir.

Biz bize yabanlaşınca iflah olacakmışız gibi garip bir anlayışa sahip edilmektedir.

Üstelik bu hale yıllarca kültür bakanlığı ve AB fonlarından beslenen sözde sivil toplum kuruluşları da destek vermekten geri durmaz.

Milletlerin birlik ve beraberliği ve tabii toplumsal kaderi, çok büyük çapta edebiyatlarına bağlıdır. Milletlerin edebiyatları, devamlılıklarının teminatıdır.

Edebiyat denilince çok acı bir gerçeği hatırlatayım:

Dünyada Türkçeden başka kavga konusu yapılan başka bir ana dil olmadığı gibi dili tahrip edilen bir dil de yoktur. Türkçe, kendi öz yurdunda inkılaba uğramış tek ana dildir.

Haliyle diliyle kavgalı bir toplum oluşumuz sebebiyle edebiyatımız da kavgalıdır ve bu dilin ürünü olan dev bir medeniyetimiz, acıdır ki yüzyıldır ötelenmektedir.

Sinema, dizi, medya ve devlet olarak bu reddi kabule çeviremeyecek ve yaşamasını sağlamayacaksak, kültürümüze-edebiyatımıza nasıl hizmet edebiliriz?

Hizmet edemediğimiz zaman etrafımızı pıtraklı tellerle çeviren yabancı sinema, dizi ve medyasının esaretini savunan hale geliriz ve öyleyiz.

“Biz yapamıyoruz” veya “yapamayız” gibi kolaycılığa kaçan sloganlarla karakterimiz haline getirdiğimiz tembelliğimize sığınırız.

Mesela yakın zamanda çekilen ve yayınlandığı dönemde ve halen en çok izlenen, Tekden Filmin yaptığı “Yunus Emre Aşkın Yolculuğu” dizisi, yine TRT’de yayınlanan “Ertuğrul” dizisi en çok seyredilen yapımlar değil miydi? Adam gibi yapınca oluyor.

Ayrıca yıllar önce rahmetli Tarık Buğra’nın senaryosunu yazdığı Yücel Çakmaklı’nın çektiği “Küçük Ağa” ile “Kuruluş” dizileri hâlâ milletimizin dağarcığındaki önemini korumaktadır.

Bizdeki edebiyat zenginliğinin, tarih zenginliğinin yanında, diğer ülkelerinki susuz kalmış çöl dikenleri gibi titreyip durmaktadır.

Ezcümle:

Biz bize yabancılaşmak yerine yerlileşmeyi ve millileşmeyi öne çekip; insaf-vicdan teraziyle tartarak, “devletime-milletime borcum var” diyerek yapabilirsek ancak o zaman iflah oluruz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bir Öğrenci Velisi

Neden uyduruk Türkçe ile yazılmış kitaplar aldırtır zorla öğrencilere bazı Türkçe öğretmenleri? Neden hep milli-manevi değerlere düşman ve Devletimizle sorun yaşamış ve yaşayan roman yazarlarının kitaplarını aldırtır öğrencilere zorla bazı Türkçe öğretmenleri? Neden Devlet okulunda öğretmenlik yapıp Devlet-Din-Millet düşmanlığı yapan bazı öğretmenler için işlem yapılmaz? Nelerdir istikbalimiz olan çocuklarımızı zehirleyen bazı anarşist öğretmenlerin hakkından gelmeyi engelleyen ve onları koruyan unsurlar? Nedendir bazı velilerdeki pısırıklık ve korkaklık?
  • Yanıtla

sema emine aydınelli

Sayın yazar, "Türkçe" dediğiniz eski dil, Arapça ve Farsça kelimelerle doludur. Bugün o dile dönmek mümkün müdür, eski dil yerli midir, milli midir..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23