Bir Savaş Sonrası İdeolojisi Kemalizm

27 Mayıs 2019 Pazartesi

Bu haftaki eserimiz Yazar Yayınları’dan. D. Mehmet Doğan’ın kaleme aldığı kitabın adı, “Bir Savaş Sonrası İdeolojisi Kemalizm” adını taşıyor.

Dünyada kendi tarihi gerçeklerinden uzaklaştırılmak ve yabancılaştırılmak istenen bir başka toplum var mıdır bilmiyorum.

Hakiki tarihimizin yoksulu ve yoksunuyuz. Umarım bir şaka veya yanlış anlamadır, bir de başımıza milli eğitim bakanlığının tarih dersini seçmeli yapması çıktı. Allah! Allah!

D. Mehmet Doğan’ın kitabını okuyunca bir daha anladım ki, tarihsiz millet yoktur, hele bizim kadar tarihi zenginliğe sahip millet de yoktur.

Milli Eğitim Bakanı uygulamasında samimiyse, acilen bu kitabı alıp okumasını tavsiye ederiz. Hatta inkılap tarihi dersinde okutulması gereken bir kitap! Geçelim.

………………..

Mesela resmi ideolojinin anlattığı inkılap tarihi kitaplarında şu bilgiler var mıdır?

10 Temmuz 1923’te Halk Fırkası (Partisi) nizamnamesi müzakereleri sırasında üst kademe yöneticiler tarafından, “Din/İslam karşıtı yaklaşımların dillendirilmesi ve Türkiye İslam kaldıkça barış yapılmayacağı” ifadesi yer almakta mıdır?

Bundan iki hafta sonra Lozan Andlaşması konferansına fesli ve kalpaklı giden “Türk delegeleri” anlaşmayı silindir şapka ve smokin giyerek imzalamışlardır.

…. Kazım Karabekir Lozan dönüşü konuyu İsmet Paşa ile görüşür. Yaygınlaşan din karşıtı havanın Lozan’la alakalı olduğunu söyler.

İsmet Paşa’nın cevabı “Macarlarla, Bulgarların aynı saflarda İtilaf devletlerine karşı harp ettikleri ve mağlup oldukları halde istiklallerini muhafaza etmiş olmaları Hıristiyan olduklarından, bize İstiklal verilmemesinin de İslam olduğumuzdan ileri geldiği, İslam kaldıkça müstemlekeci devletler ve bilhassa İngilizler daima aleyhimizde olacaklarıdır”.

………………..

Ülkemizde çok kazançlı işlerden birisi de Atatürk’ü kullanarak resmi tarih adına uydurulabildiği kadar hurafe uydurulan kitap satışlarıdır.

D. Mehmet Doğan bu kitaplardan birisinin de ipliğini pazara çıkarmış. İnkılap tarihini romana göçürmek” başlıklı kısmı paylaşalım:

“Tarihin gerçekliği karşısında, romana veya romaneske sığınmak, iki binli yılların başında bir hayli rağbet görmüştür.

Bu kitaplardan en bilineni ‘Çılgın Türkler’dir’. Esasında ‘tiyatrocu’ ve ‘radyocu’ olan yazarının ‘roman’ olarak niteleyerek, tarihi bilgi yanlışlarını, çarpıtma, yalan ve saptırmaları eleştiriden kaçırmak istemesi anlaşılabilir.

…. ‘Çılgın’ insanların öyle hakikatle filan kayıtlanması düşünülemez elbette! İnkılap tarihini romana göçürerek at atabildiğin kadar, savur savurabildiğin kadar! Olayların uzağında kalmış zihinlere kafana göre çağdaş hurafeler üret ve gerçek diye bellet!

………………….

Ezcümle kitaptan:

“Milli Mücadelenin 100. yıldönümünde resmi tarih fanatiklerinin bildik sloganlarla kamuoyunu yanıltma çabalarına çokça şahit olacağız.

Konudan büyük ölçüde habersiz geniş bir kesim de bu efsaneleri baş tacı edecektir. Konuyla ilgili bilgi kirliliği, bu sene yakın tarihimizi doğru kavrama yılı ilan edilerek etkisiz hale getirilebilir”.

…………….

Kitap hakkında: Yazar Yayınları; 

0312- 232 05 71-72

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer29 gün önce
    Kaleminize..sağlık..doğruları..anlatarak..resmi..tarihin..zehirleyen..uyduruk..öykülerinin..önüne..şimdiden..geçmek..lazım..100.yılda..zırvalamalarının..önünü..böylece..almış..oluruz..kenarından..köşesinden..biraz..başlamak..şart..görev..siz..sayın..yazarların..UYUMLU..koordine..biçimde..çalışmaya..başlamasıdır.
  • ZIR CAHILZIR CAHIL29 gün önce
    Sayin yazar,insanlar birakin tarihsel gercekleri gundelik gerceklerle ilgilenmiyorlar,emperyalist onlari o denli donusturmus ve klonlamis ki yemek icmekten baska hic bir sey insanlarin dikkatini ve ilgisini cekmiyor artik.Insanlar cagdaslaik safsatasi altinda tumuyle hayvanlastirildilar ve bu durum efendilerinin de canini iyice sikmaya basladigindan bu hayvan surulerinden tumuyle kurtulabilmek icin mezbahanelerini insa ettiler ve son dudugu calmalari da cok yakindir bu efendilerin!
  • TarafsızTarafsız29 gün önce
    Rahmetli dedem 96 yaşında öldü. O kurtuluş savaşı gazisi idi, M.Kemal'in Afyonkarahisar'dan İzmir'e kadar yakınında olan ve telefon hattını döşeyen er imiş. Kendi sesinden kaseti var, Afyonkarahisar'dan İzmir'e kadar olan 13 günü ağlayarak anlatıyor ( kaseti elimizde) emin olun Turgut Özakman'ın 'Çılgın Türkler' kitabı ile aynı. Bu ülkenin kurucularına olan bu düşmanlığı anlıyamıyorum. O şanlı imparatorluk da bizim, bu cumhuriyette bizim. M.Kemal ve arkadaşları ne yapsaydı yani, paylaşılmış, paramparça edilmiş toprakları mı kabul etseydi? Sarayın imzaladığı sevr'e boyun mu eğseydi? Yer yüzünde üzerinde yaşadığı toprakları kendisine vatan yapan kurucu liderlere bizim ülkemizdeki kadar küfredilen başka bir ülke olduğunu sanmıyorum.( O liderler sayesinde en üst makamlara gelenlerin bile onlara 'ayyaş' dediklerine şahit olduk,) Bizim bu kafa ile bir yere varacağımızı sanmıyorum. Allah doğrunun yardımcısı olsun. Allah bu millet için kim ne istiyorsa ona bin katını versin.

Günün Özeti