• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
31 Temmuz 2020

Bayramın Adını Manasına Yükleyebilmek

Öncelikle hayırlı bayramlar. Rabbim niyetinizi, duanızı, bayramın manasına layık şekilde icra edilmesini nasip eylesin.

Dünya, insanın tasavvur edemeyeceği kadar hızlı değişiyor. Her güne o kadar çok şey değiştiğini görerek uyanıyoruz ki, neredeyse her nefeste yeni bir gelişme ile karşılaşıyoruz.

İşte buyurun farklı bir kurban bayramı. Covid-19 ve yine hepimizin farklı sebeplerle kendimize (nefsimize) göre belirlediği bir bayram.

Oysa bayramlar muhtevasında; “sevinci, kardeşliği, paylaşmayı” barındırdığı için daha çok muhasebe yapma günleri değil midir?

Günümüz meseleleriyle kendimizi sigaya çekersek, nefsimizin bizi yanlış yönlendirdiğini görebiliriz. Çünkü çoğumuz “Ben” tutkusunun esaretindeyiz maalesef.

Bu sebeple bayramın adını manasına yükleyen büyüklerimizden söz etmek gerek. Tarih boyunca insanlığı mana ve madde âleminde onlar daha güzel yoğurmuşlardır.

Ebu’l Hasan Harakani Hz.lerinden söz etmek istiyorum. Kars’ta medfun bulunan Harakani Hz.leri, Anadolu’nun fethi için bin yıl önce topraklarımıza gelen velilerimizdendir.

Bugün İran’ın kuzey doğusunda, Tahran-Meşhed yolu üzerinde bulunan Şahrud vilayetine bağlı Bistam şehrinin Harakan köyünde dünyaya gelmiştir.

Harakani Hz.leri 73 yıllık ömrünü, Kur’an ve sünnet ışığında yaşamış, Allah ve Muhammed aşkının ateşiyle, nuruyla devrinin güneşi olmuştur.

Osmanlının son devri büyük âlimi M. Zahid el-Kevseri, Harakani Hz.lerini şöyle anlatır:

- “Rabbani arif Ebu’l-Hasan Harakani, evliyanın en büyüklerinden, en seçkinlerin ve en kâmillerindendir”.

Harakani Hz.leri bir din büyüğü olmasının yanı sıra Anadolu’nun manevî açıdan fethini gerçekleştiren öncülerimizdendir.

1033 yılında Kars’ta şehit düşmesi de göstermektedir ki, Sultan Alparslan’ın orduları henüz Anadolu’ya gelmeden, Harakani Hz.leri Anadolu’ya gelmiş ve İslam sancağını bu topraklarda dalgalandırmıştır.

Mal, mülk, ilim, bilgi, makam, mevki ve imtiyazlarıyla övünmenin, nefsi harlamak olduğunu belirterek şöyle der:

- “Böyleleri hiçbir şey bilmediğini anlayıncaya kadar hep bildiğiyle övünür. Nihayet hiçbir şey bilmediğini anlayınca bilgisinden utanır ve işte o zaman marifet kemâle erer. Çünkü gerçek bilgi, bilmediğini bilmektir. Esas cenk nefisledir”.

Dünyayı bir gölge olarak tarif eden büyük velimiz; “Sen onun peşinden koştukça senin padişahın olur, ondan yüz çevirince de sen onun sultanı olursun”.

Bir gün nasihat almak üzere gelen Sultan Gazneli Mahmud’a şunları söyler:

- “Günahlardan sakın. Namazı cemaatle eda eyle. Cömert ol. Mahlûkata şefkatle muamele et. Her gün akşama kadar halkın beğendiği ve memnun kaldığı işler yapasın. Her gece sabaha kadar da Hakk’ın beğendiği amel ile olasın”.

Ezcümle Harakani Hz.lerinden:

“Nimetlerin en helal ve temiz olanı, kişinin emek ve gayretiyle elde ettiği nimetlerdir.

İslam’da fitne iki grup insan tarafından çıkarılabilir. Bunlar; “Gözünü dünya hırsı bürümüş âlim ile ilimden mahrum ham sofulardır”.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı