• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Ayasofya ve Osman Yüksel Serdengeçti

11 Haziran 2020
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Ayasofya müze olma miadını doldurmuştur. Millet-devlet elbirliğiyle hem ibadethane hem ziyaret mekânı olarak, yerli-yabancı ziyaretçilerini “cami” hüviyetiyle karşılayacağı günler yakındır.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin konuşmaları böyle bir intiba uyandırdı. Belki de her iyi Müslüman gibi böyle anlamışımdır.

Merhum Osman Yüksel Serdengeçti ağabeyimizi bilen bilir, bilmeyenlerin de tanımalarını-okumalarını isterim.

Ayasofya Camii denilince Osman Yüksel’i anmamak olmaz? Ekmek parası bulup da yanına katık alacak kadar parası artınca, “Serdengeçti Dergisini” çıkaran bir devdir o.

“Serdengeçti’nin her sayısı, “Allah, Vatan, Millet” tanımayan ve karşısında olanların uykularını kaçıran bir dergi olmuştur.

Osman ağabeyin ünlü bir “Ayasofya Müdafaası vardır. Özetle o müdafaadan pasajları sunarak camimizin açılışına katkımız olsun.

Önce suç sayılan yazısından bir kısım:

“Ey İslam’ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya! Şerefelerinde fethin ve Fatih’in şerefi ışıl ışıl yanan muhteşem mabet! Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun? Hani minarelerinden göklere yükselen, taa maveradan gelen ezanlar?

Hani nerede, şu muhteşem minberde binlerce erin, binlerce gazinin baş koyduğu şu temiz yerde, şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor? Seni bu hale koyan kim, Seni çırılçıplak soyan kim?

Hani gönüllerden kubbelere, kubbelerden gönüllere gürül gürül akan, sineler yakan Kur’an sesleri”…?

Osman ağabeyin bu minval üzere yazısı devam ediyor. Acilen 161. maddeden dava açılır. Şimdi de savunmasından özet sunalım:

“Muhterem hâkimlerim!

Böyle bir yazıya nasıl olur da 161. maddenin ağzıyla; ‘milli menfaatleri kırıcı’, ‘halkın maneviyatını bozuyor’, ‘düşman karşısında memleketin mukavemetini azaltıcı’, ‘yabancılarla işbirliği yapmak’ gibi bizi çileden çıkaran, can düşmanımız komünistlere isnat edilebilecek en şeni, en deni suçlar bize isnat edilebilir?

İddia makamının diğer bir iddiası da şudur: Biz Türk-Yunan dostluk münasebetlerini bozmuşuz. Bir kısım vatandaşlar arasına nifak sokmuşuz. Ağlar mısın güler misin?

Bidayette söylediğim gibi savcılık bu davayı yanlış yere getirmiş. Dosyayı Yunanistan’a gönderseydi daha iyi etmiş olurdu.

İstanbul’un, hatta İzmir’in Yunan olduğunu söyleyen, bunun üzerine şiirler, kasideler yazan Yunan muharrirlerini, şairlerini Yunan hükümeti teşvik ederken, Ayasofya’da tekbir sesi, ezan sesi işitmek isteyen bir insanı bizimkiler vatana ihanet suçuyla ağır ceza mahkemelerine sevk ediyorlar.

Bu mukayese beni çıldırtıyor! Sanki karşımda iddia makamında Müslüman bir Türk’ü değil, Athenagoras’ın mümessilini görüyorum. Ürperiyorum!...

Din gayretiyle, iman gayretiyle kurtulan, şehitler ve gaziler memleketi olan bu memlekette, kendi öz vatanımızda, kendi vicdanımızın, kendi imanımızın, kendi tarihimizin sesini duyurmak, neden-niçin hangi ölçülere göre suç oluyor?”

Evet, yazının ve savunmanın tamamı, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları “Serdengeçti 2” kitabında!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Adsız

Sayın yazar serden geçti Allah rahmet eylesin Türk oğlu Türktür Lafı eveleyip gevelemez Taşı köşeye oturtur Sizin içinizde Türke benzeten yazar varmı sıkışınca kullanmaya kalkma

Mehmet Yurttaş

Ayasofya ilk inşaa edildiği günden beri bir "M A B E T" tir. Kıyamet gününe kadarda öyle kalacaktır. "Sekülarizm" in sembol yapısı olmaktan çıkarılıp, asli hüviyetine kavuşturulmalıdır. Bu yeryüzünde "İNANDIM" diyen, ezici çoğunluktaki insan kitlesinin acil beklentisidir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23