Aslını İnkâr Eden

30 Nisan 2019 Salı

Dünya kültürleri içerisinde bizimki kadar güçlü bir sözlü kültür medeniyeti yoktur. Sadece atasözlerimiz dahi hayatımızın bütününü yönlendirmeye yetecek durumdadır.

Bir insanın bunu anlaması için kendisini topraklarına, devletine, milletine köklü bir aidiyet duygusuyla bağlı olması gerekir.

Yine dünyanın hangi toplumunda olursa olsun, aslını inkâr eden yahut reddedenler, yerkürenin hiçbir noktasında kabul görmez ve ancak sığıntı olarak kalırlar.

Erenler buyurmuşlar ki; “Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, onun da aslı ayrandır” demişler.

Yani karakteri edepli ve erdemli kimseler; vakurlu, onurlu, hürmetli ve vicdanlıdırlar. Geçmişlerini, ailelerini, soylarını inkâr etmez, sahiplenirler.

Kendinden, aslından, toprağından, ailesinden, nutfesinden kopan-koparılan her canlı varlık, elbette kendisi olamayacak ve başkalarına benzemek isteyecektir.

Yine irfan sahipleri der ki:

“Aslını inkâr etmek, bir düşünce veya fikir değil; başıboşluk, şüphe, endişe ve hezeyanlarla sersemleyerek yaşanılan bir ömrün bilançosudur.

Bu hal, kişinin kendisini vazgeçilmez zannetmesidir. Kendileri olamayıp, inkârlarını benimseyen kimselerin müracaat edecekleri tek adresleri vardır. Batı ve Batıcılıktır.

¥

Bu hakikati, Kemal Tahir’in 1935 yılında yazdığı bir mektubundaki şu cümlelerle kaydedersek, belki daha iyi anlaşılabilir.

Kemal Tahir ifadeleriyle her ne kadar kendi durumunu anlatsa da bugüne tam uymaktadır. Kemal Tahir, Batı’yı ve Batıcılığı sevmeyen bir mütefekkirimizdir. 

“Yarım yırtık bilgili kafama birçok kocaman mesele yığdırdılar. Kant, Dekart, Engels, hatta Marks bomboş kafamda koşmaca oynuyorlar.

Demokrasi, Liberalizm, Komünizm, Bolşevizm, Faşizm, Hitlerizm, Emperyalizm fır dönüyor etrafımda. Gözleri yeniden açılan anadan doğma bir kör gibiyim”.

¥

Günümüzdeki Batıcılar ve Batılda ısrar edenler, Kemal Tahir’in ta 1935 senesinde reddettiği çürümüşlüğe can simidi gibi sarılmakta ve içinde beslendikleri topluma karşı muhalefetlerini sergilemektedirler.

Akıl denilen büyük nimetin işe yaraması ve kullanılabilmesi için Allah insana bir de muhakeme ve muhasebe kabiliyeti ikram etmiştir.

Bu kabiliyeti kullanabilen her insanımız bilir ve inanır ki, Batılı olmayan bir toplumun, kendi benliğinden büsbütün sıyrılarak başka bir toplum olmaya çabalaması, imkânsızı zorlama halidir.

Böyle bir hakikatin anlaşılması çok zor olmasa gerek. Zerre kadar da olsa; tarihimizi, kültürümüzü, inanç kodlarımızı anlayabilen, idrak edebilen, düşmanca bakmak yerine dostça bakabilen her insanımız, milletimizin Batılı olamayacağı gerçeğini görür ve kabul eder.

¥

Ezcümle:

Kemal Tahir’e göre Batılılaşmaya çalışmak, Batı’yı kopyalamak ve kalıp halinde kendi toplum yapımıza uygulamak, temelsiz başlayıp temelsiz devam eden bir harekettir. 

Kemal Tahir, Batılıları namussuz bir soyguncu çetesi olarak görür. Kendi medeniyetini ve uygarlığını reddederek, Batı uygarlığına girme çabalarını da bu soygun çetesine katılma arzusu olarak belirtir.

Batıla hasret aslı inkâr değil midir? 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Nazım KARAMEHMETNazım KARAMEHMET1 ay önce
    Körü körüne batı taklitçiliğine isyan ediyor Kemal Tahir. Allah rahmet eylesin.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Vadandaş vatandaşa olan borcunu öde se piyasa rahatlar borclu ölen in camiden cenazesi kakmasın
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Her alanda her sektörde aşağıdan yukarıya , yukardan aşağıya israf israf israf. Önce devlet başlasın sonra halk devlet israfın önüne gecsin halk halka borcunu ödesin ödemeyenin cenaze namazı KılınmasıN.
  • Tarık GünerselTarık Günersel1 ay önce
    Seviyeli üslubunuza saygı ile: Tüm insanlık tarihi ile birikimlerine açık olmak ve iyi nitelikleri almaktan yanayım. 7 Yüzyıl Arabistan kültürünün önemli ağırlık taşıdığı İslam'da da bilgelik var, başka din ve yaklaşımlarda da. Etkileşim sayesinde hızla dünya toplumu oluşuyor. Bazı etkiler ve etkileşimler iyi, bazıları kötü.'Asıl' denen birikim de değişiklikler ürünü değil mi? Eleştirel bakarak temel bazı insanî değerler dünya barışı ülküsü açısından temel önemde, sanımca. Verimli enerjiler etkileşsin, katkılar katkılara yol açsın.
  • ŞaşkınŞaşkın1 ay önce
    Batı deyince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma "bilim ve teknoloji" geliyor. Bilimi, teknolojiyi Suudilerden mi, İrandan mı, Sudandan mı alalım? Sizin ki gibi, batı deyince aklını kılık kıyafet ve batının kültüründen başka birşey gelmeyen kısır bakış açısı tam da batının bize dayattığı anlayış. Kim diyor ki batını örf ve adetlerini, kültürünü alalım diye. Bilimin bu ülkeye uğramaması için her şeyi batı sözcüğünde toplayıp kestirip atmak yeterli geliyor. Sizin gibiler sayesinde batının pazarı olmaktan bir türlü çıkamıyoruz maalesef. Batı, bilimden-teknolojiden uzak kalabilmemiz için, bu ülkenin insanlarının tam da sizin gibi düşünmesini istiyor. Kafanızdaki batı icadı kısır döngüden kutulmanız dileği ile.

Günün Özeti