Arif’ten Ariflere

24 Temmuz 2019 Çarşamba

Süleyman Arif Emre ağabey, sevenleri ve dostları tarafından dualarla ve Fatihalarla ebedi yurduna uğurlandı. Allah rahmet eylesin.

Arif ağabey, hayatı boyunca karşılaştığı, tanıştığı, hatta tartıştığı insanlara dahi sabırla ve samimiyetle yaklaşarak, isminin “Arif” hakkını vermeyi vazife edinmişti.

Bulunduğu ortamlarda kişilerin anlayış ve kavrayış yeteneklerine göre her seviyeden ve her kesimden kime nasıl hitap edeceğini bilir, kimi vakit hikâye ile fıkra ile şiirle, çoğu durumlarda da hukuki yahut siyasi hatıralarla diyeceğini der, son sözünü Arifçe tamamlardı.

Onun bir derdi vardı. İnsanlığın ve İslam’ın yücelmesiydi. Müslüman ülkelerin kalkınmasında ve güçlenmesinde esas olanın, “ahlak ve maneviyat” önderliğinde olmasıydı.

Haramla, hırsızlıkla, gaspla, savaşla, terörle, sömürgeyle kalkınmak mümkündü ama bu bir zulümdü.

Zulümle abad olunmazdı, böyle kalkınma ve büyüme, ancak Haçlı Batı’nın ve uşaklarının işi olurdu. Müslüman ülkeler Batılılar gibi gaddar ve vahşi olamazlardı.

Bu sebeple siyaset mesleğine de hukuk mesleğine de böyle bakardı. Şimdi onun ifadelerinden bazılarını aktarma vazifesini de biz üstlenmiş olalım.

……………………

-Ruh ve karakterler, ahlak ve maneviyat eğitimiyle olgunlaşmadan, milletçe tekâmül edemeyiz. Ruh ve karakterimize uymayan kanunlarla, yönetim biçimlerini başkalarından aldıkça işleri düzeltemeyiz. Kendimiz olmalıyız.

-Ahlakın olmadığı ortamlarda demokratik kurallar tersine işler, cemiyet ileriye değil geriye gider. Çünkü bozuk ahlak, cemiyetlerin anarya (geri) vitesidir.

-Solcular her işin başı midedir noktasından hareket ediyorlar. Kapitalistler her işin başı paradır felsefesine bağlılar.

Biz ise her işin başı ahlak ve maneviyattır diyoruz. Çünkü toplumu teşkil eden insandır. İnsan düzelirse, düzgünse, işler düzelir diyor ve buna inanıyoruz.

Vasıtaların gaye, gayelerin vasıta yapıldığı ters düşünceler, insanlığı bu çıkmazların bu kaosların içerisine itmiştir. Gaye ne midedir ne paradır, gaye insandır. İnsanın insanlığıdır, ebediyen mesut ve bahtiyar olmasıdır.

Bu ise ancak ahlak ve maneviyat ile mümkündür. Şahsi menfaatlerini ön planda tutanların, parayı ve diğer geçici maddi değerleri gaye yapması, hatta putlaştırma derecesinde değer vermesi, adalet değil zulüm getirir.

Sosyalizmin iflası ve arkasından kapitalizmin de iflasa başlaması hep bu sebeplerden kaynaklanmaktadır.

……………………

-Her ülkede genellikle, partilerin sırtından çıkar sağlayan gruplar, iktidar ve ana muhalefet partisine sızarak devlet imkânlarını yağmalamaya başlarlar.

Nitekim 950’den önce CHP’nin iktidardan düşmesinde ehemmiyetli ölçüde rol oynayan menfaatçi zümre ve şahıslar, 14 Mayıs 1950 seçiminden sonra süratle Demokrat Parti’nin başına çöreklendiler.

Demokrat Parti yöneticileri, bu hareket karşısında gafil davrandıklarından, az zamanda partinin temiz idealist yapısı bozuldu.

Çok sevilen güçlü bir partinin, beş altı senede düşüşe geçmesi gibi bir akıbetten kurtulamadı”.

……………..

Evet, Arif’ten Ariflere mesaj böyle!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AbdullatifAbdullatif1 ay önce
    Hüseyin hocam Allah sizden de Arif Ersoydan da razı olsun.Yazınızı ve Arif Ersoyun gaye ve hedeflerini de sizin yazınızla öğrenmiş olduk.Allah rahmet eylesin.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    OSMANLI DAKİ YAHUDİ SEVGİSİ NEREDEN GELİYOR.. TÜRK LERİN HAZAR YAHUDİSİ OLUŞUNDAN MI. Endülüs İslam Devleti yerlebir edildi İspanya'daki kurtuba da. Osmanlı denize terk edilmiş dışlanmış hiç bir devletin kabul etmediği ispanya Yahudileri ni Kuranda ayetlerle lanetli Yahudileri sahiplendi ve batı trakyaya yerleştirdi. BEN HİÇ DUYMADIM OKUMADIM TEK BİR ENDÜLÜS MÜSLÜMAN AİLENİN OSMANLI KABUL ETTİĞİNİ. ALLAH SUBHANEHU VE TEALA LANET ETTİĞİ YAHUDİLER

Günün Özeti