Aksakallar ve Gençler

02 Mayıs 2019 Perşembe

“Akil isen can gözün aç, tut kulak bu sözüme. Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi” Cahidi Ahmet Efendi.

“Elbistanlı Muzaffer Hoca ile konuşuyoruz. ‘Dünya bir evciktir. Esas ev ötede’ diyor”. Cahit Zarifoğlu.

“Okumayan için hiçbir kitap yazılmamış. Dinlemeyen için hiçbir söz söylenmemiştir. Şems-i Tebrizi.

¥

“Aksaçlılar” yahut “Aksakallar”, bizim devlet ve aile geleneğimizin temel direklerindendir. Bilgilerini, bilgeliklerini tecrübeleriyle gençlere aktarırlar.

Tabi devletine ve ailesine hizmet etmek isteyen gençler de bu tecrübelerden yararlanır; dinlediklerini, öğrenerek amel haline getirirler.

Amel haline gelmemiş bilgi kelimelerde kurur gider. Aksaçlılar veya Aksakallarımızın her sözü yağmur tanesi gibidir ve her damlası bereket, huzur, güven sağlar.

Bugün ne yazık ki bu birlikteliklerden çok uzağız ve adeta kaçıyoruz. Bir türlü aksakallarımızla gençlerimizi buluşturamıyoruz.

Gönül ister ki, devletteki genç kadrolar başta olmak üzere hemen her alandaki gençlerimiz, devlet umuru görmüş aksaçlılarla-aksakallarla bir araya gelerek, tecrübe paylaşımlarında bulunabilsinler.

Bu eksiklik ciddi boyuttadır ve kim nerede nasıl ve kimlerin icraatlarıyla nasıl yapılır bilemem ama böyle buluşmalar gerçekleştirilmelidir.

¥

Günümüzün en büyük problemi, kimseye “yanlış yapıyorsun, yanlış yoldasın” diyememektir. Oysa yanlıştan dönmek bir erdemdir. Bu erdemden yoksun kimselerin doğruya ulaşması mümkün değildir. Yanlışını, hatasını kabul etmeyen kişi henüz olgunluk çağına ermemiş demektir.

Bilmediğini kabullenmemek, doğrulara karşı direnmektir. Güçlü olmak, bilgiyi tecrübe etmekle başlar. Soru şu: “Kişiliğimizin ve kimliğimizin bilincinde miyiz?

Hiçbir hayat maskelerle yaşanmaz. Her maskenin kullanılma süresi vardır ve o süre bittiğinde kişinin kimliği de sona erer.

Aksakallarımızın tecrübelerinden yararlanmadığımız ve aklımızın, fikrimizin, düşüncemizin gücünü bu güçlerle birleştirmediğimiz müddetçe, eğreti bilgilerle bir yere varılmaz ve çıkmaz sokaklarda dolaşır durulur.

¥

Günümüz genç beyinleri akılcılığa büyük önem vermekteler. Bu anlayış “batıl” bir anlayıştır ve bizim ne kültürümüzle ne genlerimizdeki manevi kodlarla bağdaşmaz.

Akılcılığa büyük önem verenler, akıl dışı her olguyu yok ve değersiz kabul eder. Haliyle insanın fıtratında var olan manevi ihtiyaçları da inkâr ederek reddederler.

Bunun adına bilgelerimiz “manevi yalnızlık-manevi gıdasızlık” derler. Manevi yalnızlıktan kurtulmak için inandığımız değerleri bilgiden amele dönüştürerek, kendilerine yön vermiş aksakallarımızın bilgeliklerinden istifade etmeye bakmalıyız.

Ezcümle:

Bir insan için amellerin en erdemlisi, Allah’ın kendisiyle birlikte olduğunun bilincine varmaya çalışma gayreti olmalıdır.

Amaç; Allah dışında ölçü, Allah dışında sığınak ve Allah dışında sevgi olmadığını kavrayarak, yalnızca O’nun rızasını kazanmaya çalışmaktır. Allah katında en makbul başarının bütün bilgi ve sırları elinde olan bizler, eğer bu sermayeyi mana ve madde planında kullanamazsak, geleceğimize kıymış oluruz. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • MeçhulMeçhul1 ay önce
    Sayın yazar çok güzel ve uzerinde düşünülmesi gereken bir yazı olmuş yeni nesil bu büyüklere saygı istişare etmenin önem ve ehemmiyetini bilmiyor dediğiniz gibi birilerinin bu işe gönüllü olması iki nesil arasinda köprü vazifesi yapması lazım gençlerimizi kaybediyoruz çok farklı yönlere savruluyorlar Rabb'im yâr ve yardımcımiz olsun
  • FeritFerit1 ay önce
    "Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik saçar." (Yunus, 100)
  • Akolanlar Akolanlar 1 ay önce
    Babadan oğula, kıza, akrabaya geçen bir müeesesedir. Geçiniz efenim. Fordlar kamarası
  • KarunKarun1 ay önce
    Akılcılık batıl değildir, tam tersi günümüze kadar uygulanan bir uygulamadır, İslamcıların biat geleneğine uymaz,biat geleneği hüsrandır, sürünmektir, tek adamın ağzından çıkan kanundur, bu kabul edilir birşey değildir, osmanlıda bile yoktu bu uygulama

Günün Özeti