• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
18 Eylül 2020

Adnan Menderes’in kolundan çıkın

Vicdanı yok edenlerin hiçbir kutsalı yoktur. Terim olarak “vicdanın” manasını hatırlatalım.

Kişinin fıtratına yerleştirilen ahlaki mayadır, uyması gereken ahlaki kurallar çerçevesinde hareket edilmesini sağlayan ve her türlü kötülüğü önleyen bir uyarıcıdır.

Yani hayrı şerden temyiz etme kuvvetidir ve kişinin iki dünya arasındaki dengesini sağlaması için Allah tarafından ikram edilen bir düzenleyicidir.

Vicdansızlık ise psikiyatrik bir problemdir. Uzmanlar böyle söyler. Şimdi bu tariflerden sonra yazının başlığına geçelim.

Başlıktaki; “Adnan Menderes’in kolundan çıkın sağlıklı görünsün” emri, rahmetliyi idama götürenlerin hasta olmadığını ispatlamak için vicdansızlar taifesindeki kimselerin verdiği talimattır.

Talimat bu kadar değildir tabii. İdam edildikten ve ölüm raporu yazıldıktan sonra bile merhumun naaşı ipten alınmaz. Vicdansızlığın yanına imansızlığı da koymalı.

Menderes’i idama, “Hastaneye gidiyorsun” diye götürürler. Şahitlerin ifadesine göre Menderes’in boynuna ip geçirildikten sonra orada bulunan din görevlisiyle birlikte “Kelime-i Şehadet” getirdiği söylenir. İman sahipleri için söyleyelim “şehittir”. 

Buradan bugüne geçelim. Devletimiz devletliğini yaparak, milletimizle birlikte mazlumlara iadeyi itibarını vermiştir.

Bu hususta Özal ile birlikte Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Ak Partili ve MHP’li vekillere, tarihin en karanlık sayfasını tarihe gömdükleri için teşekkür etmeli.

………………

Teşekkür meselesini özetleyelim.

Özal döneminde TBMM tarafından 11 Nisan 1990’da kabul edilen bir kanunla, Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.

Aynı kanun uyarınca; Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun naaşı, 17 Eylül 1990’da İmralı’dan alınarak devlet töreni ve halkımızın katılımıyla İstanbul Vatan Caddesi’nde yaptırılan anıt mezara taşındı.

Altmış yıl sonra Yassıada’nın tarihini değiştiren ikinci isim ise Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan oldu.

Devlet-millet bütünleşmesinin bir eseri olarak Yassıada’nın adı, 2013 yılında; “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak değiştirildi.

2015 senesinde de yeniden düzenleme faaliyetleri başladı. Kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan talimatıyla başlatılan proje kapsamında, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin zulmüne uğrayan Demokrat Partili 592 siyasetçinin 15 ay boyunca hücrelerde ve zindanlarda tutulduğu Yassıada’nın ismi temizlendi.

………………

Yassıada’da olup bitenler bunlarla bitmedi. Tarihe bir not daha düşmeli.

Yargılamaların hukuki dayanağı kaldırıldı ve manevi zararları tazmin etmenin yolu açıldı. Söz konusu düzenleme, 27 Mayıs 1960’tan itibaren geçerli olmak üzere 1 Temmuz 2020’de Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Ezcümle:

Eğer devletimizi yönetenler ve devlete karşı vicdan borcu olan her seviyeden okuryazarlarımız, yakın tarihimizin gerçeklerini yazmaz, konuşmaz ve bugüne, yarına, geleceğe belge bırakmazlarsa, biz daha çok bu vicdansızlarla mücadele ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23