--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hakikat ve Abdurrahman Dilipak

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
14

“Hakikatin manisin şerh ile bilmediler

Erenler bu dirliği, riya dirilmediler

Hakikat bir denizdir, şeriattır gemisi

Çoklar gemiden çıkıp, denize dalmadılar

Bunlar gelip kapıya, şeriatta durdular

İçeri girip ne vardır bilmediler

Dört kitabı şerh eden, Âsidir Hakikatte

Zira tefsir okuyup, Manisin bilmediler

Yunus adın sâdıktır, bu yola geldin ise

Adın değşirmeyenler, bu yola gelmediler”

Yunus Emre

Aristo’nun, hocası Eflatun’a yaptığı itirazı kınayanlara: “Hocamı severim ama hakikati ondan daha çok severim” dediği rivayet olunur.

Kimileri hakikati gerçekle karıştırır. Gerçek, dış dünyada olan, hakikat ise düşünmeye bağlı olandır. Düşüncenin gerçeğe uygunluğu hakikattir. Bir yönüyle gerçek özneldir. Hakikat ise nesnel olandır.

Eflatun’un öğrencileri gerçeğin peşinde, Aristo ise hakikatin peşindedir. Gerçeklik ve hakikat ayrımı yapamayan bir zihin, politik olayların siyasal bilgisine sahip değilse olup bitenleri ‘hakikatmiş’ gibi algılar. Bugün gerçeği hakikat belleyenlerin psikopatolojik durumunu izhar için epeyce mahir olmak gerek.

Hakikat ve gerçek nedir? Sorusuna cevap, günümüzde iletişim araçlarından yansıyan görsel ve yazılı materyal cevap verir. Kadim vakitlerde hakikat arayışında olanlar, internet gibi malumatfuruş bir dünyadan beslenmiyorlardı. Bugün de politikanın hitabet dilinden yahut merdiven altı işporta muhabbetlerinden hikmet öğrenilmiyor.

Hakikat, bedel ve emek isteyen yürüyüşler gerektirir.

Gerçek mecaz elbisesini giyinir. Hakikatse yalındır. Acı olanı dengeleri gözetmeksizin söyler ve çoğu kez hakikat acıtır. Hakikatin peşinde olan günü ve geleceği yorumlamak için geçmişe ihtiyaç duyar. Maksat mazideki acıtıcı yaraları kanatmak olmasa da hakikat acı olanı söyletir.

Güne dair soruları; işi taşkaleye getirmeye, karambole sokmaya müsaade etmeden tüketmeden ve tükenmeden öyle dümdük sorma cesaretini gösteren, gerçeğe dair hakikatli soruları soranlardan biridir Abdurrahman Dilipak.

Derdi olan gerçeği söyler. Daha büyük derdi olan hakikati söylemeye çalışır. Abdurrahman Dilipak, hakikatin peşinde hakikatli olan oldu hep.

Virgül omurgalı, yandan kırmalı, eli divanda, gözü parada, ağzı şırıklı, burnu sümüklü, esfel-i sefil, silsile-i merakipten tipolojilerin murdar ettiği mahallede ayni hakikatleri defalarca bıkmadan ve usanmadan yıkılmadan ve yorulmadan anlatmaya çalışan cesur yürek bir kalem oldu hep.

Okuma, dinleme, konuşma, izleme atraksiyonları hakikat bilmeye, bildiklerini paylaşmaya dönük oldu. Laf olsun torba dolsun diye kalem oynatmadı.

Envaı çeşit psikolojik dürtülerle toplumsal statü yakalamaya çalışanların gerçeklerle hele hakikatle hep sorunları olmuştur.

Nicedir hedonist doruklarda turlayan pervaneler mahallede efemine efemine dolaşır oldu.

Nicedir gerçek ve hakikat dışında gücün setresinden statü bulmaya, güç devşirmeye, rol çalmaya çalışanlar arenasında; durduğu yerde sabit, çıkmaz sokak tabelasını hatırlatan alnı ak gönlü revnak, sakin ve huzur verici sesi tonuyla mahallenin Abdurrahman abisi duruyor.

Yakın geçmişten yeterli sayıda retrospektif (geriye dönük) bilgiler, günü anlamlandırırken günün sonunda da geleceğe de projektör görevi ifa eder. McKinsey danışmanlık meselesi gibi.

Bazen abartılı bir kader örgücüsü çağrışımıyla, siyasal olayları yüksek perdeden/ müteal bir üslupla sunmak şaşkınlık yaşatabilir. Bu şoklamalardan sıkılıkla kullanan Abdurrahman Dilipak’ın her görüşü, her söylediği mutlak hakikat değildir. Öyle bir iddiası da olmadı zaten.

Devlet için ideoloji olmaz, objektivite olur. Doktrin olmaz, strateji olur.

Meseleleri mihverinden kopararak Gurabahane-i laklakan meselesine çevirmek sorunu çözmüyor. Mahalleye parmak sallamak en hafifinden güveni zedeler. Her icraatı doğru kabul etmek hakikate ihanet, gerçeğe aykırıdır.

Bir sorunu yok saymak o sorunu ortadan kaldırmıyor. Sorunu dile getiren üslup bir yana sorunun çözümüne odaklanmalı. Sevgili Abdurrahman abinin o çok sevdiği aforizması ile “aslolan karanlığa sövmek değil, karanlığa mum yakmak olmalı”.

Ve unutulmamalı ki bir tane daha Abdurrahman Dilipak yok.

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Aisha

5 Ağustos 2020 23:46

Hakkı haykıran bu cesur adamı destekleyenlere selam olsun...

Osman Ali

4 Ağustos 2020 11:27

Sayın yazar istanbul sözleşmesi üzerinden sayın cumhurbaşkanına yüklenerek istanvul sözleşmesine taraf olanlarla aynı amaca hizmet edşyorsunuz akit be dilipak cephesinde yerel seçimler arefesinde başlayıp sürgit devam eden garip bir Erdoğan karşıtlığı var neden acaba. Sayın cumhurbaşkanı ve numan kurtulmuşun açıklamaları var nedwn bunlar dikkate alınmıyor zaen bu mesele ile ilgili bir çalışma var. Lütfen malumatfuruşculuk yapmayın. Muhafazakar bir muhalif cephe açmayın

Süleyman Sırrı Dinçer

3 Ağustos 2020 21:56

Sayın Hüseyin Bey bir de beni dinleyin lütfen.Dilipak'ı okurdum bilgisine ,donanımına diyecek bir şey yok. Son yerel seçimleri Büyük şehirlerde kaybettikten sonra artık hiç tıklamıyorum ve okumuyorum.  

HASAN A.

3 Ağustos 2020 17:39

Bazıları yazının içeriğiyle ilgisiz yorumlar yapıyorlar ya, ya da yorum köşesini mal bulmuş mağribi gibi aha yazacak bir yer buldum diyorlar ya,Yahut cehaletleri paçalarından dökülürken kendilerini allame-icihan görüyorlar ya İŞTE BEN ONLARA KIL OLUYORUM. Dilipak eyi adam vesselam.Ne yazar ne de Dilipak peygamber değil ki ismet sıfatına sahip olsun. BİZLER HATASIZLIĞIMIZLA DEĞİL İMANIMIZLA KURTULURUZ. Bazı zevat-İ Kiram denizde balık bulup sevineceğine balıkta denizi arıyor.Bu da namümkün.Bağcı dövmek icadolulalı üzümler ğayr-ı müslüme şarap oldu.

6284 Mağduru

3 Ağustos 2020 17:23

Abdurrahman Dilipak'ın malum sözleşmeler ve ilgili yasal düzenlemeler ile uygulamalar konusundaki tavrı elbette takdire şayan. Ancak ondan bir tane daha olmaması üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir hakikat. Nerede bu ülkenin fikri ve kalemi güçlü, keskin, doğru insanları? Nerede Allah'ın ol dediği müslümanlar? Neden Abdurrahman Dilipak'tan bir tane var?

Hikmet Yılmaz

3 Ağustos 2020 16:25

T.Erdoğan'ın kızı KADEM yardımcısı tam işin göbeğinde....

Kocasolak

3 Ağustos 2020 16:05

Abdurrahman Dilipak bu konuda, yerden göğe haklı.

Hayrettin Hatunoğlu

3 Ağustos 2020 11:53

Hayrola iktidarın hoşuna gitmeyen hiç bir şeye dokunmuyordunuz ne oldu da artık dokunuyorsunuz. Sayın Dilipak iktidarın hoşuna gitmeyen doğruları dile getiriyor. Dikkat edin size zarar gelmesin. Doğrular çok da umrunuzda değil.

Cetin

3 Ağustos 2020 11:25

İstanbul sözleşmesi meselesinde Abdurrahman Dilipak ı doğru buluyoruz

NE ÖNEMİ VARKİİİ

3 Ağustos 2020 10:45

Bir fikrin fahişesi olmakla o fikri idrak etmek arasındaki nüansı hatırlatmış eyvallah

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle