--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Çay Doldur Yeğen

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
11

Hayatın gamı, çayın demi derler yeğen. Doldur semaverden bir çay kendine birde bana demlisinden. Sonra çek sandalyeyi otur bakim karşıma.

Çekinme, oturdun mu bir masaya, hakkını vermelisin çay içmenin. Bizim oralarda yaşı büyük olanı değil, çayı adam gibi içeni büyük bellerler. Şımartacak kimsen yoksa eğer, hayat seni içi nemli kocaman bir demliğe çevirir zaten. Ne güzel demiş şair: ‘Geleydin bir çay içimi; sen çay dökerdin, bende içimi”  

İnsan dediğin çay misalidir yeğen; sıcak suyun için de demlenene kadar gerçek rengini bilemezsin.   

Çayı içerken adabıyla içmeli insan. Bazısı vardır ki yudumlarken sıcak çayı, şükretmeyi öğrenmiştir. Bazısı da küfretmeyi. 

Bazı vakitler vardır ki haklı olan güçlü olamazsa, güçlü olanı haklı kılarlar yeğen. O vakit şükredenin küfretmesi de mazlum ahı babından mazur görülür. Çayı şekersiz iç ama şükürsüz içme! 

Adam odur ki yeğen, sin kaflı cümleleri içine gömer de çay gibi demler. Oradan hamd makamına içten içe bir niyaz çıkarır! 

Sen sen ol! Ziyan olanları değil niyaz erbabını takip edesin. Unutma ki  Çayı közde, sevgiyi gözde, tebessümü yüzde, adamlığı özde, mutluluğu azda, gülü sazda, bülbülü niyazda görene ermiş derler.

Çayın kaçaksa müesses nizama göre, sözlerin şaki muamelesi görüyorsa eğer; korkma sen yerlisin, adamın dibisin.

Bak yeğen etrafa:

Solcu; Batı-içi bir solculuk tarif etti, yerli olamadı.

Sağcı; Batı içinde kaldı, milli olamadı.

İslamcı; Batı-dâhili bir İslamcılık kurguladı, ümmetçi oldu, yerli tekamülü eksik oldu.

Anlı-şanlı ideolojilerin ufkunu; ne alternatif ne eşitlik ne de hak talebi, ne rafine bir felsefi teslimiyet belirledi!

Bana sorarsan eğer, kendi olabilirse kişi komplekse girmeden çay gibi. Üç harfli vav gibi doğar, demini alır mim gibi halim olur. Elif misali dimdik yaşar. Dimdik elif gibi uzanır musalla taşına. Ve karşılıklı içmesini öğretmişse eğer çayı, çay  yine üç harfli olur CAN gibi, SEN gibi değil, BEN gibi değil, BİZ gibi olur. O vakit AŞK olur. Çay damarlarda dolaşan kan olur. Yerli dediğim budur.

Unutma ki yeğen;

Ne kadar kibirli olursa da nihayetinde bardağın önünde eğilir çaydanlık. Öyleyse bu büyüklenme niye? Bu kibir niçin? Mütevazı ol. Hatta bir adım bile geçme kibir kapısından. İzzetli dur, vakarlı yürü. Onun içindir ki ki insan bardağı öper daima alnından.

Bana diyorlar ki neden anlaşılmaz neden uzun cümleler kullanırsın. Cümlelerinde neden felsefe var? Bu yüzden anlaşılmazsın. 

Oysa ki yeğen, Harf devrimi sonrasında  biz“virgül“ü kaybettik. o zaman zor ve uzun cümlelerden korkar olduk ve basit ifadeler kullanmaya başladık. Cümleleri basitleşince, düşünceleri de basitleşti. İşportada şiir satılır oldu. Bak etrafına şöyle; her iki kişiden bir şair geçinir oldu. 

Divan edebiyatında Zâti vardır bilir misin yeğen? Bugün Beyazıt meydanın köşesindeki ulu çınar ağacının altını mesken tutmuştu bir zamanlar. İsteyene şiir yazardı. Ondan adı İşportacı Şair Zâti kaldı.Şimdikilerin zarfından belli mazrufun İmitasyonu. Zâti’den fersah fersah ıraklar. 

Sonra “ünlem”i  kaybettiğimizi fark ettik yeğen. Ondandır ki sözün heybeti kayboldu. Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden sünepe, mıymıntı bir sesle vızıldamaya başladı insanımız. Ne kızdığı belli ne sevindiği, nede heyecanlandığı.

“Soru işaretini” kaybettik sonrasında. Yeğen ne oldu biliyormusun soru işaretini kaybedince? Hikmete giden yolu şaşırdık. 

Demagoji felsefe sanıldı. 

Boşboğazlık moda oldu. 

İnsanımız kâinatın manasını hatırlamaz oldu.  

Etraf kıl doldu. Her şey dünya oldu. 

Sünnetullahı unuttuk.

Haliyle yeğenime diyeceğim o ki; iki nokta üst üste” yi kaybettik. Birbirimize derdimizi açıklayamayacak duruma düştük. Açılamaz olduk o gün anlaşılmaz olduk. 

Geriye herkesin kendine doğru bildiği kaldı. O da tırnak işaretlerinde mapus yatıyor.

Şimdilerde nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilme ile geçiyor günler yeğen.

Son sözüm odur ki yeğen; yoksulların, şairlerin, yalnızların, yetimlerin ve yetinmeyi bilenlerin resmi içeceği haline gelen çaydan bir çay daha doldur, sıcak sıcak bayatlamadan. Bekleyen her şey soğur, acır, bayatlar ve nihayetinde çürür. Altın ateşle, insan, bela ve musibetle şekil bulur. İbret dediğimiz budur. Ders istersen “ibreti”, bizde çayla izah olunur.

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Adana Erdoğan

24 Şubat 2020 17:55

Çayı şekersiz iç ama şükürsüz içme!  Çayımız da var corbamiz da var yeter ki kapımızı çalin yeter

Murat

20 Şubat 2020 10:20

Çay, “çay” olalı bahsettiğiniz üzere hiç bu kadar yalnız kalmamıştı tarihte sanırım! Artık çayın da tadı çürümüş, çürükler de zevk almaya başlamış “kendinden” zannedip...

İsa yapıcı

20 Şubat 2020 02:18

Harf devrimi sonrasında biz hakikaten “ÇOK ŞEY"kaybettik. Ve hakikaten çok basitleştik çok yazik.yaşım olmuş 48 son 3 yıldır Kur'an öğreniyorum.çocuk iken hâlbuki çok daha kolaydı. Lânet okuyorurum hergün o harf devrimini yapanlara. ALLAH'ın kelamından koparıp,hain meâlcilere teslim ettiler bizi. Yüzyıllarla bağımızı kopardılar... Ne var sa Kur'an da var ALLAH 'ın büyük lutfu.ama sen ona talip değil isen alırlar senden onu...

Musettin

19 Şubat 2020 21:21

Kalemine sağlık Hüseyin bey bu yazıyı inan elimde çay yudumlarken okudum çok beğendim

diyarbakırlı

19 Şubat 2020 20:51

Bir Çay doldir yigen

Ustaz

19 Şubat 2020 18:55

Maşâallah yaaaa, Kendime geldim, ilaç gibi geldi Hamdolsun. Rehabilite oldum desem, fazla mı demli olur acep.

ya fettah

19 Şubat 2020 18:27

kadılık bitti adalet bitti. yerine torpil ve üstünlerin üstünlüğü geldi.halkı isyana teşvik edenler darbeciler isyancılar yağmacılar halkın can ve mal güvenliğine zarar verenler, cumhuriyeti yıkma isteyenler, devletin başına ve eşine küfredenler şehirleri yakanlar yıkanlar beraat etti. dolayısıyla bunlar suç sayılmadı. kanserojen olduğu hiç bir faydası olmadığı için çayı sevmem ama BİR ÇAYDA BANA DOLDUR.

Âdil yanar

19 Şubat 2020 13:06

Üstad ben köse yazılarının uzun olanlarıni sıkıcı bulur genelde yarım bırakırım okumayı bu yazınızı sonuna kadar okudum şiir gibiydi eline kalemine saglık Nede olsa çay bizden milli ve gariban içeceği Selam ve dua ile Allaha emanet ol

NE ÖNEMİ VARKİİİ

19 Şubat 2020 11:49

Sayın yazar; ÜNLEMEYİ kaybetmeyelim yeter. Enseyi karartmamak lazım. Amacım polemik değildir, yazar’a lolo da yapmıyorum. Benim derdim kahve ile

şenay doğan

19 Şubat 2020 11:04

Hüseyin abi geçen gün hakikatın arzı endamı için muhafazakarların ölmesi gerekiyor demiştin....sana kesinlikle katılıyorum... hakikatın arzı endamı ve zaferi için muhafazakarlar hakikat lehine ölmeli ve hakikatta hakikat lehine tekrar can bulmalıdır....allaha emanet olun ya habiballah

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle