• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI

Polonya’nın (Lehistan) Türkiye’ye bağlanması 30 Temmuz 1577

29 Temmuz 2023
A


Halit Kanak İletişim:

Uyan ey gözlerim gafletten uyan

Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Azrail'in kastı canadır inan

Uyan ey gözlerim gafletten uyan.. MURÂDΠ

Murâdî mahlasıyla yukarıdaki kasîde’nin yanısıra pek çok şiir ve 1.500’ü aşkın gazel yazan Sultân III. Murâd Hân'ın Allah-û Teâlâ’nın kendisine bahşettiği 48 yıl, 6 ay, 13 gün’lük ömrünü tamamladığında ardında 23 milyon 337 bin 600 kilometrekarelik bir vatan toprağı bırakmıştı.

20 yıl, 1 ay, 2 gün süren hükümdarlığı sırasında; toprak kazanımları sadece Kafkasların ve güney Azerbaycan'ın fethedilmesi, Hazar'da “Donanma Komutanlığı” kurulmasından ibâret değildi elbette.

Aynı şekilde bir tarafta Fas ve Güney Sahra devlete bağlanarak Atlas Okyanusu’na çıkılırken, diğer taraftan Lehistan (Polonya) üzerinden Baltık Denizine ulaşılmış olunmasıydı ki, birbirinden önemli fütûhatların yanında Lehistan olarak bilinen Polonya’nın 30 Temmuz 1577’de Türkiye’ye bağlanması önemli bir yer tutuyordu.

Ayrıca, Sûltân III. Murad Hân’ın Beylerbeylerinden birisi olan Ramazan Paşa’nın; Portekiz’in bütün komutanlarını, Kralları ve prensleriyle birlikte imhâ etmesiyle Portekiz'in devlet olarak 62 yıl boyunca haritadan silinmesinin yanında, İspanya ve İtalya kıyılarının tekrar tekrar taranması, İspanyol gemilerinin Hint Denizinde pek çok kez ele geçirilmesi, Batı İran'ın Fethi, Budapeşte'nin 110 km. kuzeybatısında Viyana'ya 95 km. mesafedeki Yanıkkale'nin fethi. Anlaşmaya riayet etmeyerek ihanet eden Venedik'in sert ültimatomla büyük tazminatlarla yeniden anlaşmaya mecbur edilmesi ile Rusya'nın, Kırım Hanlığı tarafından vergiye bağlanması olayları gerçekleşmiştir.

LEHİSTAN’IN (POLONYA) TÜRKİYE’YE BAĞLANMASI

Son Lehistan kralının ölmesinden sonra geride veliaht bırakmamasından dolayı Lehistan’da iç karışıklıklar başlamıştı. Bu durum Almanya’nın  iştahını oldukça kabartmıştı. Alman İmparatoru’nun hedefinde Lehistan’la birleşmek, böylece Manş Denizinden Rusya’ya kadar olan bölgede muazzam bir Katolik Devleti kurmak vardı. 

Ancak Almanya Türk Kudretini hesaba katmamıştı. Sûltân III. Murad Hân Polonya’yı kimseye yutturmaya niyeti yoktu. Bunda İspanya ve Almanya düşmanı olan Şeyhülislâm Hoca Saadeddin Efendi’nin telkinleri de etkili olmuştu. Padişaha Erdel Prensi Bathory’nin Lehistan Kralı yapılmasını teklif etti. Bu teklifi uygun gören III. Murad, asillerin oluşturduğu Lehistan (Polonya) meclisi Diyet’ten, kral olarak Macar Prensi İstvan Bathory’i seçmelerini istedi. 

1575’in sonlarına doğru 13 Aralık’ta Lehistan Diyet Meclisi toplanarak, III. Murad Hân’ın bu isteğini yerine getirdi ve Bathory’yi kral olarak seçti. Buna itiraz eden Alman İmparatoru II. Maximilian’a III. Murad 1576 Ağustos’unda bir mektup gönderdi. Mektubunda; Bathory’nin kral seçilmesi için Lehistan Meclis’i Diyet’e kendisinin emir verdiğini, onların da bu emri yerine getirdiğini, Lehistan Halkının diğer Osmanlı tebâ’larından farklı olmadığını, Almanya’nın da Lehistan Halkını Osmanlı Tebâsı olarak kabûl etmesini, aksi takdirde bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini yazdı.

Aynı zamanda Avusturya Arşidukası ve Bohemya Kralı da olan Almanya İmparatoru ne yapacağını şaşırdı. Türkiye ile sulh hâli vardı. İmparator bunu bozmayı göze alamadı. Fazla direnmedi. Zâten II. Selim zamanından beri Lehistan Türkiye’ye küçük bir vergi gönderiyordu. 

Bu durum karşısında Divân-ı Hümayûn fazla beklemedi ve 30 Temmuz 1577’de imzalanan bir anlaşma ile Lehistan’ın Türkiye’ye bağlanması tescillendi. Böylece Lehistan resmî ve hukûkî bir şekilde Türkiye’ye bağlanmış oldu. 24 maddelik bu anlaşmanın içerisinde Lehistan’ın ayrıca Kırım’a yüklüce bir vergi ödeyeceği de belirtilmişti. Yapılan bu anlaşmadan 5 ay sonra da 1 Ocak 1578’te Türk-Alman sulh anlaşması 8 yıl daha uzatıldı. Böylece Almanya, bu anlaşmaya konan bir maddeyle Lehistan’ın Türkiye’ye tâbi olduğunu resmen kabûl etmiş oldu.

Lehistan Türkiye’ye tâbî olmakla beraber Kral Bathory Osmanlı’nın bir uç beyi gibi davranıyordu. Divân’ın isteklerini derhal yerine getiriyordu. Hatta bir keresinde Boğdan (Moldova) Voyvodası başına buyruk hareket etmek istemiş, bu durum Divân tarafından azledilmesine sebep olmuştu. Bunun üzerine Voyvoda Lehistan’a sığınmıştı. Bathory ne yapması gerektiğini Divân’a sormuş, sonra da Divân’ın emri üzerine de âsi Voyvoda’nın derhal başını vurmuştu.

Osmanlı sınırlarını bir anda Atlas Okyanusu sahillerindeki Fas’tan, Lehistan üzerinden Baltık Denizine bağlayan Sûltân III. Murad Hân her fâni gibi vefât ettiğinde Ayasofya-i Kebîr Câmii’ndeki türbesine defnedildi. Büyük fetihler yapan III. Murâd Hân, gönül fetihlerini de ihmâl etmemiş, Allah (c.c.) dostları ve âlimlerine büyük hürmet göstermiş, bizzat Nâkşî Şeyhi Ahmedi Sâdık Kâbilî'den feyz alarak kemâle ermiştir. Tasavvufla ilgili yazdığı "Fütuhât-ı Siyam" adlı eseri meşhurdur. Mekânı cennet olsun inşaallah…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep

Türkiye'ye bağlandı ne ya? O zamanlar Türkiye mi vardı?

Doğrusu...

İnsânın hayâlleri olmalı...Maalesef hudûdlarımızla birlikte hayâllerimiz de küçülüp daralmış!...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23