• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI

Doğum yıldönümünde Mahtumkulu Firaği’yi anmak (18 Mayıs 1724)

21 Mayıs 2022
A


Halit Kanak İletişim:

“Firâği’ninşâirâne dünyası binlerce yılın devamında olgunlaşan Türkmen Felsefesi, Milletin kalbinin avazı ve Türkmen ruhunun sarsılmaz sütunu haline geldi.”

GurbangulıBerdimuhammed

MahtumkuluFiraği, 1724 yılının 18 Mayıs’ında, Türkmen Sahrasında Günbed-i Kavus (Cürcan) şehrinin Hacı Kavuşan köyünde, Garri Molla lakaplı Devlet Mehmet Azâdi ile Orazgül’ün çocukları olarak dünyaya geldi. Soyu Türkmenlerin Göklen boyunun Gerkez aşiretine dayanır. Muhammet Sapa, Abdılla, Gayrımkulu, Güyde ve Zübeyde isimli öz kardeşleriyle, Çakı ve Yarı adlı iki erkek üvey kardeşi daha vardı.

Mahtumkulu, ilk eğitimini doğduğu köyde;

“Duâ kılsam cebr-i cefa ekserdir

İlim öğretmiş üstat kıblem pederdir”

diyeifâde ettiği 1760’da vefât eden babasından almıştır. Eğitiminin devamı olarak Lebap Vilayetinin Halaç İlçesine bağlı Kızılayak köyünde bulunan İdris Baba Medresesi’nde okudu. Burada olgunlaşan Mahtumkulu, daha sonra Buhara'daki Göğeltaş Medresesi’ne devam etti. Ardından Hive'de yer alan ve Türkmenler için özel bölüm açılan Şirgâzi Medresesi'ne üç yıl devam ederek eğitimini tamamladı.

Bu özel bölüme gelen Türkmen öğrencilere zaman zaman Hocası Begdurdıİşan’ın yerine dersler verdi. Öğrendiği zâhiri ve bâtınî ilmin yanında Arapça, Farsça ve Çağatay dilinede ileri düzeyde sahip oldu.

Tasavvuf eğitiminden de geçerek mânevi dereceler alan Mahtumkulu, aralarında asırlar olmasına rağmen Hoca AhmedYesevî’yi kendisine üstâd belirlemiş, ondan sonra gelen bütün Allah (c.c.) Dostlarından istifâde etmesini bilmiştir. Özellikle Bahaeddin Nakşıbendi’ye özel hürmet göstermiş, şiirinde de belirttiği gibi;

“Bir gece uyurken seher vaktinde

Bahaüddin adlı Hâce geldi”

diyerekşâirlikilhâmını O’ndan aldığını söylemiştir. İntisap ettiği Nakşibendi tarikatı, Mahtumkulu’nun coşkulu vatanseverliğinin oluşumuna büyük katkı sağlamıştır.

Şiirlerinde bir taraftan; dini motifler, başta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olmak üzere bütün peygamberlere duyulan sevgi, millî değerler, sosyal dengesizlik, insanın hayatı ve toplumsal olayları kapsayan konuları, sade ve yaşadığı dönemin halk diliyle anlaşılır bir şekilde dile getirirken; diğer taraftan, Türkmen topraklarında güçlü, tam bağımsız, millî bir devlet için Türkmen boylarını birlik ve beraberliğe, bir devlet ve bir bayrak etrafında toplanmaya davet etmiş, çağrıda bulunmuştur:

“Türkmenler bağlasa bir yere beli

Kurutur Kulzum’u, deryâ-yı Nil’i

Teke, Yomut, Göklen, Yazır, Ahal ili

Bir devlete hizmet kılsak beşimiz.”

Bunun İçin Afganistan, Hindistan, Özbekistan’da Türk yurtlarını bir bir dolaşmış, Türk birliğine vurgu yapmışve Afganistan’ın Türk Hükümdârları Ahmet Şâh ile Muhammethasan Hânlardan yardım istemiştir:

“Sür, Fath Serdar oğlu, geldi vakit

Yine bu devrânı-Âli sizindir

Eski ağır devlet taze eder baht

Büyüklük, serdarlık yolu sizindir.”

Ayrıca topraklarını savunurken şehit olan kahramanlar Çowdur Han ile Devletali’ye övgüler içinde ağıtlar yakmıştır:

“Çowdur Han, görecim, gönül direğim

Sen vefât etmişsin zarlar içinde

Göklen pehlivanım ile gereğim

Halkı koyup gitti narlar içinde.”

O sadece Türkmen Halkının değil, aynı zamanda bütün Türk Coğrafyasının hem sanatsal, hemde millî şuurunu harekete geçiren önemli bir şahsiyetiydi. Yazdığı (bilinen) 700 civarında şiirle Türk Dünyasındaki şâirler arasında oldukça fazla bir üne sahip olan MahtumkuluFiraği, vefât ettiği 1807 yılına kadar bu hâl içinde yaşamış, yirmi yaşında vefât eden hanımından sonra bir daha evlenmemiş ve arkasında bir nesil bırakmamıştır.

“Mahtumkulu, artık koca kalmışsın,

Yahşilere her an hemrah olmuşsun,

Zeberdest erlerden duâ almışsın,

İline bahşedip geç sen Firaği.”

Kendisi aynı zamanda Oğuzların şâirane geleneğinin temsilcisi konumundadır. Şiirlerinde Türkmen geleneklerine geniş yer veren şâir, 18. yüzyıl Türkmenlerinin sosyal yaşantılarını çok detaylı şekilde anlattığı gibi, yazdığı birbirinden anlamlı şiirlerle Türkmenlerin yiğitliği ve mertliğini de tarif eder.

Mahtumkulu’nun açtığı bu gelenek, 19. Yüzyılda Talibî, SeyitnazarSeydi, Kemine, Gurbandurdı Zelili, Mollanepes, Meteci, Misgingılıç gibi Türkmen edebiyatının ana direkleri konumundaki şâirler tarafından da devam ettirilmiştir.

Ruhları şâd olsun..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23