Yerel seçim heyecanı başladı
Türkiye yerel seçim atmosferine girerken Meclis’teki dört siyasi parti de oluşan sinerjiyi kendi lehlerine çevirme gayretinde.
İmralı görüşmeleriyle başlayan yeni süreçte Başbakan bütün riski üstlenerek terör belasından kurtulmanın mücadelesini veriyor. Toplumun ve muhalefetin sinir uçlarına dokunan denklem çözülürse Başbakan önümüze art arda gelecek üç seçimde de hedeflerinin zirvesini bulur.
Bu kritik süreçte araya bir de “yeni Anayasa” referandumu girerse Başbakan için başkanlık yolu da kolayca açılmış olur. Terör örgütünün silah bırakıp inine çekilmesiyle önümüzdeki on yıllık süreçte ülkenin kaderini belirleyecek siyasi yapılanma art arda gelecek bu seçimlerde şekillenecektir.
“Siyasetin sırat köprüsü” olan bu seçimlerde galip gelenler, Türkiye’nin dönüşümünde yetki sahibi olacaklardır.
Kritik eşik, 2014 Mart’ında yapılacak yerel seçimlerdir. Yerel seçimde elde edilecek başarının genel seçimlerin kaderini belirleyeceğinin farkında olan siyasi partiler “gülen taraf” olmak için şimdiden kolları sıvamış durumda.
Seçim sathı mailine girdiğimiz bu dönemde siyasi partiler seçim hazırlıklarını neredeyse tamamladı. Aday belirleme aşaması, parti içinde ayrı bir heyecanın yaşanması demek ve bu heyecan şimdiden başladı.
AK Parti planlama çalışmalarını tamamladı gibi. Bir aydır “sahaya inen” AK Parti yönetimi, 26 ilde bölge toplantıları düzenleyerek, il ve ilçe seçim koordinasyon merkezi başkanlarını eğitimden geçirerek mesafe kat ediyor.
AK Parti Teşkilat Başkanlığı tarafından hükümet icraatlarını ve yerel yönetimlerin çalışmalarını anlatacak kişilerin tespit edilip yetiştirilmesi için çalışmalar yürütülürken, Yerel Yönetimler Başkanlığı da mevcut belediye başkanlarının performansları hakkında çalışmalar yürütüyor.
Yerel seçimlerde kişiler belirleyici olduğu için yapılacak tercihler önem arz ediyor. Adayın sahip olduğu bazı özellikler (fiziksel, kişisel, eğitim, iletişim becerisi, geleceğe dair projeler, ideoloji, hemşericilik) seçmenin tercihinde etkili olabilmektedir.
2014 yerel seçimlerinde alınacak sonucun AK Parti’nin hem Çankaya adayının şansını, hem de 2015 yılında yapılacak genel seçimler üzerindeki olası etkilerini de düşünerek, “oy getirisi” ve “popülaritesi yüksek”, “sosyal medya” ile olan ilişkileri iyi olan adaylara yerel seçimlerde öncelikle şans vermesi bir bakıma zorunluluk gibi görünüyor.
Başbakan Erdoğan bu defa, kamuoyu yoklamaları sonuçları öncelikli bir değerlendirme ile adayların belirlenmesine özen göstereceğini, daha akli ve duyarlı olacaklarını, çok sık eleyip ince dokuyacaklarını ve AK Parti’nin Türkiye geneli oy ortalamasını düşürmeyecek adaylardan oluşacak bir anlayışla genel bir oy havuzu oluşturmaya çalışacağını açıklıyor.
Tüm Türkiye genelinde, kendi seçim çevresinde kişisel oyu partinin üzerinde olan tüm başkanlar büyük ölçüde yeniden aday gösterilecektir.
Gelişime ayak uyduran, hantallaşmayan, kaynakların etkin ve verimli kullanımı konusunda olumsuzluklar yaşamayan, gerek toplumsal tepkiler ve gerekse değişim ve dönüşümün gerektirdiği işlevlerini yerine getirilebilen belediye yönetimleri bu seçimde yeniden tercih edilecek, yeniden aday yapılacaklardır.
Zira gelişen ve değişen dünyada toplumun beklentileri de gelişmekte, değişmekte, nitelik ve nicelik yönünden artış göstermektedir. Demokratik kültürün gelişimi ile birlikte artık sorgulayan toplumsal yapı, belediye yönetiminin hantal ve verimsiz çalışma tarzlarına tepki göstermeye başlamıştır.
AK Parti 2004 seçiminde yüzde 42, 2007 seçiminde yüzde 46.6 oy aldı, bu oran 2009 yerel seçimlerinde yüzde 39.4’e düştü. Benzer bir tablo gelecek yıl yerel seçimlerde de yaşanırsa, bu durum Başbakan Erdoğan’ın Çankaya yolunda sırtındaki yükün artırılması anlamındadır.
Ben yerel seçimlerdeki psikolojik eşiği yüzde 45 olarak görüyorum.
Muhalefet partileri yüzde 45’in altındaki her oranı, Erdoğan’ı Çankaya yolunda yıpratmak ve Türkiye tarihinde ilk defa 2014 yazında halk oylaması ile Cumhurbaşkanı seçecek olan Türk toplumunun hükümete toplumsal desteğinin azaldığı yönünde kullanmak için fırsat olarak kullanacaklardır.
CHP İzmir’i kaybetmeden İstanbul’u almanın hesaplarını yapıyor ve hazırlıklarını bu yönde aralıksız sürdürüyor. Gürsel Tekin ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ismi şimdiden zihinlere işlenmeye başladı.
MHP hiç olmazsa bir büyükşehir de ben alayım düşüncesiyle Erzurum’a odaklanmış durumda. Ak Parti’nin kalesi durumundaki Dadaşlar diyarı bu seçimde ayrı bir heyecan yaşayacak gibi. Ak Parti’nin belirleyeceği aday pusulanın rengini belirler.
Ak Parti Antalya’yı ve İzmir’i CHP’nin elinden almak için bütün imkânlarını seferber etmiş durumda. İzmir Başbakan’ın yeni sevdası gibi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın İzmir’e transferi bu altyapının oluşumu için atılan ilk adımdı. İzmir halkının ilgisini çekecek bir ismin sahneye sürülmesiyle aradaki fark kapanır gibi.
Ankara ve İstanbul yeni isimlerle de eski başkanlarla da Ak Parti’den başkasına yar olmaz. Kadir Topbaş İstanbul’un Başbakan’dan sonra simgesi oldu gibi. Melik Gökçek ismi üç kez ipi göğüsledi. Yıpranmışlığı koltuğu kaptırır mı, bence hayır.
Süreç yaklaştıkça üzerinde konuşulacak daha çok şey olacak. Hayırlısı Allah’tan…


