Terör bahane, İslam düşmanlığı gerçek hedef
Dünya televizyonları günlerdir Fransa’da IŞİD teröründen kaçarken pencerede asılı kalan hamile kadının “lütfen yardın edin” feryatlarını yayınlıyor.
Paris’te 129 kişi öldü, medyada “dünya şokta” başlıkları atılıyor.
Önceki gün Lübnan’da bomba patladı, 47 ölü 200 yaralı vardı. Dünyadan tek bir ses duydunuz mu?
İslam dünyasının utanç haritası içinde Afganistan’a barış, adalet ve özgürlük götürme adına 13 senede 3,6 milyon...
Irak’ta kimyasal silahları imha etmek adına 2 milyon...
ABD’nin ulusal güvenlik çıkarları için Suriye’de 350 bin...
Mısır’da 3 bin, Arakan’da 500 bin, Filistin’de yüzbinlerce Müslüman öldürüldü. Öldürülen bu Müslümanların çoğu her şeyden habersiz çocuk, masum ve vatanını korumaya çalışan insanlardı.
Ama dünya şoka girmedi. Batı ikiyüzlü, medya ise yüzsüz...
Viktor Hugo ne güzel demiş: “Paris’te bir adam öldürülürse bu bir cinayettir, doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir”.
Her gün; İslam topraklarında mazlum halkın üzerine bomba yağar, evleri başlarına yıkılır, insanlar katledilir, kimin umurunda? Dünyadan tek ses var mı?
Ölen, öldürülen, sömürülen, katledilen, asılan Müslümansa kimsenin umurunda değil.
60’tan fazla ülke el ele vermiş sözde IŞİD’le savaşıyor. Aynı ülkeler IŞİD’den ucuza petrol alıyor, aynı ülkeler IŞİD’e silah satıyor, silah yardımında bulunuyor, aynı IŞİD Suriye ve Irak’ta durmadan büyüyor. Bu nasıl bir aldatmaca?
Batı ikiyüzlü, adalet ve vicdandan yoksundur...
Hem teröre destek verecek hem de terörden yakınacaksın.
30 yıldır Türkiye’yle savaşan terör örgütü mensuplarını Avrupa’da saraylarda ağırlayacaksın, sonra terörden yakınacaksın.
Alman Sol Parti Milletvekili Sahra Wagenknecht vicdanın sesiyle konuşuyor: “Terör örgütleri kurarak, eğiterek, silahlandırarak petrol, doğalgaz ve enerji bölgelerini destabilize eden ve kendi kurmuş oldukları terör örgütlerine karşı sözde savaşan milyonlarca sivil insanın ölümüne ve mülteci konumuna düşmesine sebep olan NATO ve Batılı ülkelerin öncelikle kendi ruh sağlıklarını gözden geçirmeleri gerekmektedir.”
Terörün her türlüsünü, kimden gelirse gelsin lanetleyelim tamam da Fransızlaşmanın âlemi yok.
Kimse ölmesin, fakat Müslümanları öldürüp, sömürürken normal deyip, bir Hıristiyan ya da Yahudi ölünce kıyameti koparmak alçaklık ve namussuzluktur.
Batı, Ortadoğu’da Müslüman ülkelerin birbiriyle savaşını tahrik ediyor, el altından destekliyor. Batı, İslamofobiayı körüklüyor, insanların Müslüman düşmanı olmasına neden oluyor.
İslam dünyası çok büyük acılar çekiyor, çok can kaybediyor ve buna sebep haçlı Siyonist ortaklığı. Batı karşısında isyan edecek, öfkelenecek kızacak ve mücadele edecek pek çok nedenimiz var.
Biz PKK, DAEŞ, DHKP-C terörü ile mücadele ederken, onca insanımızı teröre kurban verirken Batı bize insan hakları ve demokrasi dersi verip, konvansiyonel İslâm karşıtlığını tırmandırıyordu. Oysa Kandil’de PKK görünümlü Hans’lar, IŞİD’de mücahit görünümlü Lawrance’lar cirit atıyor.
Tüm bu medyatik kargaşa ve zihin koordinatlarımızın altüst edildiği ortamda olayların tek sorumlusu olarak İslam dininin ve Müslüman’ın tek sorumlu sayılması zihin bulandırmaktır.
Geçmiş yüzyılın emperyal politikaları bir yana son 15 yıl içindeki acı ve yıkımla sonuçlanan müdahaleleri görmezden gelerek İslam’ı ve Müslümanı hedef tahtasına koymaları, asıl stratejik hesapların gizlenmesine yöneliktir.
“İslam terörü” sözünü dillerine dolayan Avrupa’ya şunu hatırlatmakta fayda var kanaatindeyim. Terörün “fikir babası” Avrupa’dır, Fransa’dır.
Fransa Cezayir’de 1,5 milyon Müslümanı katletti. Hiç kimse çıkıp Hıristiyanlığı terör dini ilan etmedi.
Dini, dış görünüşü, teninin koyu olması yüzünden ötekileştirilen, izole edilen, hayatından endişe duyan ve ekonomik sıkıntıya itilen Müslüman terörist olamaz, İslam ile şiddet bir araya getirilemez. İslam bizâtihi terör üreten bir kaynak gibi görülüp değerlendirilemez.
Terörün en büyük mağduru İslâm âlemi mi, yoksa batı dünyası mı?
Tarihin gördüğü en büyük soykırımı Batı dünyası yapmıştır.
Hıristiyan Yahudi ortaklığı, terörü bahane edip İslâm coğrafyasında terör estirip vatan savunması yapanları bile terör listesine alıyorlar.
20 milyon Aborjini Müslümanlar öldürmedi...
150 milyon Kızılderili’yi Müslümanlar öldürmedi...
130 milyon Afrikalıyı Müslümanlar öldürmedi...
5 milyon Vietnamlıyı Müslümanlar öldürmedi...
Afganlıları, Boşnakları, Iraklıları, Suriyelileri, Yemenlileri, Lübnanlıları, Libyalıları, Tunusluları, Cezayirlileri, Afrika Müslümanlarını Müslümanlar öldürmedi...
Batının mağduru olan, mazlum düşen, mezalime uğrayan milyonlarca Müslüman değil mi?
Gerekçesi ne olursa olsun, terör zulümdür, terörist zalimdir.
Terörle İslam yan yana düşünülemez, getirilemez. Masum insanlara kendi halkının çıkarları doğrultusunda ölüm kusmak İslam dışıdır, Müslümana yakışmaz. Buna şiddetle karşı çıkmalıyız, İslam ve terörün yan yana gelmesine izin vermemeliyiz.
Bizim yolumuz, haksızlığa asla susmayan, hakkını sonuna kadar arayan, ancak hiçbir zaman terörü meşru görmeyen bir yoldur.
Paris’te yaşanan terör batılının beyninde saklı duran İslam düşmanlığını arttıracaktır. Fakat vakit büyük iddiaların ve büyük ideallerin peşinde koşma, kararlı ve cesur adımlar atma zamanıdır.


