--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sultan Yavuz kim, siz kimsiniz

Burak Karen
Burak Karen

Sultan Fatih’in çağ kapatıp çağ açan büyük fethinin 560’ıncı yıldönümünü kutlarken tarihi bir olaya daha tanıklık ettik. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Erdoğan ve devlet erkânı Boğaziçi’ne üçüncü gerdanlığı takmak için köprünün ayağına ilk harcı dökerek üçüncü köprünün temelini attılar.
İstanbul’un çekilmez hale gelen trafik sıkıntısını azaltmak, şehri transit kamyon trafiğinden kurtararak daha yaşanılabilir hale getirmek adına atılan temel halkın isteklerini bilmeyen, hassasiyetlerine saygı göstermeyen CHP zihniyetini ve partilerine mensup “mutlu azınlık” grubunu rahatsız etti.
Sosyal medyada tarih yazılmayacağını bilmeyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, “AKP İstanbul’daki 3. köprüye Yavuz Sultan Selim adlı Alevi celladının adını vermiş. Bu, Alevilere yeni bir hakaret ve açık bir gözdağıdır!” şeklinde tweet attı.
Sultan Yavuz’un ayağının tozu olamayacak bu tiplerin büyük Sultana attıkları çamur kendi suratlarına patlayacaktır. Terör yuvalarında mutlu olduğunu söyleyecek kadar alçalan bu tipler sanal âlem kahramanlığına soyunarak çirkin yüzlerini deşifre ediyorlar.  
Atılan her adımı eleştirmeyi görev kabul eden, oyalayıp aldatarak kendi egemenliklerini sürdürmeyi alışkanlık haline getiren CHP zihniyetinin zirvesi, alevi olduğunu açıklayamayacak kadar korkak Kemal Kılıçdaroğlu reddiyelerini sıraladı.
Bu zihniyetin his dünyasında Osmanlıya düşmanlık ve suni/alevi ayrışmasını diri tutmak vardır. Bu zihniyetin temelinde yapmak yerine yıkmak anlayışı işlem görür. Doksan yıllık geçmişlerinde ortaya koydukları hiçbir eser var mı?
Doksan yıllık Türkiye tarihinde silahlı güçleri arkasına alarak iktidar olmasalar da hep muktedir olan bu zihniyet cehalet, yoksulluk, yıkım, gözyaşı haricinde bir iz bırakabildi mi? Bunların bu ülkeye bıraktıkları en büyük eser bu milleti bir gecede cahil bırakmak değil midir?
Bunlar tarihi camileri satan, batakhanelere çeviren yüzler değil midir?
Bunlar muhalefetle değil, eser bırakarak tarihe isim yazdırılabileceği gerçeğini bilmeyecek kadar bunak tiplerdir. Bunlar marifetin bir şeyi güzel veya kötü göstermek olmadığını, gerçeği en yalın haliyle gösterecek muhtevaya sahip olma olduğunu bilmeyecek kadar cahil beyinlerdir.
10 yıl gibi bir sürede 2,5 milyarı aşkın ağaç dikilebiliyorsa, bölgedeki ormanı korumak için projede her türlü hassasiyetin gözetileceği taahhüt ediliyorsa, hatta maliyetin katlanması pahasına bu göze alınıyorsa bahanelerin arkasına sığınmak korkaklıktır, acziyettir.
Köprüyü bir kez daha siyasi ihtiraslara kurban etmenin anlamı yoktur. Sultan Abdülhamit Han’ın 120-130 yıl önce yaptırdığı projeleri bugün hayata geçirenleri alkışlamak boyun borcudur.
Meseleye serinkanlı olarak yaklaşabilirsek, inançlarımızı karıştırmadan, bilgi konusu olarak verileri masaya yatırabilirsek, sapla samanın birbirine karıştığını görmek kolaylaşacaktır.
Dersim’de Alevilerin katledildiğini açıklayıp sonrasında ağzından çıkanları inkâr eden Kılıçdaroğlu cesur davranıp da Mustafa Kemal ismine niye itiraz etmiyor, edemiyor. İnönü ismini niye hiç ağızlarına almıyorlar.
Çünkü yüzyıldır Atatürk isminin arkasına sığınıp ayrıcalıklı oldular. Kemalizm safsatasının gölgesinde hâkimiyetlerini perçinlediler. Gölgesine sığındıkları uyduruk kavramlarla halkı kandırıp iktidarda kaldılar.
İnönü’den itibaren Atatürk’ü kalkan yaparak toplumu kamplara ayrıştıran bu “hasta zihniyet”in arka planı da, ön planı da çirkinliklerle doludur. Bu zihin haritasının içi de dışı da batakhanedir. Bu düşünce tarzında ırkçılık, kendi halkına güvensizlik, kendi milletinin millî ve manevi değerlerine yabancılaşma vardır.
Sayın Kılıçdaroğlu cesaretini toplayıp da Dersim’le ilgili bir araştırma komisyonu kurulması için önerge verse ya. Buna yüreği yeter mi? Yetmez...
Sayın Kılıçdaroğlu ve avanesi Saltanatının çoğunu seferde geçiren, gerçekleştirdiği büyük fetihlerle ve kesin çözüm çabalarıyla dünyada hayranlık uyandıracak bir iz bırakan, ekonomik ve askeri açıdan çağdaş bir değişim ve dönüşüm süreci başlatan büyük sultana sataşabiliyor.
Osmanlı dini düşüncesinin sınırlarını çizen, siyasi ve sosyal hayatta Osmanlı’yı yeniden kuran, İslam’ı tüm orijinalliği ile muhafaza eden, İslam dünyasını tek bir bayrak altında toplayan, Mekke ve Medine’nin koruyucusu, hilafet tahtının sultanı, sert -eğilmez ve hak bildiği yolda kararlılıkla yürüyen gerçek bir lidere iftira edebiliyor.
Kendine iltimas geçmediği gibi ordularına da taviz vermeyen bir yiğit komutan olarak karşımıza çıkan Yavuz Sultan Selim’e çamur atmayı becerebiliyorlar. Attıkları çamur suratlarında patlasa da “Yarabbi şükür” niyazları da takdire şayandır.
Son söz: Bu zihniyetin acilen tedaviye ihtiyacı var.

Burak Karen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle