Son sözü millet söyleyecek
|
Y |
arınTürkiye’de bir ilk yaşanacak ve halk cumhurunu seçecek. Devletle milleti anlamlı bir ruh ikliminde buluşturacak bir başlangıç olacak yarın. Cumhurun özgür iradesinin tecellisi olarak, demokrasinin çıtasını yükseltecek bir süreç başlayacak.
Artık söz milletin… Türkiye yarın kararını veriyor. Gelişim, değişim, büyüme adına yola devam mı yoksa eski oyunlara, boyun eğmelere geri dönüş mü.
Seçim öncesi onca kamplaşmaya, kriz senaryolarına, gerginlik politikalarına, toplu muhalefete millet meydan okuyarak yarın cevap verecek.
Kavgasız, gürültüsüz istikrarı ve güven ortamını sürdürerek yani uzlaşarak sorunlara çözüm aramaya devam mı, yoksa derin devlet adınatoplumun çoğunluğu üzerinde terör estiren kökü dışarıda bir avuç mutlu azınlığın yüz elli yıldır süren hükmetme güdüsüne geri dönüş mü yarın göreceğiz.
Yarınki kararıyla halk muhtıralarına, sivil demokratik devrimlerine, kutuplaşma politikalarına attığı şamarlara, seçim sandığından korkanlara, halkın sağduyusuna inanmayanlara gösterdiği tepkilere devam kararı mı verecek yoksaiktidar eksikliğini söylemlerine yansıtıp projelerini ortaya koyamayan muhalefetin ektiği ekmeli mi biçecek göreceğiz.
Yarın kan üzerinden, şehit üzerinden, cumhuriyet üzerinden, laiklik üzerinde, kısaca “insan odaklı” bir anlayışı ret ve inkâr ederek, korku üreterek siyaset yapma çabası içinde olanlar halkın iradesine boyun eğecek.
Devlet eliyle topluma nizam vermek isteyenlere, seçimi, “cumhuriyet ile cumhuriyet karşıtlarının hesaplaşması” olarak gören beyin kimyasına halkın kitlesel refleksini göreceğiz yarın.
Kavgacılara, kamplaşmalara, hamasi sloganlara, aba altında sopa göstermelere, 367 numaralarına, meydan nümayişlerine karşı rakamların diliylebarışı, darbesiz demokrasiyi, barış ve istikrarı destekleyen halkın “evet”ini göreceğiz yarın.
Milleti, adam edilmesi gereken, geri kalmış, hurafelere inanan cahil insanlar takımı olarak gören, siyaset üzerinde vesayet rejiminden yana olup, atanmışların seçilmişlere üstün olması gereğine inanan ve bu doğrultuda siyaseti dizayn eden beyaz Türklerin, devletçi seçkinlerin, otoriter yönetim yanlılarının zihniyetine karşı halkın kahramanını seçim zamanı yarın.
Şovenist rejim uygulamaları, ayrımcı devlet yaklaşımı, kültürel ve sosyal baskılarla tahakküm eden resmi ideolojinin hazin sonu için yarın evet deme zamanı.
Farklılıkları tehdit gibi algılayan otoriter devlet anlayışından, farklılıkları zenginlik olarak gören modern demokratik devlet anlayışına doğru yönelimin kabulü için yarın evet zamanı.
Korkunun çözüm olduğu tek yer, gerçeklerden kaçarak sığınılan yalanlardır. Hiç kimsenin kendini dinsel, ırksal ve mezhepsel aidiyetinden veya farklı yaşam tarzından ötürü dışlanmış hissetmediği demokratik bir yapı için yarın evet zamanı.
Kardeşlik coşkusuyla uyanıp dirilen ruhlarımız, insanca aşama haşyetiyle ürperen gönüllerimiz, birlikte yaşama, yaşatma arzusuyla köpüren vicdanlarımız eşsiz bir anlam, aşk ve coşku senfonisiyle yarın evet diyecek.
Yabancılaştırma siyasetiyle halkların kardeşliği ve özgürlüğünü “halk düşmanlığı”na dönüştüren, ceberut bir düzenin insanlık dışı zulüm ve ayrımcılığı, kurukafa siyaseti yerine, kırgınlıkların tamiri, güven ortamının kurulması, akan kanın durması için yarın evet zamanı.
Cumhuriyetçi laik dalgadan söz edenler gerçek dalgayı, halkın yönettiği tsunamiyi görecek yarın.
Yıllardır bu ülkede rejime dışarıdan yaptığı müdahalelerle nemalananlar, çalışmadan spekülasyonlarla para kazananlar, kendi çıkarlarını Türk Devletinin bekası ve milletinin değerlerinin üstünde tutanlar, milletin kültürel ve moral direncini hiçe sayanlar Anadolu halkının uyanışına, dirilişine, kalkınmasına tahammül edemeyenler halkın evet tokatıyla bir kez daha boyunlarını eğecekler.
İdeolojik olmayı bir pespayelik haline sokanlar, halkın tercihlerine yönelik müdahalede bulunmayı marifet sayanlar, alternatif üretme yerine millet ile bir siyasi düelloyu seçenler yarın evet ikazıyla yeniden uyarılacaklar.
Her şeye karşı çıkmayı, her türlü öneriyi gözü kapalı reddetmeyi ve ağır politik demagojilerle cevap vermeyi marifet sayan demokrasi bezirgânlarından, özgürlük tüccarlarından, inanç düşmanlarından rövanşı evet kararıyla sandıkta almaya kararlı halk.
Kifayetsiz muhteris muhalefet çaresizlik girdabında çırpınırken kara kara düşünüyor.
Laik rejim piramidine her defasında Kemalist paraşütlerle inen ve gördükleri yüzde yirmilik kabul yerine yüzde seksenlik ses çıkaran ve milleti tahkir ve tezyif ederek oligarşik düzenin devamını sağlamaya çalışan CHP’nin son çırpınışlarıdır bu kuru gürültü.
Asırlık sorunlardan, bitmeyen kavgalardan, nihayetsiz yakınmalardan, kangren olmuş yaralardan kurtulmak yerine karşı tarafa nizam vermeye çalışan “paralel” asker Bahçeli’nin son hezeyanıdır bu diklenmeler.
Milletin tarihsel geçmişine, sosyolojik ve kültürel dokusuna, milli manevi değerlerine karşı çıkan kişi ve kurumların toplum mühendisliği anlayışına sarılarak, modernleşmeyi yalnızca biçimsel unsurlara indirgeyen bir yaklaşımla, millete dayatmaları artık geri tepiyor.
Medyasıyla, partileriyle, bürokrasisiyle eski statükonun devamı olan kesimler ve onların yeni müttefikleri paralel destekçilerinin inşa ettiği “saltanat kayığı” karaya oturdu.
Halk dış güçler, ülkedeki goygoycuları paralelciler ve çaresizlik girdabında çırpınan muhalefetin fitne ve fesadına fırsat vermeden gereğini yerine getiriyor.
Seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olarak Çankaya’ya çıkacak olan Tayyip Erdoğan hiç kuşkusuz tarihin yürüyüşünü değiştirecek ve bizler de buna şahitlik edeceğiz inşallah.


