--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Seçim startı verildi

Burak Karen
Burak Karen
Seçim sath-ı mailine girdik ve kulisler hareketlenmeye başladı. Aday adayları genel başkanlara isimlerinin ulaşabilmesi için her yolu mubah saymakta ve başkenti aşındırmakla meşguller.
Yerel seçimlerle birlikte engelli bir koşu başlıyor. 2014’ten itibaren art arda yapılacak üç seçim, “siyasetin sırat köprüsü” olacak. 2014 Mart’ında yerel seçimler var. Ağustosta da cumhurbaşkanlığı seçimi var. Kasımda ise (Hüseyin Çelik’in beyanı) anayasa referandumu var.
Belediye başkanlığı seçimi bütün partiler için hayati önemde. Cumhurbaşkanlığı seçimini de, yerel seçimlerin sonucu belirleyecek gibi. AKP’nin olası bir puan kaybının birkaç ay sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin “umut fişekleri” olacaktır ve yeni bir başlangıcın hayallerinin kurulmasına sebep olacaktır.
Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı da işin içinde olunca muhalefet için bu seçimlerin önemi birkaç kat daha artmaktadır.
Ana muhalefet, seçim stratejisini üç dev metropol İstanbul, Ankara ve İzmir’den “en az ikisini kazanma” hedefine oturttu. İstanbul, yerel seçimlerin tartışmasız bir şekilde favori şehri konumunda. İstanbul, muhalefetin tek umudu. AK Parti İstanbul’da tökezletilirse, yeni bir dönemin başlayacağını hesaplıyorlar.
“İstanbul’u alan, Türkiye’yi yönetir” ekseninden konuya yaklaşan CHP’liler, “doğru aday” mesaisine şimdiden başlamış durumda.
Kanaatimce bütün muhalefet, İstanbul’da AK Parti’nin karşısında tek blok olacaktır. Unutmayalım ki, geçen seçimde AK Parti ile CHP arasındaki fark yüzde 4’tü. Kısaca, siyasetin düğümü İstanbul’dan çözülecektir.
CHP içinden ve dışından yapılan yorumların ortak noktası, yerel seçimlerin Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi kaderini belirleyeceği yönünde. İstanbul’da seçimleri kaybetmesine rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na İstanbul kaldıracı üzerinden zıpladığı hesap edilirse, bu mücadelenin CHP’nin tepesine kadar uzanan bir boyutu var.
Şimdiye kadar olağan / olağanüstü dört kurultay yapan, tüzüğü sil baştan değiştiren, örgütleri yenileyen, genel seçim ve referandum deneyimi edinen Kemal Kılıçdaroğlu için seçim başarısı zorunluluk haline gelmiş durumda. Aksi halde Kılıçdaroğlu’nun koltuğunda rahat oturamayacağı kesin.
Başbakanın gizli muhaliflerinden Rahmi Koç’un, Mustafa Sarıgül’ü İstanbul Büyükşehir belediye başkanı yapmak için canla başla çalıştığını herkes biliyor. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve grup başkanvekilleri Muharrem İnce ile Akif Hamzaçebi adı geçen diğer isimler.
Kılıçdaroğlu’nun partilileri ve adaylık hayali kuranları küstürmeden medya/kamuoyu desteği büyük olan fakat partili olmayan “Sarıgül sarmalı”nı nasıl aşacağını merak konusu.
AK Parti’nin öncelikli iki hedefi var: Birincisi, İstanbul’u ve Ankara’yı kaybetmemek, ikincisi ise İzmir’i mutlaka kazanmak. Kadir Topbaş gezi parkı eylemleriyle yıprandı. Sayın Topbaş’a Meclis yolu görünüyor gibi.
İstanbul adayının tespitinde fazlaca dikkat gerekiyor. Kulislerde adı dolaşan kabine üyelerinin hiçbirisinin İstanbul için yeterli olmayacağı kanaatindeyim. Merkezi yönetimde “emreden” konumunda olan ve halkla diyaloğu sınırlı seviyede olan birinin belediyecilik anlayışı zorlayıcı ve yorucu olur.
Merkezden yerele inmek zordur ve emek ister. Tersi yerelden merkezi yönetime geçmek ise daha kolay ve çaba gerektirmeyen bir durumdur. Bu yüzden İstanbul adayı halktan, halkın içinden, sivil toplum örgütlerinin tavsiyesi, kanaat önderlerinin oluru ve halkın kabullenip kucaklayacağı biri olmalıdır.
İzmir Başbakanın ayrıcalıklı hedefi konumunda. İzmir’in alınması demek CHP ye vurulabilecek en büyük darbe demektir. İzmir’in elden gitmesi demek Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık koltuğunun altından kaymasıyla eş anlam taşır. Binali Yıldırım’ın İzmir adaylığı kulislerde konuşulsa da sürpriz bir ismin aday edileceği düşüncesi bende ağır basmakta.
Ankara’da Melih Gökçek ismi ağırlığını korumakta. Gökçek yıpranmışlığını gezi parkı olaylarında gösterdiği eforla sildi gibi. Günde birkaç TV kanalında canlı yayına çıkarak hükümetin üzerinden yükü hafifletmeye çalışması Gökçek’in kaydının yenilenmesine yetti.
AK Parti’nin kalesi konumundaki Erzurum’da seçimin sonucundan ziyade adayın ismi önem arz etmekte. Başkan Küçükler’in üçüncü dönem arzusu ve eski vekil Muzaffer Gülyurt’un ismi en çok konuşulanlar. Kırkıncı hocanın Gülyurt ismini Başbakan’dan istediği fısıltısı merakları artırmakta. Başkan Küçükler ise icraatlarıyla varlığını ispatladı. 
Tekrar AK Parti’ye dönen Eşref Fakıbaba’nın Şanlıurfa adaylığı kesin gibi.
AK Parti yedi aşamada belirlenecek adaylar için anketler yapmaya başladı. Ardından temayül yoklamaları olacak. İl koordinatörlerinin raporları, Genel Merkez yöneticilerinin görüşleri, MKYK ve MYK’nın tespitleri Başbakan Erdoğan’a sunulacak. Erdoğan da listelere son şeklini verecek.
Yerelde, genelde ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde galip gelenler, Türkiye’nin dönüşümünde yetki sahibi olacak. Başarısız olanlar için ise yolun sonu görünecek. Bu sürecin kilit ismi hiç şüphesiz Başbakan Erdoğan olacaktır.
Seçim atmosferi bizlere neler getirecek bekleyip göreceğiz.

Burak Karen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle