Rahmete çağrı
Sahip olduğumuz insanî değerler erozyona uğramaya yüz tutmuş, sınırsız bir dünyevîleşme ve maddileşme benliğimizi kaplamış, bireysellik, bencillik, çıkarcılık, çekememezlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz değerler ilişkilerimizde öne çıkmış, bütün bu beşeri zaaflar toplumumuzda mutsuz, umutsuz, olumlu düşünemeyen ve paylaşamayan kişilerin sayısını artırmıştır.
İradelerin merhametle eğitildiği ve özgürleştiği, içinde bin aydan daha kıymetli bir geceyi, yani Kur’ân’ın Levh-i Mahfûz’dan dünya semasına indirilerek cihanı ve insanları nura gark ettiği Kadir Gecesi’ni de içinde bulunduran Ramazan’da kaybedilen değerlerin yeniden kazanılması için yapılabilecek en güzel şey tövbe edip gözyaşı dökmektir.
Bir damla gözyaşı, bin günahı temizler. Gözyaşı, yaratıcının ümit dergâhı, ruhun ifrazatlardan, kirlerden arınışı, sabrın en mütevekkil, duygunun en müteyakkız halde olma durumudur.
Gözyaşı, ilâhî muhabbet bağına girenler için bir tövbe pınarıdır. Rabb’e karşı bir şükran ifadesi olup günahları yakar, temizler.
Gözyaşı, Cenâb-ı Hakk’ın ümid dergâhıdır. Kalplerin ölü veya diri olduğu, gözyaşlarından belli olur.
Bazen de sayfalar dolusu bir kitap, bazen anlam yüklü birkaç damla olup yüreğin ifadegâhıdır gözyaşı. Gözden akar, hâlden hâle geçişi anlatır. Karanlığın farkında olmaktır ve gelecek adına şafağın müjdesidir gözyaşı.
Gözyaşı, kelimelerin taşıyamayacağı manaları yüklenen ve ifade edebilen bir lisandır ki, insan onunla, kendisinin bile hayal edemeyeceği şeyleri Rabb’inden istemiş olur. Onun için sevdalar gözyaşı pınarının başında teselli bulur. Garipler onun kıyısında dinlenir.
Gözyaşı, aczin ve nedametin işaretidir. Ruhun ifrazatlardan, kirlerden arınışıdır. Sabrın en mütevekkil, duygunun en müteyakkız halde olma durumudur. Her gözyaşı adeta bir yeniden doğuştur.
Bazen anlamlı bir anlatıştır sessizce dökülen gözyaşları. Acıyı hafifletir, insanı dindirir, bazen de gizli saklı kapıları açan bir anahtardır gözyaşı.
Bazen, bir kırık kalbin kırıntılarını ifade eder, bazen de çaresizliğin haykırışa, sessizliğin çığlığa dönüştüğü zamanlarda usul usul yağan yağmurdur.
Bazen çaresizlik halinde akıtılan bir seldir. Kimine göre de gözyaşı, yaşanmamış hayatların acısıdır.
Gözyaşı, rahmete çağrıdır. Cennetten esintidir, cennetin rahmet çeşmeleridir. Gözlerin dilidir gözyaşı. İçimizdeki haset, kin ve öfke gibi kötülükleri de temizleyerek kişiye huzur verir.
Gözyaşı, gözün niyazıdır, aşkın deruni hislerini coşturan kelimesiz ve sedasız lisandır, arifin kalbinin tercümanıdır.
Gözyaşı, bazen pişmanlığın ifadesi, günahkârların ubudiyet incisinin taneleridir, yokluğa erenlerin saadet sermayeleridir.
Gözyaşı, bazen acının inci inci dışa vurumu, bazen sevincin gözlere yığılması, ardından göz pınarlarından süzülen taneleri, günahkârın gufranı, tövbe-i nasuhtur.
Gözyaşı, ruhumuzun lisan-ı hal ile tövbesi, günahların affı için fiili bir dua ve bir ruh abesi, bir gönül sızıntısı, ulvi bir titreşimdir. Kul olma idrakine varmak ve acziyeti itiraf etmektir.
Gözyaşı, yeniden diriliş, bir inkişaf halidir. Yani ruhun soluklanışı, duyguların yenilenişi ve yeni bir çehreye bürünüşüdür.
Gözyaşı, rahmete çağrıdır. Hak rahmetinin insan gözünde damla damla olmasıdır gözyaşları. Allah’ın rahmet çağrısına rahmetle cevap vermektir. Rahmet gelsin diye, yıkamaktır yolları nefsaniyetten.
Gözlerin dilidir gözyaşı. Dil ile susmak ama göz ile konuşmaktır.
Gözyaşı, bazen Rab’be yöneliş, bazen af dileme, bazen acının inci inci dışa vurumu, bazen sevincin gözlere yığılması, adeta acının yıkanması, toprağa karışıp yok olması, yürekte sevinç fırtınaları koparken, gözlerin mahzunluğudur.
Gözyaşı, ezgisiz yüreklerin paslı duvarlarında tuzlu notalarla yankılanan, ilk notası gözyaşı olan bir bestedir. Dilin, duygunun ve gönlün el ele, yüz yüze birleştiği, iç içe girdiği anın çiçekleşmesi üzerinde jaledir gözyaşları.
Gözyaşı, sevinçlerin, hasretlerin, hüzünlerin, aşkların ilk durağıdır. Bu durakta ilk düşler, ilk fırtınalar, ilk ayrılıklar ve haykırışlar bekler.
Gözyaşı, ağlamaktır, ağlamak ise anlamak. Gözyaşı yalnızlığa, gurbete, hasrete, hayatı iyi ve doğru anlayıp ahret yurdu için hazırlanmaya, yufka yürekliliğe ve kalp inceliğine delalet eder.
Kimine göre gözden akan sıvı, kimine göre yürekten gözlere yansıyan duygu ifadeleri ve kimine göre ise ruhun pasını temizleyen ve rahatlama sağlayan bir eylemdir gözyaşı.
Gözyaşı, net, yalın, riyasız hiçbir kelime telaffuz etmeden tüm çıplaklığıyla, duyguların ifadesidir. Bazen ruhumuzun kelimeleri, bazen kalbimizin aynasıdır, bazen ise gözümüzü temizleyen bir kaynak suyudur. Dille ifade edemediğimiz saf, arındırıcı ve masum şeyleri anlatır.
Resulün kaybettiği oğluna hediyesi, Yakub’un Yusuf’a özleminin ifadesi, kaybedilene ağıt, hüznün doruk noktasıdır gözyaşı.
Gözyaşı, gözlerin dili, Cennetten esinti, şehvet perdesi, elemin sızıntısı ve sevincin şebnemidir. Bazen sevincin gözlere yığılması, ardından göz pınarlarından süzülen tanelerdir.
Gözyaşı, acının yıkanarak toprağa karışıp yok olması, yürekte sevinç fırtınaları koparken, gözlerin mahzunluğu, ümitsizler için ümit ağacıdır.
Her ne kadar gözyaşı damarlarımız atıl durmaktan paslanmış, çürümüşse de.
Her ne kadar göz pınarlarımız işlevsizlikten tıkanmışsa da.
Kaskatı gönüllerimizden esen kuru ve merhametsiz rüzgârlar bir tayfun, bir kasırga gibi öz benliğimizi silip süpürmüşse de her ne kadar.
Ne olursa olsun ve her şeye rağmen gözyaşı...


