--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milletin tokadından sonra adaletin de tokadını yediniz

Burak Karen
Burak Karen

Ey Amerika’da yaşayan, Yahudi ve Hristiyan âlemine olan hoşgörüsü ve sevgisi ile İslam dünyasına olan ilgisizliği ve bedduaları ile ünlü din adamı

Ey dergâhında umutsuzluğu, ikiliği, fitneyi besleyen sahte mehdi

Ey Bediüzzaman’ın müspet hareket düsturlarına muhalif cemaat lideri

Ey Siyonist Yahudi lobilerinden Papa hazretlerine, Masonik mahfillerden dış güdümlü siyasilere, münafık merkezlerden kirli örgütlere, Haçlı zihniyetli emperyalist güçlerden, uluslararası karanlık şebekelere gönül bağı olan siyasi figür… 

Ey hilafet makamına gözü olan, bütün Yahudi ve Hristiyan âleminin beklentilerine cevap vermek için kendisine eylem planı hazırlayıp gayri meşru yollarla rejim değiştirip, hükümet yıkmak için harekete geçen sahte halife…

Ey Cebrail’in kuracağı partiyi desteklemeyen, telkin, tuzak ve tehditlerle, milli iradeyi, anayasal sistemi tehdit ederek milletin öze dönüş çabalarını etkisiz kılmak için çırpınan, sıkışınca Said-i Nursi gibi Allah’a sığınmayıp Amerika’ya, oradaki Yahudi lobilerine sığınan sahte peygamberler…

Ey gönül dili diyerek incinmekten, kırılmaktan, hassasiyetten dem vurup muhatabını Firavunlukla, Karunlukla, Yezidlikle suçlayan modern Yezid… 

Ey dünyevî çıkar ve hesaplar için diyalog masalıyla Allah’ın dinini tahrif eden, küfür sistemlerine ve kâfir yöneticilere yaranmak maksadıyla Allah’ın hükümlerini çiğneyen ve asıl gayesinden saptıran sahte veli… 

Ey çamur at izi kalır mantığıyla çirkin ve ahlaksızca saldırılar, karalamalar yapan ve emniyeti, yargıyı, bürokrasiyi karanlık operasyonlarla ele geçiren şer şebekesinin patronu… 

Ey Müminlere beddua edip tağûtî güçlerle din adına uzlaşan, Allah’ın adını kullanarak aldatan, hevâ ve heveslerini tatmin için tevhit akidesini tahrip eden Bel’am

Ey lideri Amerika güdümünde, dünyadaki çalışmaları için Amerika İsrail şemsiyesini, Papalık müsamahasını, Patriklik dostluğunu, AB lobisini koruyucu kalkan olarak gören bereketsiz hareket

Ey siyasi temsil yetkisine ve siyasi meşruiyete sahip olmadan, kamu gücünü kullanarak meşru, demokratik siyaseti tahrip edip bürokratik vesayet girişimiyle ülke için darbeden daha büyük bir tehdit oluşturan haşhaşiler… 

Ey takiyyeyi bir strateji değil bir hayat biçimi olarak gören, istihbarat oyunlarıyla nihai amaca yürümek için her yolu mubah sayan, nefret, bilgi kirliliği ve algı yönetimi ile itibarsızlaştırma, açıkça meydan okuma ve öfkeyi servis eden, organize, sistematik ve emir komuta kademesi olan kirli yapı…

Ey Batı’nın batıl düşünceleri peşinde sefilce sürüklenen ve onun sömürgeci zihniyetine hizmetçilik eden, ABD’de konuşlu İsrail lobisinin emir kulu olup devletin kılcal damarlarına sızmış, kirli ittifaklarla, operasyonlarla iktidarı yıkmaya çalışan solucanlar

Ey devletin egemenliğini ele geçirmek amacıyla hukuk katliamları, kirli oyunlar, kumpaslarla baskı, yıldırma ve tehdit yöntemlerini kullanıp örgütsel yapı oluşturarak bu yapılanma altında iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve belgede sahtecilikte sınır tanımayan ve hala cemaat adı altında ortalıkta gezen suç örgütüne destek olanlar… 

Ey 14 Aralık soruşturma dosyası dolayısıyla gazete, adliye ve emniyet önünde gövde gösterisi yapan, slogan atan, pankart açan, eylem yapan, dış basına poz vererek gazeteciler susturuluyor diye göz göre göre yalan söyleyen paralel çetenin taraftarları… 

Gönüllerde ve vicdanlarda kaybetmiştiniz şimdi asıl mağlubiyeti hukuki zeminde alıyorsunuz. Devlet içinde oluşturduğunuz paralel yapının kalıntıları üzerinden sürdürdüğünüz savaşı kaybettiniz.

Plastik belgelerle keyfinizce içeri tıktığınız mazlum insanların ahı alnınızda kara leke olarak parıldıyor. 

Bin yıldır bu topraklarda yaşayan farklı dil, ırk ve kültür özelliklerine sahip insanların muazzez bir medeniyet kurmasını sağlayan sahih İslâm anlayışının omurgasını, özünü ve ruhunu yok sayan nevzuhur oluşumunuz milli irade tokadından sonra adaletin şamarını yiyor.  

Yaklaşık yüz yıldır aynı sazı çalan, şuursuz, ürkek ve basiretsiz karakterlerle, kendi kısır döngülerinde dönme tercihiniz başınıza patladı. Gücünü halkın rızasından alan bir iktidara karşı, meşru zeminde yapamadığınız mücadeleyi hukuki zeminde de kaybediyorsunuz. 

İsrail’in varlık ve güvenliğine karşı bir tehdit oluşturmayan, Hıristiyan dünyası ile teolojik ve siyasi bir çatışmaya girmeyecek, batı uygarlığına karşı bir tehdit ve batıya karşı ekonomik, siyasi, kültürel anlamda rakip olmayacak bir İslam algısı hayaliniz suya düştü, buharlaştı. 

Milletimizi kaygılandıran, manevi bütünlüğümüzü tehdit eden büyük bir fitne ve imtihandan alnımızın akıyla geçtik. 

Kemalizm yerine dış desteği geniş, içerdeki kültürel dinamikleri derin, sermaye kaynağı güçlü ayağımızda pranga, elimizde kelepçe, sırtımızda angarya bir yük olan, ülkemizin sırtımızda bir kambur ve habis bir ur gibi türeyen paralelden de kurtuluyoruz inşallah. 

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han: “Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır. Velayet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der: “Peder ne der, kader ne der!”

Sizin çırpınmanız boşuna. 

Kader milli menfaatler istikametinde, bağımsız ve şahsiyetli politikalar izlemeyi nasip ediyor. Gerisi laf-ı güzaf…

Burak Karen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle