Hizmet gönüllüleri AK kapıda pusuda
7 Haziran seçimleri Türkiye için tarihi fırsat, dönemeçtir. Ahmet Davutoğlu ile yeni bir ivme, sinerjik coşku yaşayan AK Parti camiasının eski heyecanını, inancını yakalayacağını gören binlerce kişi siyaset hayatına atılmak için heyecan içinde. Milletvekili olabilmek için tatlı bir yarış ve telaş yaşanıyor.
Seçim sath-ı mailine girdiğimiz süreçte heyecan her geçen gün artarken, bu coşkuyu en iyi şekilde hazmeden AK Parti’nin rüzgârından “nemalanmak” isteyenler kuyruk oluşturuyor. Aksine muhalefet partilerinde aday adayı patlaması/enflasyonu yaşanmıyor. Çünkü kazanma ihtimalleri yok denecek kadar az.
Bir sürü “hizmet gönüllüsü” başkentte tutunacak bir dal, umut verecek bir dil arayışı içerisinde.
Sayıya baktığımda “Memlekette ne kadar dava adamı, hizmet ehli varmış da haberimiz yokmuş” demekten kendimi alamıyorum. Herkes Türkiye’ye çağ atlatacak projelerle, “ak yarınlar” için AK Parti’ye geliyor.
Aday çokluğu, hiç şüphesiz AK Parti’nin seçimlerde büyük başarı göstereceği kanaati ile yakından ilgili. Sadece siyaseti ikbal kapısı yapanların siyasete kattıkları yalanın ve ikiyüzlülüğün gücünü, kudretini yok etmeye hevesli, yük taşıyacak, sorumluluk üstlenecek, fikir ve çözüm üretecek, partide ve Meclis’te hizmet görecek ve tabii olarak hükümette hizmete talip bilgili, donanımlı, enerji sahibi “gönül eri” insanlar değil ışığı gören herkes ak kapıda.
Düşünsenize yüksek idealler, ilkeler ve dava bilinciyle siyasete soyunan birçok insanın hizmet aşkıyla asaletten vekâlete geçmek için sarf ettiği emeği, parayı. Siyasete soyunurken üzerindeki pek çok değerden vazgeçen, birçok erdemi gereksiz görüp silkelenen ve siyasetin “çıplaklar kampı”na katılmak için can atan fedakâr “dava” adamlarını.
Bunların arasında az da olsa(!) siyaseti geçim kapısı olarak gören menfaat düşkünleri, ikbal avcıları, heyecan tacirleri, insanları kırarak ve kullanarak ilerleyip bir adım öne çıkınca da geriye dönüp bakmayan, her şart altında kazançlı çıkmayı meslek haline getirenler yok mu?
Sonra kutsal ideallerini, kişisel hedeflere dönüştüren, hırsı yüzünden savrulanlar yok mu? Var elbette.
Siyaseti meslek haline getirenlerin ve kapalı kapıların ardında iş görenlerin köşe başlarını tutmaması için bu kadar ak gönüllü fedakârlık edip aday olmuş. Yalan söylerken yüzü kızarmayan insanların siyasi arenada kendilerine yer bulmasını önlemek için bütün bu çabalar, gayretler.
Siyasetin samimiyet, tutarlılık, çıkarsız umarsız dürüstlük istediğini bildikleri ve kendilerinde bu meziyetlerin hepsinin olduğunu görüp bildikleri için bu kadar aday adayı işaret bekliyor.
Bunlar büyük Türkiye hayalinin peşinden koşacak, büyük devlet olmamıza emek sarf etme aşkıyla yanan vatanseverler.
Bunlar köhnemiş, korkular üzerine siyaset yapmayan, uluslararası siyaseti kavramış ve dünya ile rekabet edebilecek “yeni Türkiye” hayaliyle kavrulan idealistler.
Bunlar hayatında çizilen sınırların ötesine geçememiş, dar alan siyaseti yapanlara inat dünya sahnesine yeniden çıkan Türkiye’ye güç katmak için fırsat kollayan gönül insanları. Sizce değiller mi?
Aday adaylarıyla beraber, hemen bir meziyet piyasası da oluştu, marifetler pazara sürülür oldu.
Memleketimde aday profillerine bakıyorum. Evini, yuvasını koruyamayan çocuğunu babasından ayıran başı örtülü bayan, evimi dağıttım sıra yurdumda dercesine aday adayı.
Yerel seçim öncesi belediyenin kestiği dört tane ağaçtan dolayı AK Parti’ye ateş püskürüp, her ortamda aleyhinde üstün gayretler sarf eden Tema Vakfı temsilcisi dün dündür bugün bugündür anlayışıyla ettiği sinkafları toplamak için aday adayı.
Şehirde karanlık odakların kontrol ettiği paralel örgüt mensupları, tarih öncesinde kalmış sol ideolojileri savunanlar, ırkçı partilerin faşistleri ve muhalefetin ve yabancı sermayenin ortaklaşa kurduğu bir kirli koalisyon üyesi herkes aday adayı.
Solcusu, ülkücüsü, türkücüsü, demokrasi bezirgânları, özgürlük tüccarları, inanç düşmanları herkes bu kapıdan nemalanmak için sıra bekliyor.
Yıllardır bu ülkede çalışmadan spekülasyonlarla para kazananlar, kendi çıkarlarını Türk Devleti’nin bekası ve Türk milletinin değerlerinin üstünde tutanlar, Türk Milleti’nin kültürel ve moral direncini hiçe sayanlar, Anadolu halkının uyanışına, dirilişine, kalkınmasına tahammül edemeyen herkesi AK Parti’nin vereceği karara odaklanmış durumda.
Halk millete ve memlekete lazım gelen, siyasetin yan etkilerini kaldırabilecek olgunlukta onurlu, dirayetli ve şahsiyetli insanlara, cefa yüzünden vefayı terk etmeyecek, ülkeyi kutsal emanet olarak görecek, rant için değil dua için siyaset yapacak, kucaklayan, gülümseyen, misyonu ve vizyonu yüksek, dünya ile bütünleşecek siyasilere kucak açıyor, sempati duyuyor.
Halk uzlaşma ve anlaşmaya, sağduyu ve soğukkanlı davranmaya prim veriyor. Toplumda görüş açıklayacak, somut çözüm yolları gösterecek, toplumu uyaracak, yapılan yanlışların karşısında olacak ve siyaset taktikleri ile kamuoyu oluşturacak aday adaylarına pozitif yaklaşıyor.
Adam yerine konulmak için de milletvekili olmaya gerek yoktur. Eğer adamlık el indirip kaldırmaksa eksik olsun.
İlkeler, idealler ve temiz hayaller için siyaset yapacak insanlara ihtiyacı var Türkiye’nin. Muhalefet ya da iktidar fark etmez, saygın insan, ilkeli insan her yerde değerlidir, her yerde ona ihtiyaç vardır.
Yarınların bizim olması için bugün doğruyu seçmek ve destek vermek elzemdir.


