Hasta CHP’ye derman olacak tavsiyeler
Krizlerin partisi CHP olağanüstü kurultayını yapıyor. CHP tarihinde belki de ilk kez gerçek anlamda değişebileceği bir kurultay şansı yakaladı.
Giderek dar bir alanda siyasete mahkûm olan, “bölge partisi” ya da “sahil partisi” haline gelen CHP’nin geleceği için bu kurultay belki de son şans.
Yıllardır ideolojik, düşünsel ve fikri bir tartışma yapılmayan partinin içi fokur fokur kaynıyor. Kurultay CHP için bir fırsat. Çünkü ilk kez, CHP’ye arka çıkan ve siyasetini yönlendiren askeri vesayetin gerilediği, bürokratik vesayetin can çekiştiği bir dönemdeyiz.
Nasıl bir CHP, nasıl bir sosyal demokrasi sorusunun cevabını aramayan, tükeniş sendromunu sorgulamayarak vakfa dönüşen CHP politikasını, çizgisini, söylemini değiştirmezse kaybetmeye mahkûmdur.
Çok kritik bir seçim oluyor. CHP bozaran imajını yenilemek, temizlemek için değişmek zorunda. Halktaki CHP algısı hep krizlerle, olumsuzluklarla, karanlıklarla eşleşmiş vaziyette.
Nerede milletin tercihine saygı, milletin refahı, iyiliği varsa orada CHP yok.
Nerede Meclis’in, Hükümet’in, Türkiye’nin önünün kesilme girişimi varsa CHP orada.
Nerede olumsuzluk ve negatif algı operasyonu girişimi varsa CHP orada.
Sonra da “neden iktidar olamıyoruz” diye sızlanıyorlar.
CHP’nin en büyük sancısı yeni Türkiye olgusu. Yeni Türkiye fikrinin içini dolduramadıkları için panikliyorlar. Yeni olan karşısında endişelendikçe, siyaset dışına savruluyorlar. Değişim ve gelişim endeksli bir siyaset üretemeyince kokuşmuş ideolojik köklerine yöneliyorlar.
Bir taraftan yeni Türkiye’de tamamen anlamsız bir aktör olmamak için söylemlerini güncellemeye çalışıyorlar, diğer taraftan tabanı ve saflarını sıklaştırmak için eski Türkiye referanslarını canlı tutmaya çaba gösteriyorlar.
CHP, Ak Parti iktidarı boyunca gerici kalkışmanın birer aparatı haline geldi ve her kalkışma sonrası gelen yenilgilerle pokerde kaybeden müflis gibi elinde neyi kalmışsa ortaya sürdü. Bu ise siyaseten halk nezdinde silinmek ve kişiliksizleşmek demekti.
Siyasal anlamda arafta kalmanın sancısı her geçen gün artıyor. Bu sancıları, yeni Türkiye’ye tabi oluncaya dek devam edecek.
CHP’nin topluma gitmekten başka çaresi yok. CHP önce içindeki vesayetçileri ayıklayıp, sonra da Anadolu insanını kucaklayacak yeni politikalar devreye sokarak Türkiyelileşmelidir.
CHP, bu yeni dönemde toplumun dinamiklerini iyi okumalı, halk hareketlerinin siyasi önderliğini yapabilecek ortak bir hayali ortaya koymalı,temel hak ve özgürlükler geliştirilerek özgürlüklerden yana olmalıdır.
CHP, üreten, adil bölüşen, ötekisi olmayan, inançlara saygılı, herkesi kendi etnik, mezhepsel inanç kimliği ile kabul eden, yurttaşlık kimliği ortak şemsiyesi altında, özgürlükleri soluyan, dışarıda sözü dinlenen, itibarlı bir Türkiye inşa için varım derse kabul görür.
CHP, farklı kesimlerin değerlerine saygı göstererek, herkesi bir arada tutabilecek, kimsenin bir başkasını öteki hale getirmesine izin vermez ise kabul görür.
CHP, bütün yeni toplumsal dinamikleri kucaklayacak, yarının daha özgür, daha adil, insanlarının güler yüzlü olduğu yepyeni bir Türkiye’yi inşaya kalkışırsa kabul görür.
CHP, tüm kimlikler ve yeni sosyolojileri kucaklayarak toplumu dönüştürücü bir güç olursa kabul görür.
CHP, vicdanlara seslenip, ezilenlerle, horlananları, etnik, mezhepsel, ideolojik, dinsel kimlikleri nedeniyle her türlü mağdur edilenlere empati kurarak onların koruyucusu olursa kabul görür.
CHP, değişim ve gelişim odaklı, geleceğin özgürleşmiş, zenginleşmiş Türkiye’sini inşa etmeye yönelirse kabul görür.
CHP, 21. yüzyıl Türkiye’sinde parti içi demokrasiyi tam olarak tesis eder, üyelerin haklarını hukuksal garantiye alır ve iktidara odaklanırsa kabul görür.
CHP, adaletli, eşitlik sağlanmış, devleti vatandaşın hizmetine vermiş, kimse fakirliği, etnik, mezhepsel, kimliği nedeniyle horlanmamış, horlanmayacak olan bir Türkiye vaad ederse kabul görür.
CHP, insanın horlanmayıp insanca yaşadığı, tüm kimliklerin özgür olduğu, ezilenlerin, mağdur edilenlerin savunulduğu, tüm toplumun Türkiyelilik etrafında birleşeceği yeni düzen vaad ederse kabul görür.
CHP, tüm Türkiye’den destek alacak siyaset dili geliştirirse kabul görür.
CHP, toplumun tüm kesimlerine heyecan ve umut vaad eden siyasi projeler ortaya koyarsa kabul görür.
CHP, Türk toplumunun değişen sosyal yapısı ve hayattan beklentilerini yeniden değerlendirerek bildik doğrular, geçerli anlayışlar ve ezberlerden vazgeçerse kabul görür.
CHP, insanı merkeze alan yeni bakış açısı geliştirirse kabul görür.
Kemalizmi referans almayan hiçbir düşünceyi meşru kabul etmeyen ve toplumun manevi dinamikleri ile bir türlü barışık olamayan CHP, keşke artık iktidarda bir düşman olduğu takıntısından vazgeçse ve yapıcı, özgürlükçü, umut veren, aktif siyasete geçebilse.
Bu rastlantısal, geçici bir süreç değil çünkü. Erdoğan ve partisi tarihin doğru yerinde duruyor ve güçlü bir toplumsal talebe cevap veriyor. Tarihi geri çevirmek için yapılan tüm ümitsiz hamleler, bumerang gibi sahibine dönüyor.
CHP yepyeni bir heyecan ve motivasyonla Türkiye’nin bugünkü fotoğrafını çekip, insani değerler temelinde neyi nasıl değiştireceğini halka anlatamazsa siyaset çöplüğü yeni mevtasına kucak açacaktır.


