Diriliş ve silkinişin vesilesidir bayramlar
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği... Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek ramazan bayramınızı tebrik ederim.
Fitnenin kol gezdiği, zulüm ve katliamlar sonucu yükselen feryatların semaları doldurduğu, kalplerin katılaşıp kin ve intikam tohumlarının yayıldığı, sevgi ve barışa duyulan hasretin zirve yaptığı bir dünyada beraber aynı kaderi aynı tasayı aynı kıvancı yaşama gücünü kuvvetlendiren, kinin, düşmanlığın unutulduğu bu mübarek günde İslam âlemini bayram coşkusu sardı.
Menfaat duygularının ön plânda olduğu, hile ve yalanın kabul gördüğü bir atmosfer oluşumunda bin bir cefası ile geliyor dünya üzerimize.
İslam Dünyasının fetret dönemi yaşadığı bir iklimde ellerimiz bağlı, gönüllerimiz kırılmış, zihnimiz bulanık. Onarılmaz dertler yığılmış çevremize öbek öbek. Ne yana dönsek bir başka elem görüyoruz çaresiz.
Yirmi birinci yüzyılda hâlâ insanın inancına, diline, kültürüne, bilincine, düşüncelerine, görüşüne ket vurarak, baskı uygulayarak, hakaret ederek bir yere varmaya çalışan “nefret kaktüsleri” iş başında.
Ümmet içine sokulan kaos ve fikri ayrılıklar yüzünden çıkan huzursuzluklar, mezhep savaşları ve iç çatışmalar, mazlum coğrafyalarda öldürülen, işkence ve savaş şartları altında hayatlarını sürdürmeye çalışan din kardeşlerimizin acısı yüreklerimizi yaralıyor.
Gülistanı çirkinlikler, düşmanlıklar olanlar, gönülleri çalınmış, yürekleri, beyinleri, kan, kin, nefretle dolu ve kirli olan “azap fırtınaları” eylem halinde. Çıkar hesapları, hırs ve kinler zincirliyor ellerimizi, ayaklarımızı.
Gönlüyle değil, elinde bulunan güce dayanarak meydan okuyanların dünyasında bayramları sevgi limanı görüp sığınmak, çıkarların sesinin toplumun sesini bastırdığı bir iklimde sevda bulutları görüp yükselmek tek çare gibi.
Batıdan doğuya bütün İslam coğrafyasını yangın yerine çeviren “küresel şer ittifakı” ile iç içe entegre bir savaşın yürütüldüğü, savaşın, terörün, katliamın, vahşetin kol gezdiği bir dünyada en emniyetli gölge bayram gölgesi olsa gerek.
Mazlumlardan yana çıkan seslerin boğmaya çalışıldığı, İslam Dünyası’ndaki liderlerin, yöneticilerin kendilerini kurtarma sevdasında olduğu, İslam’ın halifesiz oluşu ve dünyada İslam’ın izzetini korumaya çalışan bir İslam devletinin olmamasından dolayı gözyaşlarının dinmediği bir ortamda bayramlar yüzlerin gülmesini, gönül güllerinin açmasına vesile olacak mübarek günler olsa gerek.
Yaşatmak için çaba sarf edilen değil, kapatmak için çırpınanların bulunduğu bir ortamda, hukukun, siyasetin, demokrasinin gasp edildiği bir ortamda bayramın kuşatıcılığına sığınmak elzem gibi...
Ümmetin halinin kökleri yenmiş ve gövdesi çürümüş büyük bir ağaç gibi olduğu, Müslümanın kanının yeryüzündeki en ucuz kan olduğu, İslam ümmetinin en basit millet haline geldi/getirildiği ve ümmet ve İslam kardeşliği olgusunun paramparça edildiği bir devirde bayramların birleştiriciliği ile eller, gönüller birleşir, biz duygusu yeniden yüreklerde oluşur.
Ruhlarını yabancı kültür değerlerinin işgaline bırakmış ve kendi dini, milli değerlerine düşmanlığı meslek haline getirmiş, suskun, aciz, bön ve helak olmuş ölüler gibi olan Müslümanların çoğunlukta olduğu kara parçalarına dirilişin habercisi gibi ulaşır bu bayramlar.
Eski Türkiye’nin tasfiyesi ve yeni Türkiye’nin inşası sürecinde “yeniden doğuş”un milletçe varoluşumuzun büyük ümit ve heyecanını yaşadığımız son yıllarda, ülkemiz ve insanımız, hatta bütün ehl-i sünnet dünyasının karşı karşıya kaldığı tehdit taarruz ve ihanete karşı yeniden kenetlenme fitilinin ateşleneceği birlikteliklerin oluşum zamanı olur inşallah bu bayramlar.
Toplumların fertlerinin birbirlerine sevgi ve saygı ile yaklaşma, yardımlaşma, birbirlerinin gönlünü alma ve yakınlaşma, mutluluk ve sevgi huzuru dolu dolu yaşama, kardeşliğin, çıkarsız saygı ve sevginin yaşandığı günler olsun bu bayramlar.
İnançlarımızı pekiştirip taze ve canlı tutan, toplumun birlik ve beraberliğini sağlayan, biz bilinci oluşturan kutlu günlerdir bu bayramlar.
Toplumu birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma içinde tutan, saygı ve sevgi temelinde insanları birleştiren önemli günlerdir bu bayramlar.
Bayramlar insanlar arasında kaynaşmanın, dostlukları ve ahbaplıkları ilerletmenin bir yolu, dinî his ve şuurun sosyal hayatta tazelenmesinin de bir vesilesidir.
Dirilişimizin vesilesi olması dileğiyle nice bayramlara…


