--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir gönül insanının dilinden

Burak Karen
Burak Karen

Sürekli fitnenin pompalandığı, biz duygusunun yok edilmeye çalışıldığı, helalleşme yerine hesaplaşma planlarının yapıldığı, esen bahar rüzgârlarından korkanların hazan fırtınaları estirmeye çalıştığı bir ortamda umut dolu bir geleceğe yelken açan birilerini görmenin mutluluğunu sizlerle paylaşmaya çalışacağım bu hafta.
Seçim sathı mailine girilen bir dönemde barış sürecinin başarısı için, Türk-Kürt kardeşliğinin normalleşerek bütünleşmesi adına makamını Kürt kardeşlerimizin yoğun olduğu semte taşıyarak bir ilke imza atan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’in gönül dünyasını kaleme alacağım.
Gönlünden adaylık geçenlerin kapı kapı dolaşarak destek aradıkları, kişisel beklentilerin tavan yaptığı bir iklimde sürecin başarıya ulaşabilmesi için ciddi bir firaset, fetanet ve diplomatik düşünce sergileyerek Kürt kimliği altında oynanan oyunu, akan kanı siyaset yoluyla ve çözüm fikri üzerinden durdurma gayretiyle günün yarıdan fazlasını Kürt kökenli vatandaşları arasında geçirmesi, üzerine giydiği “şehrül emin”lik gömleğinin kendisine ne kadar çok yakıştığının bir göstergesi gibi.
Asırlardır türlü türlü felaketlere birlikte göğüs gererek bu çağa gelen Türk - Kürt kardeşliğinin yeniden tesis edilmesi ve Erzurum’un barış ve istikrar içerisinde aydınlık ve müreffeh bir geleceğe kavuşması için bir barış iklimi oluşturarak umutları, beklentileri yeşertme gayreti alkışa değer, örnek bir hareket tarzı.
“Karşı tarafı doğru okuyamazsanız, onlara doğruluk istikametinde bir katkıda bulunamazsınız” anlayışının işin özü olduğunu belirtip, çatışmanın olduğu yerde akıl devre dışı kalır, insanlar refleksleriyle davranmaya başlar. Reflekslerin egemen olduğu bir ortamda ise görüşmenin, konuşmanın, barış yolları aramanın imkânının olmadığı gerçeğinden hareketle yön tayini yaptıklarını ve başarının beraberinde geldiğini belirtip siyasi bir deha portresi çiziyor Sayın Küçükler.
“Diyalog”un, içinde bulunduğumuz kanlı girdaptan çıkmamıza yardım edecek en ehil rehber olduğu gerçeğinden hareketle bu zor, hassas sürecin başarı ile herkesin yararına, herkesi mutlu edecek bir anlayışla sürmesi ve sonuçlanması için, yol gösterip, çaba sarf ediyor.
Terörün otuz yıllık kanlı sayfasını yırtıp, o defteri kapatmak için ortaya konulan iradeye destek için çaba sarf ediyor. Çözüm sürecinin aynı zamanda kışkırtıcı siyasetin çözülme, terör örgütünün tasfiye süreci olduğu realitesinden hareketle kendi bedbaht gelecekleri için de bağıranlara meydan okuyor Sayın Başkan.  
Bir dokunup bin ah işitiyoruz Başkan Ahmet Küçükler’den: “Sürecin hedefi Kürdüyle, Türküyle Türkiye’nin terörden kurtulması sürecidir. Artık ayrılamaz hale gelen iki halkın aynı bayrak altında, gönüllü bir biçimde birlikte yaşamaya devam etmesinin zeminini hazırlamak için üzerimize düşeni yapalım.
Temel hak ve özgürlükleri esas alarak, onurlu ve eşit vatandaşlar olarak yaşatacak demokratik çözüm çabasını sürdürüyoruz. Kalıcı bir kardeşlik süreci başarıyla sonuçlansın istiyoruz. Sürecin dışında durmak değil, tersine ne oluyor, bizim katkımız ne olabilir diye çaba göstermek, ülkemiz için, şehrimiz için tehlikeli gördüğümüz noktaları yapıcı bir dille ortaya koymaya çalışıyoruz.
Çözümün karşısında olmak milliyetçi düşünce ile bağdaşmaz. Çözümün sürecinin başarı ile sonuçlanması Türkiye’nin büyümesi ve zenginleşmesidir. Bir milliyetçi için bundan daha güzel ne olabilir.
Cumhuriyetimizin kuruluşundaki, Kurtuluş savaşındaki o inancı o kardeşliği tesis edici mücadelenin içindeyiz. Çözüm süreci yaralı duyguları tamir etme, karşılıklı güveni tesis etme kardeşlik hukukunu yüceltme sürecidir. Çözüm süreci silahı aradan çıkarma sözü düşünceyi siyaseti devreye alma sürecidir.
Geleceği korkular ve acılar üzerine kurmayacağız. Karşılıklı güven üzerine inşa edeceğiz. Çözüm süreci adını verdiğimiz bu süreç çok büyük hassasiyetle büyük bir dikkatle kardeşlik hukukunu yüceltme sürecidir.
Şimdi artık kardeşlik hukukunu yerine getirmenin zamanı. Şimdi ayrılıklara vurgu yapmanın değil ortaklıklara vurgu yapmanın, acıları öne çıkarmak değil, ortak zaferleri ortak sevinçleri öne çıkarmanın zamanı. Şimdi ayrıştırmanın değil bayramlaşmanın zamanı. Şimdi artık sosyal restorasyon dönemini başlatıp kararlılıkla yürütmenin zamanı” diye konuşmasını tamamlıyor “gönül insanı” Sayın Küçükler.
Kimlik ayaklanmaları, siyasetin, meşruiyetin, fikrin tahribatı ile yelkenlerini karmaşayla şişirenlere, gezi kıyafeti giymiş ayaklanma provasında derin ABD ve İsrail’le aynı safta yer tutan karanlık çevrelere ve siyasi çapulculara meydan okuyan Başkan Ahmet Küçükler’i ve kendisiyle aynı safları paylaşan Türk-Kürt vatandaşlarımızı kutluyoruz.
Sadece Türkiye’nin iç siyasetini, içerdeki değişimi değil; bölgenin de istikrarını, güvenliğini, ekonomik kalkınmasını çok yakından ilgilendiren süreç, 4 aydır etkisini gösterdiği halde, bölgede ekonomik ve sosyal anlamda çok önemli bir değişim gözleniyor. İnşallah, bu süreç başarıyla ilerleyecek ve hem bölgenin, hem de Türkiye’nin çehresi çok hızlı şekilde değişecek, dönüşecektir.
Rabb’im yar ve yardımcın olsun güzel insan, büyük başkan.

Burak Karen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle