--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bediüzzaman’dan Gülen’e sorular

Burak Karen
Burak Karen
17 Aralık operasyonuyla siyasete aleni olarak müdahale eden, bunu da hiç saklamayan Gülen cemaatinin siyasetle ilişkisi o kadar belirginleşti ki, siyaseti dizayn etmek isteyen, devlet içinde “güç” olmayı hedefleyen bir “paralel yapı” gayretleri apaçık ortaya çıktı. 

Bu süreçte dış güçlerden, ulusalcı, çakma liberal ve solculardan paralel destek alıp, sistematik olarak fitne operasyonları hazırlayarak Türkiye’nin geleceğine yönelik bir savaş ilanı açan Gülen cemaati “şeytanla ortak olmuş” gibi bir görüntü sergilemekte. 

Demokrasi çıtasının yükseldiği, ekonomik refahın arttığı, güven ikliminin ülkeyi kapladığı bir dönem de Gülen cemaatinin dünyevi çıkarlarına, Kuran’ı, Peygamberi ve Risale-i Nuru/Bediüzzaman’ı alet ederek iç siyasi huzursuzluk, hukuki belirsizlik, bölgesel tedirginlik oluşturarak rüştünü ispatlamaya çalışması gerek halkımız gerekse nur talebeleri tarafından hoş karşılanmıyor. 

Ergenekon sürecinin içini boşaltmak, 2009’dan bu yana, çözüm sürecini sekteye uğratmak, 7 Şubat’ta MİT’i ele geçirmek, 17 Aralık’ta başbakanı yok etmek, ocak ayındaki TIR operasyonlarıyla Türkiye’yi itibarsızlaştırmak dâhil siyaset dışı her yöntemi devreye sokarak bugünkü toz duman ortamını oluşturup kendi ülkesinin milli ordusuna, milli istihbaratına, milli bankasına, milletin gönlünde yer edinen sivil iktidarına kumpas kuran bir yapı Risale-i Nur’dan beslenemez, Bediüzzaman’dan etkilenemez.

Siyaset üstü görünüp, dibine kadar siyaset yapan ama siyasi parti yoluyla halkın karşısına çıkamayan, her partide etkili olmak isteyen bir anlayış Risale-i Nur’a muhalif bir anlayıştır. Bu yapı Ceo’su ABD’de olan bir “Hizmet Holdingi” yapısıdır.

Bu süreçte yaşadıklarımızı Bediüzzaman’dan alıntılarla berraklaştırıp, kendisine kutsiyet yakıştıranların boyunlarına lanet halkaları takmayı bir görev addedip soruyorum: 

Madem ben de bu vatanın bir evladıyım bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır. (Emirdağ lahikası 1-105-Envar)”

Biz, imanı kurtarmak ve Kur’an’a hizmet için Mekke’de olsam da buraya gelmek lazımdı. Çünkü en ziyade burada ihtiyaç var. Binler ruhum olsa, binler hastalıklara müptela olsam ve zahmetler çeksem yine bu milletin imanına ve saadetine hizmet için burada (Türkiye’de) kalmağa Kur’an’dan aldığım dersle karar verdim ve vermişiz. (Emirdağ Lahikası 1-195-Envar)” 

Bediüzzaman vatana hizmet için Mekke’yi terk ederim derken Pensilvanya’da haç sesleri altında ikamet niye? 

Hükümetin içinde ikinci bir hükümet telakki edilemez. Hükümetin işine karışmayız. Zira hikmet-i hükümeti bilmiyoruz. (İlk dönem eserleri-388-Söz)”

Meslek ve meşrebimiz bizi idareye ve siyasete karışmaktan men ediyor. (Şualar-349)”

Hükümetin işine hiçbir cihetle karışmadım ve karışmak arzu etmedim. Çünkü hizmet-i kutsiyem beni men ediyor. (Tarihçe-i hayat)”

Siyasetten kaçtığımı ve hükümetin işine karışmadığımı ve tahammül-ü beşer fevkinde sıkıntılara tahammül edip dünyaya karışmadığımı biliniz. (Tarihçe-i hayat)”

Bediüzzaman hükümetin hiçbir işine karışılmaz derken cemaatinizin hükümete müdahalesi ve içinde kurduğu paralel yapı niye?

Bizler muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yoktur. (İlk dönem eserleri-388-Söz yay.)”

Masumlara, ihtiyarlara zarar gelmesin diye beddua etmiyorum. (Emirdağ-279-Envar)”

Ben onlara beddua değil dua ediyorum. Ya Rabbi onlara imanı kâmil ve hüsnü hatime ver. (Emirdağ-234-Envar)”

Bu kadar işkenceler, hapisler, tazyikatlar gördüğüm halde hiçbir adliye adamlarına, bu sırrı azime binden değil küsmek ve beddua, bilakis kalben bir minnettarlık, bir nevi teşekkür, bir tebrik var. (Emirdağ lahikası 2-210-Envar)”

Bediüzzaman bedduaya hayır deyip hep dua derken sizin her güne yeni bir beddua ile başlamanız niye?

Sakın cereyanlara kapılmayınız, siyasete girmeyiniz, asayişe dokunmayınız. (Emirdağ 1-281-Envar)”

Yüz elimiz de olsa nur alırız, siyaset topuzu almayız. (Kastamonu lahikası)”

Risale-i nur iman nurundan bahseder, siyaset zulmetine sukut etmez (düşmez) ve tenezzül etmez. (Kastamonu lahikası)”

Siyaset yoluyla idare ve asayişin zararına hayat-ı içtimaiyeye karışmaktan şiddetle men edilmişiz. (Şualar-349-Envar)“

Risale-i Nur şakirdlerinin, mümkün olduğu kadar, siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmamak bir düstur-u esasileridir. (Şualar-366)”

Risale-i nurun esas mesleği olan şefkat, hak, hakikat ve vicdan bizleri şiddetle siyasetten ve idareye ilişmekten men etmiş (Şualar-349- Envar)”

Siyasi cemiyet ve cereyanları reddetmiş ve karışmamışız. Şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçarız. Bin siyasetim olsa hakaiki imaniyeye feda ediyorum. (Tarihçe-i hayat)”

Bediüzzaman siyasete girmeyiniz derken Gülen cemaatinin siyaset aşkı nereden gelmektedir? 

Risale-i Nuru hiçbir şeye alet edemeyiz. (Şualar-349-Envar)” 

Bir bütün kuvvetimiz ve merakımızla vaktimizi kutsi vazifeye hasretmeliyiz. Onun haricindekileri malayani bilip vaktimizi zayi etmemeliyiz. Çünkü elimizde nur var, topuz yoktur. Biz tecavüz edemeyiz. Bize tecavüz edilse nur gösteririz. (Emirdağ 1-44-Envar)”

Bediüzzaman nur derken Gülen cemaati niye şeytanla ortaklığı ilke edinmiş durumda? 

Gerçek Nurcu fitne ve fesat çıkartmaz, beddua etmez, lanet okumaz, siyaset yapmaz, ülkede kargaşalık çıkmasına teşebbüs etmez, âlet olmaz, böyle şeylere izin vermezken siz bütün bunları niye yapıyorsunuz? 

Nurcu gömleğinin size çok beden büyük geldiği artık aşikâr. Lütfen o kutsal gömleğe zarar vermeden üzerinizden çıkarınız…

Burak Karen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle