--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Annemin ardından...

Burak Karen
Burak Karen

Rahmetli Anneme ithafen...

Annem yaşama biraz da acele ederek sessiz sedasız veda etti. Onu, ruhumun yarısını, gözümün yaşına bakmadan söktü aldı kollarımdan kader.

Annemi, Allah’ımın rahmetine emanet ederek, Cennette peygamberine refakatçi olacağına inanarak gönül rahatlığı içinde ve tuhaf bir mutlulukla gerçek hayata ebedi yolculuğuna uğurladık.    

Şimdi kimsesizliğin vaveylasını yaşıyoruz. Şimdi hatıralarımız daha bir yorgun. Omuzlarım daha bir çöküyor, içim daha bir başka burkuluyor. Karanlık her yer, ışıklarını da götürdü hasret dolu yüreğiyle. Rüzgârlar kokusunu artık semadan getiriyor.

Kötüye gidişlerle iyiye gidişlerin sürekli iç içe olduğu şu dünyada sessizlik ne zormuş gecenin karanlığında, umutsuzluğun bağrında.

Üşüyorum...

Hayatıma dair her şeyde benden önce üzülüp sevinen, Annem canımın parçası, sabır ve merhamet abidem bugün sensiz ve sessiz bir sabaha uyandım.

Sensizlik yaramadı bana Annem. Yokluğun bir açlık gibi sarıyor bedenimi, çok yoruyor sızlayan yüreğimi. Sessizlik hükmediyor yüreğime. Sensizliğe, ölüme, kendi içimde bir kimsesizliğe teslim oluyorum. Çaresizce özlemenin anlamısın artık benim için. 

Umutlarım seninle beraber terk etti beni. Kabuğuma çekilip kendime dönüyorum sessizce...

Çok zor be anne, sensizlik daha şimdiden çok zor.

Seni çok özledim anne, merhametini özledim, merhametsiz günler içinde şefkatin olmayı özledim. Senle olmayı özledim, beyaz saçını, gülen gözlerini, sözlerini gönül ambalajına sararak sana taş atana gül at demeni özledim. Her hal ve şart altında insan kal, inancınla kal demeni özledim. 

Düşüncemin ufku, cesaretim, emin adımlarım, dayanağım, güvenilirlik, dürüstlük, yardımseverlik ve cömertlik ilkelerini yaşam ilkem kılan, annem.

Her şartta ve özel durumda “inanç” yolunu asla terk etmeyen, inandığı ve uğruna mücadele verdiği davasında başı dimdik duran, acı çektiğimizde acı çeken, güldüğümüzde gülen annem.  

Gittin gideli ruhum tarûmar, gönlüme har düştü. Hüzün bedenimden göçmüyor anne.

Gerçek idin, şimdi bana düş oldun. Yaz ortasında yüreğime düşen kar, gözden akan bir damlacık yaş oldun. Vuslatı erteleyip, buram buram hasret oldun.  

Bu şehirde anne, üşümüş kuşlardan başka, yazdığım bir kaç satır yazıdan, dertlerime ortak kaldırımlardan, durgun yıldızlardan, gezinip duran aydan, şehrin loş ışıklarından, içtiğim bir kaç bardak demli çaydan başka kimseyle sensizliği paylaşamıyorum. 

Kocaman bir “hiç” içinde bocaladığımız şu fani dünyada ölüm hepimizin varacağı son nokta. Bu âleme dair sözlerin tükendiği yerde sılaya doğru bir yolculuk başlıyor. Beklenen yerine ulaşıyor, gözyaşının döküldüğü yer, artık gurbet oluyor.

Kulağımda bıraktığın hoş nida, dudaklarımdan düşüremediğim hasret türküleri yürek yaramın cilası oldu. Ciddiyet, hürmet ve mehabetten örülmüş duvarlarını aştığım canım annem, seni gerçekten çok sevdim/seviyorum.  

İçimdeki pınarlar gür akabiliyorsa, sesimi göklere yükseltebiliyorsam, başım dik, alnım açık gezebiliyorsam, tebessümler hiç eksik olmuyorsa yüzümde. Sonsuzda hakkı, sevgiyi kucaklamak için emin adımlarla yürüyorsam ileri. “Anne” deyişimde, “yavrum” diye gök kubbeyi inleten ses ahengine borçluyum her şeyi...

Yaşam serüveninde ailelerin terbiye vermediği, din ve iman adına bir şeyler öğretmediği kişilerin içler acısı durumlarını, hem bugünlerini hem ahiretlerini mahveden hâllerini gördüğümde, bana senin oğlun olmayı nasip eden Rabbime tekrar tekrar hamd ediyorum.

Maddeyi mananın ve gönlün önüne geçiren, kültürel ve kişisel karakter erozyonuna uğramış, inancını, dostlarını ve sevdiklerini kişisel menfaatleri uğruna satabilen, sahte gülücükler ve yapmacık davranışlarla sevgi gösterileri yapan, gözyaşlarındaki vicdan sömürüsüyle timsahları bile kıskandıranların, insan kılığında ortada dolaştığı zavallı dünya sefilliğinde dik durabilen annem hayatı boyunca diğer insanların yaralarına merhem olmaya çalışmış, bizlerin yaşamlarını ellerinden geldiğince kolaylaştırmaya ve kendilerine vefasızlık edenlere bile şefkatini esirgememeye çalışmış bir insandı. 

Onun insanlık hayratından su içmeyen ve sofrasından aç kalkan bir kul olmamıştır. Yoksullukta, bereketi kendine en ufak fayda beklemeden etrafındaki herkese yaşattıran, ona avuç açıp da merhamet ve yardım dilenenleri asla geri çevirmeyen, çakalların koyun güttüğü, sevginin eriyip bittiği yerde sevda dolu yüreğiyle sevda çınarı olan annemi rahmetle ve sevgiyle anıyorum. 

Dünya misafirhanesinde maddi ve manevi çok ağır yükler altında bile, kimseye yük olmadan yaşayıp, metanet, sabır ve onurla ölümü karşılayan canım annem nur içinde yat, mekânın cennet olsun.

Rahat uyu canım annem dualarımla yoldaş olduğum yenidünyanda...

Ruhum gibi kelimelerim de darmadağınık olsa da duygularımı satırlarımda onu tanıyan ya da tanımayanlarla paylaşmak, özümün parçalanmasını anlatmak istedim siz gönül dostlarına. Ruhuna bir Fatiha okuyarak kabrine rahmet damlası damlatırsınız diye düşündüm.  

Bu dünyadan maksat geride hayırlı eserler bırakmak, insan kazanmak ve kapanmayacak bir amel defterine sahip olabilmek ise inanıyorum ki annem bunu başardı. 

Bizlere bu zor günlerimizde ve her zaman hoşgörü gösteren, hiçbir zaman sevgilerini ve dostluklarını esirgemeyen bütün dostlarıma minnettarım. Dostlar ve inancıyla yaşayanlar sağ olsun...

Burak Karen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle