Yeniden sil baştan…
Miladi yeni bir yıla girdik. İnşallah ülkemiz, alemi İslam ve bütün dünyaya huzur gelir, savaşlar, akan kanlar, anlaşmazlıklar bitmiş olur. Yaşlısı, genci, emeklisi, çalışanı, esnafı, memuru, kadını, erkeği huzur içinde, yarınlarından endişesiz, emniyet içinde bir hayat yaşayabilirler. Bu münasebetle başta Sayın Cumhurbaşkanım ve hükümet yetkililerimize vatandaşların arasında edindiğim bazı istek ve malumatları arz etmeye çalışacağım. İnanıyorum ki, Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz milletimizin refahı ve hayat standartlarını yükseltmek için ellerinden gelen çalışmaları yapıyor, gayretler gösteriyorlar. Bu millete, bu devlete samimiyetle hizmet edenlerden Allah razı olsun. Bu millete hizmet ettikten sonra, emri ilahi gelince baka alemine göç eden ehli iman bütün geçmişlerimize, şehitlerimize, gazilerimize de Rabbim rahmeti ile muamele eylesin.
Hepimiz görüyor ve biliyoruz ki ülkemiz zor günler yaşıyor. Birçok dost ve müttefik (!) dediğimiz, sandığımız ülkeler; ülkemizin etrafını, ülkemizi, devletimizi, milletimizi zora sokmak, bizlere diz çöktürmek için hileli bir şekilde oyunlar oynamaya çalışıyorlar. Türlü türlü, hileli planlar hazırlıyorlar. Bunların en başında şu an şu an için Türkiye’de suni bir pahalılık meydana getirerek ve dövizi alabildiğine yükseltmektir (Cenab-ı Hak bizlerin aleyhine plan kuranların, kurdukları planları kendi başlarına maküs eylesin inşallah). Bize ortağı olduğumuz ve milyarlarca dolar yatırdığımız halde vermeleri gereken uçakları, silahlarımızı vermeyen dostlarımız (!) Suriye’deki Türkiye aleyhtarı teröristlere on binlerce TIR silahı bedava veriyorlar… İster dost deyin ister müttefik deyin… Ne derseniz deyin… Bunların hepsi Türk ve İslam düşmanı ikiyüzlü, geçmişte kan döken, insanları köleleştiren, sömürgeci, kendi menfaatlerinden, çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen sözde demokrasi ve insan haklarından bahseden, kesinlikle insan haysiyetini tanımayan maddeci insanlardır. Ülkemizde kırk senedir PKK terör hareketi vardır. On binlerce günahsız vatandaşımızı, askerimizi, polisimizi şehit verdik. Her gün teröristleri etkisiz hale getirmek için ülkemiz milyarlarca para harcıyor. Bu teröristleri kimler besliyor? Kimler destekliyor? Devletimizle alakalı en önemli, en hayati ve en ciddi meselelerde ne yazık ki muhalefetin bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti Devleti yanında yer alması beklenirken, teröristlerden gelen emirlere uyarak Mecliste oylarını onların istedikleri istikamette kullandılar (Elbette ki, büyük Türk Milleti bunların farkında ve gereken notlarını alıyor).
Bütün bu sebepler ve batılı ülkelerin ekonomik yönden ülkemize açtığı savaş veya ülkemizi abluka altına almaya çalışmaları ülkemizde bazı dengelerin bozulmasına sebep olmuştur. Bazı gözlerini para kazanma hırsı bürümüş işadamları, marketler zincirleri, toptancılar, bir kısım üreticiler bu dış baskıları fırsat bilerek dinimizce haram olmasına rağmen mal stoklama veya fiyatları yükseltme, raflardan bazı zaruri ihtiyaç maddelerini kaldırma yolunu seçmişlerdir. Bu ve bazı başka tesirler sebebi ile ister istemez fiyatlarda bir artış oluşmuştur. Dürüst ve kanaatkâr esnafistediği gibi alışveriş yapamıyor. Sattığı malı alıp yerine zamlar sebebi ile tekrar koyamıyor. Doların düşmesine rağmen raflardaki çok yüksek artışlarda, önemli birindirim göze çarpmıyor. Emekli, dul ve yetimler aylık bütçelerini denkleştiremiyor, birçokları ayın sonunu borçla kapatıyorlar (İnşallah yeni asgari ücretten, işçilere ve memurlara, emekillere verilecek zamlardan sonra biraz rahatlama olur.). Üreticiler ise özellikle hammaddelerinin çok pahalandığından şikâyet ediyorlar. Köylü gübresini geçen senenin nerede ise üç, dört katı fiyatına alıyorlar. Okulların karne tatillerinde küçük oğlumun Bursa, Orhangazi, Çakırlı Mahallesinde olan küçük köy evine gittim. Bir hafta kadar kaldım. Oradaki insanların hemen hepsi zeytin yetiştiricisi (Bu sene zeytin mahsulü oldukça az.). Hepsi girdilerin maliyetlerinin çok çok fazla arttığından şikâyet ediyor. Bir kısım esnaf, “vergi barışında yapılanma yaptırdık. Bir ay zar zor vergilerimizin taksitini ödedik. İkinci ay işlerimizin düşük oluşu, elektrik, su, mutfak giderlerini ancak karşılayabildiğimiz için vergi taksitlerimizi ödeyemedik. Yaptığımız borçlanmalar bozuldu. Sıkıntılı günler geçiriyoruz” diyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız ve yeni Maliye Bakanımızdan vatandaşlar adına bir isteğimiz olacak. Yeni bir miladi yıla girdik. Ülkemiz için, dünyamız için hayırlı olsun. Ülke genelinde hemen hemen işadamlarımızdan tutunuz, küçük esnaftan, küçük işletmelerden ve fakir köylümüze kadar devletimize borcu olmayan hemen hemen yoktur. Kimi aldığı krediyi işleri bozulduğu için, kimi yaktığı elektrik, kimi kullandığı doğalgaz, kimi tarlasını suladığı sulama parası, kimi emlak vergilerini, kimileri traktör ve arabalarının vergilerini, kimileri de bağlı bulundukları küçük esnaf kefalet kooperatiflerinden aldıkları krediler sebebi ilebir kısım öğrenciler okurken devletten aldıkları kredi sebebi ile kendilerine tahakkuk ettirilen borçlarını her ne kadar ödeme niyetiyle taksitlendirme yapmış olsalar da ödeyemediler. Ödeyemiyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın faize karşı olduğunu biliyoruz. Devlete kimin borcu varsa faizlerinin tamamen silinmesi ve herkesin ödeme gücüne göre, isteğe dayalı taksitlendirme yapılması; yüz binlerce borçlu, mağdur ve düşünceli insanımızı rahatlatacaktır. Birçok Bağkur’lunun taksitlerinde aksama olduğu için, sağlık hizmetlerinden yararlanamadıkları bir gerçektir. Hükümetimiz yeni yılda bir jest yaparak vatandaşın devlete olan borçları için tahakkuk ettirilentüm faizlerinin silinmesi ve yeniden sil baştan bir borçlandırma yapılanmasına gidilmesi, vatandaşımızın devlete, belediyelere, kooperatiflere, diğer kurum ve kuruluşlara olan tüm borçların yeniden yapılandırılması milyonlarca insanımız sevindirecektir. Yeniden borçlanma zor olacaksa birkaç taksidi ödenememiş ve bozulmuş olanlara bir şans daha tanınarak kalan borçlarını ödemeye devam etme imkânı verilmesi de bir çare olarak düşünülebilir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Maliye Bakanımız ve sayın hükümet yetkilileri tüm siyasi partilerimizin konunun üzerine eğilmelerini, gerekeni zaman kaybetmen yapılıp borçlu insanlarımızın sadırlarına su serpmelerini sabırsızlıkla bekliyoruz. Cenab-ı Hak devletimizin, milletimizin yardımcısı olsun. Dış ve iç düşmanların şerlerinden korusun. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.
GURBETÇİ EMEKLİ VATANDAŞLARIMIZ ADINA:
Sayın Cumhurbaşkanımıza,
Sayın Hükümet Yetkililerine,
Sayın ilgili bürokratlarımıza,
Birkaç kez zata mahsus mektup şeklinde yazmıştım. Birkaç kez de gazetede açık mektup olarak yazmama rağmen henüz bir netice alınamamıştır. Gurbetçi emekli kardeşlerimizin en büyük sıkıntıları arabaları ile Türkiye’ye geldiklerinde verilen süre dolunca tekrar arabalarını emekli oldukları ülkelere götürme mecburiyetinde kalmaları. Götürmek önemli değil de arabayı götürdükten sonra emekli vatandaşın o ülkede altı ay ikamet ettikten sonra tekrar arabası ile Türkiye’ye dönebilmesi. Emeklilerin %90’ının orada normal kalacak bir yerleri yoktur. Belli yerlerde ikametlerini göstererek ülkelerine dönmüşlerdi. Seçimde Sayın Binali Yıldırım bu altı ay bekleme süresini kaldıracağına dair söz de vermişti. Gurbetçilerin isteği altı ay beklemeden arabalarının fenni muayeneleri yaptırıp tekrar sıkıntısız bir şekilde kendi ülkelerine dönebilmeleridir. Bu yüzden çok mağdur olan vatandaşımız vardır. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetimiz ve tüm yetkililerimizden bu yasağın bir an önce kaldırılması için gereken emirlerini vermelerini arz ederiz.







