TV’lerde yayınlanan iğrenç öğlen kuşağı programlarına kimler dur diyecek?
Değerli kardeşlerim;
Bilindiği gibi ülkemizde ulusal ve yerel yayın yapan bir hayli radyo ve televizyon vardır.
Bunları RTÜK denen bir milli kurulumuz denetler.(İktidar, muhalefet partilerinden kurul üyeleri mecliste seçilir.)Kimilerine kapama cezaları, kimilerine de gerektiğinde para cezaları verir.
Şu an ülkemiz genelinde yayın yapan bir kısım TV’lerin izledikleri yayın politikaları milletimizin aile yapısının temeline dinamit koyarak, ailemizi kökten yıkmaya yöneliktir.
Birçok TV, yayınladıkları filmlerde batıyı özendirir, gençlerimizi kiliseye hayran duyacak şekilde gösterirler ve kulak doldurmalar yaparlar.
Bizde yani Türkiye’de her şey çok kötü, ancak batıda her şeyin çok iyi olduğundan bahsederler. Oysa hiç de öyle değildir. Batıda ahlak tamamen tefessüh etmiştir. Gençlik büyük bir bunalım içindedir. İnsanlar mutsuzlukları sebebi ile intihar etmektedirler. Tüm Avrupa genelinde evlatları tarafından bakılmadıkları için anneleri, babaları (Altesheim) yaşlıların kaldıkları evler tamamen dolu ve yer bulunamamaktadır.
Üzülerek ifade edelim ki; çocukları olmasına rağmen bir kısım Türk evlatlar, ana ve babalarını Avrupa’da yaşlılar evlerine terk etmişler. (Orada iken nice gözü yaşlı anaların, babaların bu yaşlılar evlerine terkedildiklerine bizzat şahit olmuştum) Kulakları Kur’an sesine, dudakları bir yudum suya hasret bir şekilde canlarını vermişlerdi. Ben orada iken bakım evlerinde ölen birçok Türk’ün cenazesini cenaze şirketlerinin öncülüğünde Türkiye’ye göndermişizdir. Gerçekten ABD ve Avrupa en huzurlu yermidir? Pandemi döneminde koca koca devletlerin nasıl da maske ve aşı hırsızlıkları yaptıklarını TV’lerden görmediniz mi?
Batılı için her şey paradır. Onların ruhlarında,zulüm ve sömürgecilik vardır.
Günümüzde en çok evsiz insanlar ABD ve Avrupa ülkelerinde en zor şartlar atında yaşamaktadır.
Alışveriş veya kahve içmeye giden karı kocalar herkes kendi hesabını kendisi öder. Meşhur (Alman usulü) sözü buradan gelmektedir.
Herkes maddenin esiri olmuş, içki, fuhuş rezaletin her türlüsü hoş görülür bir vaziyettedir.
Gençler; (kız -erkek) freni patlamış bir kamyon gibi süratle uçuruma doğru yuvarlanıyorlar.
Birçok yerde kiliselere devam edenler olmadığı için, kiliseler satışa çıkartılmış ve satılmıştır.
Hatta bazı yerlerde Müslüman Türkler birleşip satılan kiliseleri satın almış ve camiye çevirmişlerdir.
Şunu anlatmaya çalışıyorum;bizim kan grubumuzla Avrupalıların kan grupları hiçbir zaman uyuşmaz.
Onların dini inançları, ahlaki yapıları bizimle uyuşmaz.
Avrupalı olacağız diye(!) ille de onların rezil adetlerini, ahlaksızlıklarını taklit etmek mecburiyetinde değiliz.
Bizim dünya sahnesinde iki bin yıldan beri devam eden adımız,şanımız, kurduğumuz devletler ve imparatorluklar vardır.
Biz tarih boyunca her nereye gitti isek oraya insanlık, medeniyet, adalet, huzur, imar, iskân götürmüşüz. Kimsenin dini inancına karışmamış, zulüm, işkence yapmamış, insanları köleleştirmemiş, masum ve mazlum insanların canlarına asla kıymamışızdır. Dillerine hiç karışmamışız. (Bugün bile bazı batılı ilkokullarda Türkçe konuşmak yasaktır).
Türk milletini savaş meydanlarında yenemeyen tüm Avrupalılar,oluşturdukları haçlı orduları ile Türkleri ve İslamiyet’i silmek,yok etmek istediler, ancak buna muvaffak olamadılar. Çünkü Türklerde iman gücü, cesaret ve sağlam bir aile yapısı vardı.
İman, edep, ahlak, cesaret sahibi ve birlik beraberlik içinde olan, vatanını seven Türkleri savaş cephelerinde yenemeyeceklerini anlayan haçlılar; metodu değiştirerek bizi içten yıkmak için çalışmalar başlattılar. İmanımızı körelttiler, ahlakımızı bozdular, aramıza fitne tohumları ekerek kardeşi kardeşe düşman etmeye çalıştılar, kısmende muvaffak oldular.
En başta aile yapımızı hedef seçtiler. Dün saçının bir telini göstermeyen analarımız,bacılarımız; medeniyet ve moda diyerek açıldıkça açıldılar.
Birçok evlat ana ve babalarını Darülaceze ve huzurevlerine terk ettiler. Günlerce, haftalarca o yaşlıları arayan soran evlatlar, torunlar olmadı.
Ahlaki değerlerimizi tarumar ettiler. Hayâ perdesi yırtılıp atıldı.Namus değerleri ise ayaklar altında çiğnenir oldu. Nerede o eski yüzü kızaran delikanlılar ve hanım kızlarımız?.. Bundan yıllar önce yapılan dünya güzellik yarışmasında neden Türk kızı Keriman Halis birinci olarak ilan edildi? Arkada juri üyeleri kendi aralarında neler konuştular?Bugün ülkemizde yayın yapan birçok TV’de öğlen kuşakları resmen evlerimize ahlaksızlık, içki, kumar, fuhuş, rezalet akıtıyorlar. Burada yazamayacağım kadar ahlaksız bir şekilde kadın kocasından şikâyet ediyor, çocuğunun veya çocuklarının sevgilisinden olduğunu bütün Türkiye önünde ifade etmekten hayâ etmiyor.Eşini öldürenler, sevgilisini öldürenler, resmi karısını fuhşa teşvik eden erkekler(!) içki, esrar, eroin parası alamadığı için anne veya babasının yahut en samimi arkadaşını öldürenler…
Daha reşit olmadan kendinden çok yaşlı insanlara kaçan kızlar hep bu öğlen kuşaklarında gösterilmekte aile yapımız dinamitlenmekte, edep, hayâ ve ahlakımız yerlere düşürülmeye çalışılmaktadır.
Birkaç içi başka dışı başka,satılmış veya ajan dış güçlerin ellerinde maşa olan yayıncılar sebebi ile biz mukaddes değerlerimizi ayaklar altına mı alacağız?..
Buradan özellikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve iktidar partisi milletvekillerine, muhalefet partileri milletvekillerine, hükümetimize, tüm ilgili bürokratlara özellikle de bu konuda yetkilendirilmiş olan RTÜK kurumu üyelerine seslenmek istiyorum: Ya bu programları bizlerin bünyesine uygun şekle getirerek ıslah ediniz, yahut bu iğrenç programları tamamen kaldırınız.
Bu programlar ülkemiz için belliki korona illetinden çok, çok daha tehlikelidir. Millet olarak öğlen birçok TV kanalında yayınlanan bu iğrenç programlara kimlerin ne zaman dur diyeceğini sabırsızlıkla bekliyoruz.Bir atasözünü TV sahiplerine ve program yapımcılarına hatırlatarak yazımızı bitirelim. Kendine yapılmasını istemediğin şeyi kardeşine nasıl hükmediyorsun. Bilmiyormusun ki, birisi için kuyu kazarsan nihayet kendin düşersin.”
Evlerde ana,baba, kız, gelin, torunlarla birlikte bu iğrenç programları seyretmek için gerçekten biraz olsun iman ve ahlaki değerlere saygısı olanlar kesinlikle çekinirler ve yüzleri kızarır. O bakımdan daha fazla kan kaybetmeden bu iğrenç yayınları bir an önce denetlemeye, ıslah etmeye, ıslahları mümkün olmayacaksa bu tip ahlak bozan tüm programların tamamen kaldırılmasını Sayın RTÜK yetkililerinden acilen istirham eyleriz.
Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.







