Şaban-ı Şerif ayı ve Berat Kandili
Şaban-ı Şerif kameri ayların sekizincisi, mübarek üç aylarında ikincisidir. Hz.. Aişe validemiz (r.a.) “Ben Resululah’ın (s.a.s.) Ramazandan başka bir ayın tamamını oruç tuttuğunu görmedim. Şabandan daha fazla oruç tuttuğu bir ay da görmedim. Ya Resulellah “Seni Şaban ayında oruçlu görüyorum” dedim. Buyurduki: “Ey Aişe, Şaban öyle bir aydır ki, o senenin içinde öleceklerin isimleri Azrail (a.s.) teslim edilir. Ben deftere ismimin oruçlu olarak yazılmasını severim” buyurdular.
Hz.. Enes (r.a) Peygamber efendimize soruyor: “Ya Resulellah oruçların en faziletlisi hangisidir?” Cevaben peygamberimiz (s.a.s.) “Oruçların en faziletlisi Ramazan-ı Şerif-e tazim için Şaban-ı Şerifte tutulan oruçtur” buyurmuştur. Peygamberimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: “Şaban-ı Şerife Şaban ayı adının verilmesinin sebebi Ramazan-ı Şerif için Şaban ayında birçok hayrın dağılması, Ramazan ayına da Ramazan denmesinin sebebi ise: Ramazan ayında birçok günahların yanması sebebi iledir.” Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’in Kasas süresinin 68. ayet-i kerimesinde mealen şöyle buyuruyor: “Rabbin dilediğini yaratır ve ihtiyar eder (seçer) Hz. Allah (c.c) her şeyden dört tane, o dört içinden de birini seçmiştir. Mesela: Meleklerden Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail Aleyhimüsselamı seçti. Bunlar içinden de Cebrail’i seçti.
Peygamberlerden dördünü: Hz. Muhammed, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa (Aleyhimusselamı) seçti. Onlar içinden de Hz. Muhammed (a.s.)’i seçti. Sahabeden dördünü Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali’yi (Radiyellahu anhümu) seçti. Onlardan da: Hz.. Ebu Bekr’i seçti. Mescidlerden dördünü: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa, Mescid-i Medine-i Münevvere ve Mescid-i Turi Sina’yı seçti. Bunlar arasından: Mescid-i Haram’ı seçti.
Günlerden dördünü; Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı, Arefe ve Aşureyi seçti. Bunlar içinden de Arefe gününü seçti. Gecelerden dördünü; Berat, Kadir, Cuma ve bayram gecelerini seçti. Bunlardan da Kadir gecesini seçti.
Dağlardan Uhud, Turi Sina, Likam ve Lübnan’ı seçti. Onlardan da Turi Sina’yı seçti. Aylardan da dördünü; Receb, Şaban, Ramazan ve Muharrem’i, onlar içinden de Şaban-ı Şerif ayını seçti. Ve o ayı Resullullah’ın ayı kıldı. Peygamberimiz peygamberlerin en efdali olduğu gibi, Şaban-ı Şerif’te ayların efdalidir. Burada Hz.. Enes (r.a.) peygamber efendimizden rivayet ettiği bir hadis-i şerife yer verelim. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Recep ayının sair aylar üzerine fazileti, Kur’an’ın diğer kelamlar üzerine fazileti gibidir. Şabanın diğer aylar üzerine fazileti benim sair enbiya üzerine faziletim gibidir. Ramazanın diğer aylar üzerine fazileti Hz. Allah’ın (c.c.) mahlukatı üzerine fazileti gibidir.”
Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edilen bir hadis-i şeriflerinde peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: Şaban benim ayım, Receb Allah’ın ayı, Ramazan da ümmetimin ayıdır. Şaban günahları siler, Ramazan da temizler: Peygamber efendimiz “Şaban, Receb ile Ramazan arasında bir aydır. İnsanlar ise ondan ğafildir. Halbuki Şabanda, kulların amelleri Rabbul Aleminin dergahına yükselir. Şabanda ben oruçlu olduğum halde amelimin yükselmekliğini arzu ederim” buyurmuştur.
Bu ayda resulumüz üzerine bol bol salavatı şerif’e okumalıyız. Zira peygamber efendimiz (s.a.s) “Bir kimse benim üzerime bir kere salat etse; Allahu Taala hazretleri o kimse üzerine on salat eder. Yani ona on rahmet bahşeder” buyurdu. Bunun içindir ki, peygamber efendimize tahsis edilmiş bir ayda ğafil olmayıp geçmişte işlemiş olduğu günahlarına tevbe etmeli, bol, bol salavatı şerife okumalı, tazarru ve niyaz ile Ramazan-ı Şerife hazırlanılmalıdır.
Hiçbir zaman Müslüman ileride ibadet ederim, ileride tevbe ederim diye yapacağı ibadet ve hayır işlerini yarına bırakmamalıdır. Herkes tarafından bilinen bir gerçek var ki, günler üçtür. Birisi geçmiş gitmiş olan dünkü gündür. Birisi de amel günü olan bugünkü gündür. Birisi de yarınki gündür ki; o, emelden ibarettir. Zira ona erişip erişemeyeceğin malum değildir. Geçen gün mevıza, bugün ğanimet, yarın muhataradır. Üç aylar da böyledir. Receb-i Şerif için de iki kandili ile geçip gitmiştir. Şu an onu geriye getirmek mümkün değildir. Ramazan-ı Şerif ayı ise beklenmektedir ona erişip erişemeyeceğimiz ise belli değildir. İyi niyetle beklenmektedir. Şaban-ı Şerif bu iki ay arasında bir vasıtadır. Onun için Şaban-ı Şerifte ibadet ve itaati bir ğanimet bilmemiz lazımdır.
ŞABAN AYININ HARFLERİ:
Şabanın harfleri beştir. Onlar da; şin, ayın, be, elif ve nundur,
ŞİN: Şeref,
Ayın: Ulviyyet,
Ba: Beraat,
Elif: İhsan-ı ilahi,
Nun: Nur-i ilahiye nailiyet manasındadır. Bu saydıklarımızın hepsi bu ayda kullarına Cenab-ı Hakk’ın bir ihsanıdır.
BERAT GECESİ...
Kur’an-ı Kerim’de bir ayette Hz.. Allah (c.c) “Ha mim.. Her şeyi apaçık bildiren bu kitaba yemin olsun ki; muhakkak biz onu, mübarek bir gecede indirdik” buyurmuştur. İbn-i Abbas (r.a.) bu ayet-i kerimeyi şu şekilde tefsir etmiştir: “Ya Muhammed, kıyamete kadar vuku bulacak her şeye, hükmü geçerli olan hayyü, kayyum ve hak ile batıl arasını ayıran Kur’an-ı Kerim hakkı için .. Biz o Kur’an-ı Azimuşşanı leyle-i mübareke de yani, Şaban’ın yarısı olan Berat gecesinde indirdik” diye tefsir etmiştir. Hz. Ali (r.a) Efendimiz şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (sas)’ın: “Allahu Taala hazretleri, şabanın on beşinci gecesi, dünya semasına rahmetiyle nüzul eder.. Müşrik, bidat ehli, cemaatten ayrılan, ümmeti terk eden, akraba ile alakalyı kesen, zina eden kişiler müstesna; Her Müslümanı affeder” diye buyurmuştur. Hz.. Aişe validemiz ise şöyle rivayet etmiştir: “Şabanın on beşinci gecesi olduğunda, Resululllah (s.a.s) benim yanımdan sessizce sıyrılıp gitmişti. Yemin ederim ki; elbisem ipekten, ibrişimden, ketenden, yünden değildi” deyince Urve Hz, Aişe’ye “Sübhanellah, elbisen bunlardan olmaz da hangi şeyden olurdu” dediğinde; Hz. Aişe (r.a) “Erişi kıldan, argacı deve yününden idi.” Ve devam ettiler. “Onun diğer hanımlarının yanına gittiğini zannettim. Derhal resulullahı araştırdım. O sırada elim ayaklarına dokundu. Kendisi secdede idiler ve dua ediyorlardı. Duasına kulak verdim: Şöyle yalvarıyordu: “Gizli halim ve hayalim sana secde etti. Kalbim sana inandı. Nimetler ile sana dönüyorum. Günahlarımı itiraf ediyorum. Nefsime zulmettim. Beni affet. Sen’den başka af edecek yok. Azabından affına sığınıyorum. Cezandan rahmetine sığınıyorum. Gadabından rızana sığınıyorum. Ve senden sana sığınıyorum. Sen kendi zatını övdüğün gibi; ben övgüleri sayamam” diyor diyerek yalvarıyordu.. Hz. Aişe validemiz (r.a) “Ta sabah oluncaya kadar Resululah ibadet ve taattan ayrılmazdı. Kâh ayakta, kâh oturarak ibadete devam ederlerdi. Öyle ki, ibadet etmekten Resulullahın ayakları yorulup ağrımıştı. Ben Resulullahın hem ayağını ovalar hem de: “Ya Resulullah, anam babam sana feda olsunlar. Cenab-ı Allah senin gelmiş ve gelecek günahlarını bağışlamadı mı” deyince; cevaben bana dediler ki: “Ya Aişe, ben şükredici bir kul olmayayım mı? Ya Aişe sen bu gecede ne olduğunu biliyor musun?” Ben de Ya Resulellah, bu gecede ne vardır sair geceler üzerine fazileti nedir dediğimde Resulullah, “Bu sene içinde doğacak her çocuk, bu gecede deftere kaydolunur. Bu sene içinde vefat edecek her kimsenin isimleri, bu gecede deftere yazılır. Ve bu gecede herkesin rızıkları tertip olunur. Bu gecede herkesin amelleri ve fiilleri Cenab-ı Hakk’ın dergâhına çıkartılır” buyurdu. Peygamber efendimiz, “Şaban-ı Şerifin onbeşinci gecesi Hz. Allah (c.c) dünya semasına rahmetiyle iner ve o gecede ümmeti Muhammedin günahkârlarından beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri adedince kimseleri mağfiret eder” buyurmuşlardır. Berat gecesi ile alakalı peygamber efendimizin pek çok hadisi şerifi vardır: Tabiiki hepsini buraya almak mümkün değildir. Önemlilerinden bazılarını aldık. Bu ayda oruç tutmalı, peygamber efendimiz üzerine çokça salatu selam okumalıyız. Berat gecesinde kaza namazları kılmalı, o geceye mahsus namazlardan gücümüz nisbetinde kılmalıyız. Kendimiz, Aile-i efradımız, millet ve memleketimiz için, şu an dünyanın birçok yerinde zalimlerin zulmü altında inim, inim inleyen Müslüman kardeşlerimize dualar etmeliyiz. Dünyanın birçok yerinde maalesef Müslüman yaşlılar, çocuklar ve kadınlar en zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor, ya da hainlerin şarapnelleri ve kurşunları ile can veriyorlar... İnşallah bu Berat Kandili akan Müslüman kanının dinmesine sebep ve vesile olur. Bütün kardeşlerimin Berat Kandillerini gönülden tebrik ediyor, hayırlı ve feyizli bir Ramazan geçirmelerini diliyorum, Mevla’ya emanet olunuz.







