Nimetlerde bereket…
BEREKET:Kelimesi dilimizde çok sıkça kullandığımız kelimelerden birisidir.
Bereket kelimesi; Dilimize Arapçadan girmiştir. Şu manalarda kullanılır. “Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan, yağmur.” (TDK)
Bereket yukarıda söylediğmiz gibi dilimize Arapçadan geçmiştir. “Bereket” olumlu anlamda istenilen, dua edilen, sürekli olması dilenilen; özelde nimet ve genelde ise tüm iyi şeylerin artması, çaoğalması, bitmemesi, devamlı olması demektir.
Berekete konu olan şey maddi bir şey ise tükenmemesi, çoğalası manevi bir şey ise mutluluk ve afiyet manalarına gelir.
“Müslüman Türklerin dini kültüründe Bereket kavramının ayrı bir yeri vardır. Alışverişte Satıcının; “Allah bereket versin” demesi, yemek üzerine varanın; “Bereketli olsun.” Temennisinde bulunması, darlık, kıtlık, kuraklık zamanlarında; “Bereket kesildi.”, “Bereket kalktı.”şeklindeki ifadeler buna örnek olarak gösterilebilir.
Öte yandan mübarek geceler,mübarek günler gibi feyiz,bereket ve manevi destek bekleyen zaman ve telakkilerinde mevcuttur. Tarikat mensupları arasında şeyhin verdiği armağanlar hayırlı uğurlu ve bereketli sayılır.” (TDV)
Bereketle alakalı sözler ve Efendimizin hadisi şerifleri, Cenab-ı Hakk’ın Kur’an-ı Kerim’in de ayetleri vardır.
İmkanlar ölçüsünde değinmeye çalışacağız.
Mübarek Peygamberimiz (sas) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: “Dua ömrün bereketini atırır.”,
“Besmele ile yenen yemek bereketli olur.” (İbni Mace),
“Sahurda ve sahur yemeğinde bereket vardır.” (Taberani),
“Rızkına razı olanın bereketi artar,Razı olmayanını ki bereketsizi olur.” (Ahmed),
“Ticarette bereket vardır, ticarette yalan, hıyanet karışınca bereket gider.” (Buhari),
“Kur’an okunan evin bereketi artar.Kur’an okunmayan ev bereketsiz olur.” (Daimi),
“Evde çöp bulunması bereketsizliğe sebeptir.” (Deylemi)
“Misafir bir bereket ve bin rahmetle gelir.” (Nisabul ahbar)
“Bu dünya malı göz alıcı ve tatlıdır. Kim bu mala CÖMERT bir gönülle sahip olursa malı berektelenir. Kimde hırs ve tamah dolu bir kalple bu malı isterse, malının bereketi kaçar.” (Buhari zekat 53),
“Ekmeğe ikram ediniz. Cenab-ı Hak Taala ekmeği göğün bereketinden indirdi. Ve yerin bereketiyle çıkarttı.”Şeyh Edebali ise şöyle söylüyor: “Ey oğul! Ananı, atanı say; Bereket:büyüklerle beraber olmaktadır.”
Anonim bir sözümüz var o da şöyle: “Eğilsin başlar bereketten, eğilmesin başlar ihanetten.”
Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak; “Eğer o memleketlerin hakları iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık. (A’raf 96)
Bu ayeti kerimedeki“gökten ve yerden nice bereketler” şeklindeki ayeti kerimeyi müfessirler; şöyle tefsir etmişlerdir: “Yağmurun yağması ve toprağın kılınmasıyla mahsul ve gelirin çoğalması; bolluk ve hayrın yaygınlanması; madenler, dağlar, denizler, göller ve akarsulardan faydalanılması; böylece nimet,refah ve saadetin artması” şeklinde izah edilmiş.
“Peygamber Efendimiz (SAS) namazda tahiyyatta iken “Ey peygamber! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinde olsun!” dedikten sonra“Bizlerin ve salih kulların üzerine olsun!” diye dua etmemizi öğretmiştir.
Yine hem Kur’an hemde Resul-i Ekrem Efendimiz,evlere selam vererek ve bereket duasıyla girmeyi öğütlemişler ve Efendimizin bu davranışın bereket vesilesi olacağını bildirmiştir.
Toplum geleneğimizde; özellikle rızık temini ve ticaret ile ilgili konularda, önem verilen manevi değerler arasında “bereket” kavramı da yer almaktadır. Ahilik kültürününde katkılarıyla şekillenen esnaf geleneğimizde dükkanlar sabah besmele ve dualarla açılır, günün ve kazancın bereketlenmesi için dualar edilirdi.
İşini dürüst yapmanın; insanları aldatmamanın; aza kanaat edip daha fazla kazanma hırsından kaçınmanın; fakır fukaraya,garip gurebaya, yetime dula, ihtiyaç sahibine yardım etmenin; muhtaç durumlarda olanlardan, gerekirse para almadan ihtiyaçlarını gidererek onların dualarını almanını; Misafire, yanında çalıştırdığı kimselere ihsan ve ikramda bulunmanın; berekete vesile olacağı ianncı,toplumun her kesiminde olduğu gibi esnaflarda da hakim bir inançtı. Aışverişlerde parayı alan satıcının “Allah bereket versin”,müşterinin “Bereketini gör” demeleri yemeğin, işin, ekimin,dikimin, üzerine varanın “Bereketli olsun!”Duasında bulunması geçmişten günümüze kadar kullanılan güzel tabirlerimiz olarak hâlâ yaşamaktadır.” (İktisadı hayat 33)
“Allah’a Hamd edilerek başlanmayan hiçbir önemli işin sonunda hayır ve bereket yoktur. (imamı Nevevi),
“Allah’ın adının anıldığı, Kur’an-ı Kerim okunduğu besmele çekildiği evin bereketi arar.” (Ahmed)
“Hiç kimse kazandığı paraya bereket katamaz.Kazandığınız paranın bereketini Allah verecektir. Bu da o kazancın temizliği ile olur. (Anonim)
Rabbim cümlemize helalindan kazanabilmeyi, Kazandığımızın Cenab-ı Hak tarafından bereketlenmesini.Ve cömertçe Allah yolunda verebilmeyi nasıp eylesin. Amin… Cümleniz Mevla ya emanet olunuz.
AFFINIZA SIĞINARAK ÖZEL BİR İSTEK…
Değerli kardeşlerim:
İstanbul’a ilk gelişim 1959 senesi idi. Okumak için Topçular’a gelmiştik. 1960 ihtilali olunca kurslar kapandı bizlerde memleketlerimize döndük.
İkinci gelişim: 1965 yılının ilk ayları idi. O zaman rahmetli dayımların İstinye’de taş ve mıcır ocakları vardı.
Dayım beni yanına alarak (daha çok gençtim) İstinye’ye girerken sol tarafta bulunan bir bakkal dükkanına götürdü. Sahipleri ile tanıştırdı. Kendileri Kastamonulu idi ve gerçekten inanmış insanlardı. Dayım bana bunlar temiz insanlardır, bunlarla arkadaşlık, dostluk kurabilirsin. Zaman,zaman dükkanlarına uğrar, işleri kalabalık değilse dükkanın arkasındaki bölüme geçer orada sohbet ederdik. Büyükleri:(S.AKSU) ismindeki arkadaş okumaya meraklı bir insandı. Oldukçada cömertti. Yardım etmeyi severdi. Yıllar önce bana bayağı eski dergiler verdi (Ali hoca sen okur ve saklarsın diye. Dergileri hâlâ duruyor) Bir süre önce kendisiyle İstinye KÜRKÇÜ BAŞI camiinde buluştuk. Namazdan sonra sohbet ettik. Ben, hacı sende çok eski dergiler kitaplar vardı.Onlardan bana biraz verir misin. Yazılarım için istifade ederim.) dedim. Cevaben ( Hocam onları hanım yeni eve taşınınca bir kağıtçıya verdi. Bende çok üzüldüm ama yapacak bir şey yok.) Dedi.
Değerli kardeşlerim evimden bağımsız güzel bir kütüphanem ve arşivim var.Küçük oğlum Ali habire eski bir şeyler bulup getiriyor. İnşallah ben göçtükten sonra kütüphane devam edecek.
Siz değerli kardeşlerimden fazla külfete girmeden şayet evinizde kullanmadığınız, köşeye,bucağa atılmış cumhuriyet öncesi ve sonrası eskimez Türkçe ile veya Türkçe yazılı gazete dergi ve küçük el kitapları varsa lütfen aşağı vereceğim adresime gönderiniz . Onları sizin isminiz altına muhafaza altına alalım isminizle beraber gönderdiklerinizi arşivimizde korumaya çalışalım. Lütfen beni yanlış anlamayınız. (Ali hocada istismar etmeye kalktı demeyiniz.) Benimki sadece samimiyet ve iyi niyetle bir temennidir. Bir tanede gelse inşallah tarafımızdan korumaya alınacaktır.
Hepinize sağlık, sihhat temennisiyle selam ve muhabbetlerimi sunarım. Hepinizin yeni hicri yılı mübarek olsun.Allah (cc) Rızasından ayırmasın.
ADRESİM:
BOSTAN KORU ÜSTÜ SOK. 56/5 İSTİNYE-İSTANBUL
TEL. 05424145353







