Neden hocaların aleyhine yazıyorsun?...
Bilindiği gibi bir süredir Akit Gazetesinin muhterem yöneticilerinin izni ile internet sayfasında dini ve milli konularda acizane yazılarım çıkmaktadır.
Yazılarım sebebi ile yurt içinden ve yurt dışından birçok kardeşim bana telefon veya elektronik posta ile teşekkürlerini ifade ediyorlar.Sağ olsunlar.Bu arada; bir elin parmakları sayısına varmayacak kadarkardeşimde Yazılarımda dolaylı olarak ilim adamlarına, özellikle hoca efendilerehücum ettiğimi, medeni bir şekilde banaifade etmeye çalıştılar.
Öncelikle bu yönde beni arayıp ikaz eden ve uyarıda bulunan arkadaşlara samimi olarak teşekkür ederim.Biz rıza-ı ilahi için yapılan her türlü tenkit, temenni ve eleştiriye açığız.
Zannediyorum ki, bu arkadaşlar benim yazılarımın giriş,gelişme ve sonuç bölümlerini birbirinden ayırarakokuyorlar.Dikkatle okunduğu zaman, yazılarımda asla gerçek alimlere bir zerre dahi dil uzatmadığım görülür. Bunun anlamak için ille de büyük bir alim olmak gerekmez. Her okur, yazar ne demek istediğimi anlayabilir.
Bundan senelerce önce, haftalıkTekbir, Ufuk ve günlük Bab-ıalideSabah gazetelerinde amatörce ara,ara yazı yazmak istediğimi, şimdi merhum olan, bütün Türkiye’nin tanıdığıömrü İslam’a ve Kur’an’a hizmetle geçen, çok değerli vemuhterem bir büyüğümüzden izin istediğimde; bana aynen şöyle demişti: “Yaz.Yazı yazabilmek için okuman gerekecek. Böylece kendini yetiştirirsin. Kitaplarda araştırma yaparsın. Ancak kanun ve nizamları unutma! Birde kesinlikle ve asla!Hiç kimsenin kişilik haklarına saldırma.Yüzdeyüz emin olmadığın bir meseleyi “miş”litakılarla yazıp kimseyi incitme, rencide etme.”
Yıllarca S. Arabistan ve Almanya’da kaldım. Oralarda da zaman, zaman haftalık ve günlük sağ görüşlü, gazete ve dergilerde çok sayıda yazılarım ve şiirlerim çıktı. Hiçbir yazımda, şahısları incitecek şekilde yazılar yazmadım.Milli, tarihi,dinive edebi yazılar yazmaya çalıştım. Halende sağ olsunlar,imkân verdikleri için de,Akit gazetesinin internet sayfasındahaftada bir yazılarım çıkmaktadır.
Hiçbir zaman gerçek din aliminin aleyhine konuşmayız.“El ulema-u verese tül enbiya”(Alimler peygamberlerin varisleridir.) Hadisi şerifine çok şükür inananlardanız. Ancak bazı tarihi gerçekleri de gözardı etmememiz lazımdır.
İngiliz casusuMr.Hempher’in misyonerlik faaliyetleri isimli kitabına göz atacak olursak, İslam’ı yıkmak için nasıl sahte hocalar yetiştirdiklerini görürüz. İslam’ı yıkmak için birçok programlar geliştirmişler ve bunları da bahse konu olan kitapta maddeler halinde sıralamışlardır. Kitapta yer alan;
Sekizinci maddeye bir göz atacak olursak aynen şöyle yazılı olduğunu görürüz. “Din alimleri ile halk arasında karşılıklı saygı ve dostane iliş kiler bozulmalıdır. Bu görevi hiçbir İngiliz memuru unutmamalıdır.
Bu yolda iki şey yapılmalıdır.
a) Din alimlerine iftira etmek.
b)Din alimleri arasına,sömürgeler bakanlığı memurlarını din alimi; kisvesi altında yerleştirmek.Bu sözde alimleri;öncelikleEl Ezher Üniversitesi,İstanbul’dakiilim ve dini merkezlere Necef veKerbela’daki ilim merkezlerine yerleştirmek gerekir.
Müslümanlar arasında büyük bir fitneye sebep olan, İngilizlerin kurulup yayılması için büyük gayretlerle sarf ettikleri,S. Arabistan’da kabirleri yıkan ve İslam’da olmayan birçok batıl adeti İslam’a sokan,kökü hariciliğe dayanan batıl Vehhabimezhebini İbniTeymiyebir hoca veya alim sıfatı ilekurmadı mı?
Cemalettin Afgani İslam’a ve Müslümanlar arasına sapık fikirlerini bir hocasıfatı ile sokup, yaymadımı?
Keza;Abduh denen hain İslam’ın nezih itikadını yıkmak için hoca sıfatı ile ortaya çıkmadımı?
Ya hain,İslam ve Türk düşmanı Lawrence ne demeli? Yaptığı ateşli konuşmalarla Arapları Osmanlı’nın aleyhine kışkırtan hain karşımızayine bir hoca kılığı ve sıfatı ile bir hoca olarak çıkmadımı?
Ülkemizde 15 temmuz alçaklığını yaşatmaya kalkışan hainlerin başıyıllarca kürsülerden vaaz ederken, gözyaşı akıtarak ümmeti Muhammedi kandıran,aldatan,dini istismar eden sonrada tankları, topları,Müslümanların üzerine saldırtan bir hoca değil miydi?
Saklandıkları deliklerinde bir,bir yakalanan fırsat bulduklarında da ülkemizden kaçan alçak FETÖ imamlarımilletimizi, hocaismi ilekandırmadımı?
Ülkemizde yapılan çok kritik evet, hayır oylamasında birçok Avrupa ülkesinde Türkiye’deki, seçimi etkilemek vehayır tarafının kazanmasıiçin kendi gazetelerindeTürkçe olarak“Hayır” diye manşetler atılmadımı? Bizler hayır-ı destekliyoruz, hayır deyiniz diye gurbetçilerimize baskı ve telkinler yapılmadım?Din ve devlet düşmanları hayır cephesinde yer alırken ülkemizdeki ve ülke dışında faaliyet gösteren bir kısımdernekler, cemaatler, imamlar,hocaefendiler(!) Onların himayesinde hizmet(!) yapan hoca efendiler(!) kapı,kapı gezerek kâfirlerleiş birliği halinde “Hayır” cephesine oy istemedilermi?...Müslümanlara hayıroyu kullanmaları için telkinde bulunmadılar mı?
Sayın Cumhurbaşkanımızın aleyhine bir kısım sözde hoca hanımlar ve hocaefendiler (!) geceninortasında minicik talebeleri uykularından uyandırıp aleyhte beddua seansları yaptırmadılarmı?
Önceki seçimlerde kendilerine emanet edilen kız talebelere kot pantolonlar giydirip, başlarını açtırarak hoca ismini taşıyan bir kısım bukalemun misali insanlartalebeleri miting meydanlarına taşıyıp alnı secdeye gelmeyen insanları alkışlatmadılar mı?Bu millet elbette ki,hocasıfatını kullanano köksüz ve ruhsuz insanları,mukaddesat düşmanlarını alkışlatanlarıunutmadı….Unutmaz da…Allah rızası için şer-i destekleyen, Kur’an’ı,ezanı yasaklayanlara destek veren sözde insanlara hoca diye, ilim adamı diye değer mi vereceğiz?
Hemen hergün televizyonlardan dini tahrip etmek için şeriata uymayan fetvalar veren, birçok emri Kur’aniyi, şer-i hükümleriinkâr eden hocalara(!) alkış mı tutalım?
Binlerce yıldan beri Müslümanların inandığı birçok ayeti kerime ve hadisi şerif ile makamının yüceliği ifade edilen “Şehitlik” makam ve mertebesiniinkâr eden beyinsizlere demi hoca olarak bakacağızbu din tahripçilerine hürmet mi göstereceğiz?
Okuttuğu talebesine sarkıntılık yapan,kendisinden şifa bulmak için yanına gelen kız çocuğa; “Okumamın tesiri olması için seninle dini nikâh kıymamız lazım deyip,nikâh kıyan ve tecavüz eden alçaklara, namussuzlarahoca (!) diye sahi hürmet mi edeceğiz?...
Arapça okumayı, yazmayı bilmediği halde, karaladığı kâğıt parçalarını derdine derman arayan Müslümanlarayüzlerce lira karşılığı “Muska” diye satarak, ticaret yapan, dini sömürenlere gerçek bir hoca gözü ile mi bakacağız? Hz. Resulullah Efendimiz (s.a.s) “Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete erersiniz” buyurarak medheylediği ashabına, Hulefa-i Raşidin efendilerimize (Selavatüllahı aleyhim ecmain) yazıları ile, sohbetleri ileTVekranlarından sövenleredePeygamber Efendimizin varisigibi mi muamele edeceğiz?...
Bizim aleyhine yazdıklarımız; ilmi ile amil gerçek hoca efendiler asla(!) değildir.(Hangi makamda, hangi cemaat ve grupta ve rütbeleri ne olurlarsa olsunlar, ilmi ile amil, vefat eden ve halengörevde olan bütün hoca efendilerimizievleviyetle tenzih ederim.)
Neredeiseayağının şirke kaydığından dahi haberiolmayan makam düşkünü, şan ve şöhret peşinden koşan,baş olmaya hevesli, bey olma, ağabey olma,mahalle imamı, kaza imamı,vilayet imamı, bilmem hangi devlet kuruluşunun imamı olabilmesevdalısı, şer-iölçüleri, kitap, sünnet, icma-i ümmet, kıyası fukahayıbir kenara itip, üstünden, sicilini etkileyecek amirinden, idarecisinden, ağabeyinden, büyüğünden,“emir” inden(!), imamından gelen emir ve yasaklara yutkunmadan“evet, olur, tamam,başüstüneefendim” diyen hoca müsveddelerinedir. Bizim söylediklerimiz.Dahası var sözde bir idareci olduğu halde idaresi altındaki talebelerinin, dertleri ile ilgilenmeyen,hastalığı halinde, ziyaret etmeyen, bakmayan, (Bilmezler mi İmam-ı Azam (ra),hastalanan bir talebesini akşam-sabah ziyaret eder iyileşmesi için adeta titrerdi.)Arkadaşının veya talebesininverdiği Allah’ın selamına dahicevap veremeyen, başını kaldırıptarafına gururundan dolayı bakmayan, muhatabını saatlerce kapısında veya karşısında kendi oturduğu halde ayakta bekleten, despot misali sözüm onahocaların, din adına, cemaat adına, mezhep, meşrepve tarikat adına yaptıkları safsataları görmezden gelip;mademki idarecimiz, amirimiz hoca(!) efendi böyle dedi, bunda bir hikmet vardır deyip yalan yere,riyakârlık yaparakzulme ve haksızlıklara karşı alkıştutan hoca(!)lara da,çekinmemeden, korkmadan, sırf Allah rızası için doğruyu söylemekten kaçınıpyoksa bizlerde alkış mı tutalım?Her nasılsa resmi veya gayriresmi olarak amirlikveya idarecilik sıfatı kazanıp idare ettiklerini şahsi çıkarları içinköle gibi kullanan, onları çok aşağılarda, kendini ise çok yükseklerde görüp, dün beraberce okuduğu arkadaşlarını bile tanımazdan gelen ve onlara insanca muamele etmeyi çok gören, ilmi ile gururlanan kibir ehli etrafa gezerken havaatan, kendinden başka yeryüzünde insan veya alim yoktur gibi gören hocalara da(!)gerçekbir ilim ehline yapılması gereken muameleyi mi yapacağız?
Hak mezhepleri inkar edip, kendini müctehid yerine koyarak çok afedersinizmut’a nikahı helaldir diyenlere de hoca olarak itibar gösterip hürmet etmemiz mi lazımdır?...
Yoksa bu dini bizlere kadar ulaştıran, zaman oldu tabutluklarda işkencegören,zaman oldu hapishanelerde yatan,çileler çeken, cefakar,vefakar tam bir ihlas sahibi, hiç kimseden dünyalık talep etmeyen,tevazu ehli gerçek alimlerin ellerinden öper, her hal ve ortamda ayaklarının tozu olmaya hazırız. Onlar elbette hürmete layık insanlardır. Allah (c.c) onlardan razı olsun.Cenab-ı Hakkın izni ile şefaat ehli olanların şefaatlerinden bizleri mahrum eylemesin.Beni yanlış anlayıp,uyarmadurumundakalan kardeşlerimden yazılarımı bu minval üzere değerlendirmelerini istirham eder, cümleniz Mevla’ya emanet olunuz derim.







