--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

MÜBAREK RAMAZAN-I ŞERİF AYI HÜRMETİNE...

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu

Çok şükür, İslam Âlemi, Miladi 2018, Hicri 1439 Ramazan-ı Şerif ayına Rabbimizin inayeti ile kavuşmuş oldu. Hikmeti ilahi bu sene de Ramazan-ı Şerif ayında birçok İslam ülkesinde sıkıntı var. Sancılar var. Kan var, barut ve zulüm var. % 99’u Müslüman olan Türkiye’mizde bir kısım aydınlar, okumuş insanlar bir metrelik bezden acayip bir şekilde hâlâ korkuyorlar. Onun için de maalesef ilimde, teknikte ilerlemek yerine, ülkemizin geri kalmışlığını nasıl önleriz çalışmaları yerine, okumuş yazmış, kültürlü insanlar Cumhuriyet ve Laikliği koruma (!) uğruna her ne kadar yasak kalkmış ise de başörtüsü takanlara savaş açmış durumdadırlar... Gerçekten bu durum ve tutumu anlamakta zorlanıyoruz. Herkes başını kapasa ne olur? Herkes başını açsa ne olur? Neden bu kadar korkuluyor? Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın, eşi Latife Hanım’ın, bir zamanlar Türk parasında resmi bile bulunan Kara Fatma’nın, Nene Hatunların ve Şerife Bacıların başörtüsüne ne diyeceğiz? Onların hepsi devlet ve cumhuriyet düşmanı mı idi? Kendini aydın sayan karanlıkta kalmış insanlar, mesela bir Kara Fatma kadar veya Şerife Bacı ve diğer kahraman Türk anaları kadar hangileri bu memlekete hizmet etmişlerdir? Maalesef yazıyı yazarken “Kara Pazartesi” diye adlandırılan İsrail’in masum Filistinlilere yaptığı acımasız ve sınırsız zulmü ve yaralanan binlerce Filistinli kardeşimiz ile şehit düşen yüzlerce din kardeşimizin haberlerini üzülerek bu Ramazan-ı Şerifin ilk gecesi ve ilk günlerinde izlemekteyiz.

  Ey demokrasiden ve insan haklarından bahseden batılı devletler neredesiniz? Ey petrol zengini Arap devletlerinin liderleri neredesiniz? Neden sesiniz çıkmaz? Sizler saraylarda, köşklerde zevki sefa içinde oturup, gününüzü gün ederken Filistin’de ve dünyanın birçok ülkesinde akan Müslüman kanlarıyla kumlar ve topraklar sulanmaktadır. Bir gün mutlaka bu zalimlere olan sevginiz ve suskunluğunuzun hesaplarını Âlemlerin Rabbine mutlaka vereceksiniz. Yarın hesaba çekilmeyeceğinizi mi zannediyorsunuz?

  Afganistan’da, Irak’ta, Myanmar’da, Arakan’da, şu an için özellikle Filistin’de, Suriye’de Müslümanlar bu mübarek Ramazan-ı Şerif ayında adeta kan ağlıyorlar. Ülkeleri işgal edilmiş durumda. İnsanlar mahzun, üzgün, ümitsiz, baskı altında. Yeterli yiyecek, giyecek doktor, ilaç vesaire olmadan, kendi örf ve adetlerinin gereğini yapamadan bir Ramazan-ı Şerif daha geçiriyorlar. Orta doğudaki petrol milyarderi, Avrupa ülkelerinin liderleri olup bitenleri sadece zevk ve safa içinde, kılları kıpırdatmadan izliyorlar. Mazlumların ahını duymuyorlar bile.

Ne gariptir ki, bazıları ise Peygamber Efendimiz’in şehri, nurlu Medine’ye kilise açmakla, açtırmakla (!) meşgul. Dünyanın çeşitli ülkelerinde özellikle Filistin’de akan kan umurlarında bile değil. Batılı ülkeler ve papa ile kilise açmanın pazarlığını yapıyorlar. Binlerce yazıklar olsun… Arap Birliği Teşkilatı, İslam Birliği Teşkilatı ne iş yapar? Bunca kan akarken sesleri çıkmıyorsa ne zaman çıkacaktır?

Komşumuz Suriye’de ise durum bu Ramazan-ı Şerifte de maalesef içler acısı. ABD, Suriye’de dünyanın gözü önünde teröristlerle iş birliği yapıyor. Güya DEAŞ denen teröristleri def edecekler. Buna kargalar bile güler. Bütün terörist grupları kimler kurdurdu, kimler halen destekliyor? ABD ve batılı ülkelerin dediği gibi Suriye’de demokrasi ve insan hakları getirmediler. O işin sadece bahanesi ve kılıfıdır. Tabii ki esas sebep petrol ve yer altı kaynaklarıdır. Biz bu oyunu daha önce Irak’ta gördük. Bizler batılıların tarih boyu nasıl sömürgeler yaptıklarını, nasıl yüz binlerce masum insanın canına sadece çıkar temin etmek için kıydıklarını biliyoruz. Bu nasıl demokrasi ve hürriyet ki; genç insanlar, yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve erkeklerin üzerlerine kimyasal bombalar atılıyor, evlerinden basılıp alınıyor, camileri basılıyor, elleri bağlanıyor, yerlere süründürülüp dövülüyor, tekmeleniyorlar. Nereye gittikleri, orada nasıl yaşadıkları, sonuçlarının ne oldukları belli değil. Gidenlerin çoğu bir daha geri gelemiyor. Bunca zulüm ve eziyet masum insanlara hep demokrasi ve insan hakları için mi? İslam âleminin çok mübarek saydığı Ramazan-ı Şerifte yapılıyor(!)? Heyhat! Ne gezer… Vicdanları körelmiş, madde peşinden koşan, kan akıtmaktan, çocukları bombalamaktan zevk alıyorlar bile. İçlerinde acıma duygusu ve merhamet hissi yok.

BM’nin ise ismi var ama dünyanın birçok yerinde kanayan herhangi bir yaraya maalesef merhem olamıyorlar. İsmi var cismi yahut icraatı yok gibi bir şey. AB ülkeleri kendi hesapları peşinde. Kaybettikleri Ortadoğu’dan nasıl bir pay kapabilirizin hesabı içindeler. İnsan haklarını savunur gibi gözüken AB topluluğundan da maalesef bunca zulme karşı bir tavır ve güçlü bir ses yok. Onların bütün çalışma alanları Türkiye üzerinde etnik azınlıklara sınırsız hürriyet vaadi ile Türkiye’yi nasıl böleriz hesapları. Demokrasi ve insan hakları kimin umurunda? Sen güçlü isen demokrasi de sende, insan hakları da (!) sende. Tabi hepsi göstermelik. Şu günlerde dünya üzerinde bulunan bütün şer odaklarının, Türkiye aleyhinde nasıl da birleştiklerini görüyoruz.

Ya Filistin’e ne dersiniz? Oradaki Müslümanların dertleri bu Ramazanda da maalesef kat kat artmıştır. Mübarek Ramazan-ı Şerif ayında bile birçok Filistinlinin evi yerle bir ediliyor. Hakiki mermiler, toplar, uçaklar kullanılarak yaşlılar, çocuklar ve siviller acımasızca öldürülüyor. BM, İsrail’in Filistin’de yaptığı yeni katliamlara, zulümlere ses çıkartmıyor. Bir seyirci gibi izlemekle yetiniyor. Tabii ki demokrasi ve hürriyet uğruna(!) ABD, İsrail’e sonsuz destek veriyor. Baksanıza elçiliğini bile Kudüs’e taşımaya başlıyor. Böylece bütün dünya için yeniden bir fitne fitilini ateşliyor. Bu arada Filistinliler arasına nifak sokularak kardeş kardeşe vurdurulmak için, çok sinsi ve hain planlar devreye sokulmaya çalışılıyor. Maalesef Filistinli liderler de bu tuzağı tam olarak fark edememiş durumdalar. İnşallah oynanan oyunları anlarlar, kendi gelecekleri için birlik içinde olurlar. 2018 senesi dünyanın bir ucundan, öbür ucuna sistemli bir şekilde Müslüman ve İslam düşmanlığı devam ediyor. Ne yazık ki taç, taht ve saltanatlarını koruma ve sürdürme uğruna bir kısım sözde Müslüman liderler, devlet adamları da İslam düşmanlarına destek oluyorlar.  Sadece TÜRK devleti, TÜRK hükümeti İsrail’in yaptığı zulme ve katliamlara karşı sesini yükseltiyor. Bu yönde zulme karşı dik durduğu için, Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip ERDOĞAN beyi ve hükümetimizi yürekten kutlarız. Allah (c.c) yar ve yardımcıları olsun.

Bütün bu üzücü hallerden sonra söylenecek tek söz ve müracaat edilecek tek kapıya yönelerek diyelim ve demeliyiz ki:

“Ya Rabbel âlemin! Ramazan-ı Şerif ayını ve bu ayda okunan Kur’anlar, kılınan namazlar, yapılan dua ve ilticalar hürmetine bütün insanlık âlemine huzur ve sükûn ver...

Nerede bulunursa bulunsunlar Müslümanların akan kan ve gözyaşlarının dinmesine sebep kıl. ALLAHIM! Zalimi, zalime musallat ederek Müslümanları zalimlerin hilelerinden ve şerlerinden koru. Müslümanlara birlik ve dirlik nasıp et. Müslümanlara güç ve kuvvet ver. Sabır, tahammül ve sonunda da lütfunla zaferler nasip eyle. Ya Rabbel âlemin.”

Yazımı H. Cengiz Alpay’ın şiirinden bir kaç mısra ile bitirmek isterim. Birlikte okuyalım:

Kem gözlerden esirge bayrağımı Ya Rabbi!

Milletimi, yurdumu otağımı Ya Rabbi!

 

Kitabını yücelten şehitler hürmetine

Efendi etme dünkü uşağımı Ya Rabbi!

 

Çağ kapayıp çağ açan ecdadın evladıyım

Emsali gibi eyle her çağımı Ya Rabbi!

 

Savaşlarda orduma zaferler nasıp eyle

Cephelerde kirletme Sancağımı Ya Rabbi!

 

Veliler evliyalar dolu şu topraklarda

Besmele ile bastır ayağımı Ya Rabbi!

 

Ebediyete kadar gönlümüzden koparma

Hem milli hem manevi bu bağımı Ya Rabbi!

 

Harama yönelttirme, helal kazanç nasip et

Bereketinle doldur mutfağımı Ya Rabbi!

 

Pırıl pırıl tertemiz şadırvanlardan aksın

Düşmana bulandırtma kaynağımı Ya Rabbi!

 

Son mısrasında ise şair şöyle diyor:

 

Verdiğin emaneti geri al da, bırakma

EZAN sesinden uzak kulağımı Ya Rabbi!

 

AMİN, AMİN. Mübarek Ramazan-ı Şerif ayı; milletimiz, memleketimiz ve bütün Âlemi İslam için hayırlı ve uğurlu olsun.

TEŞEKKÜR:

 

SARIYER MÜFTÜLÜĞÜNE;

a)                    2018 yılı Ramazan-ı Şerif irşad programına, önceden beni telefonla arayarak katıp, listelerde camilerde sohbet için yer verdikleri için başta muhterem Sarıyer Müftümüze, müftülük müdürüne, şefe, murakıp ve vaiz efendilere, müftülükte çalışan tüm memurlara bu inceliklerinden dolayı teşekkürlerimi sunar, bol, feyizli ve bereketli bir Ramazan-ı Şerif geçirmelerini temenni eder, hepsinden Allah (c.c) razı olsun derim.

b)                     Filistin’de İsrail’in yaptığı katliam sebebi ile Türkiye genelinde bütün camilerimizde sala okutup gıyabi cenaze namazı kıldırma emri veren Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatına da tebrik ve teşekkürlerimizi sunarız.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle