--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Miladi yılbaşını kutlama hazırlıkları

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
3

Şu günlerde ülkemizde yılbaşını kutlamak için yoğun bir hazırlık göze çarpmaktadır. İşyerlerinde yılbaşı indirimleri(!), binlerce liralara mal olan vitrin ve baştan aşağı bina süslemeleri, gazete ilanları, şimdiden sokaklara dolaştırılıp satılmaya çalışan hindiler... Birçok firma tarafından gazetelere verilen çarşaf çarşaf yılbaşı ilanları… Büyük otellerde akıl almaz hazırlıklar. Yılbaşı ve Noel’in Müslümanlar veya İslamiyetle bir alakası var mıdır? Buna vereceğimiz cevap elbette ki hayırdır. İsa (AS) Ulul Azim bir peygamberdir. Biz bütün peygamberlere iman ederiz. Pek tabi Hz. İsa’ya (AS) da iman ederiz. Ona gelen Kitap İncil’e de… Ancak İncil tahrif edilmiştir. Bugün yeryüzünde birbirine uymayan yüzlerce İncil vardır. Kaynaklara baktığımız zaman Hristiyan dinine mensup olanlarda bile İsa (AS) doğumu hakkında ittifak yoktur. Kimileri aralık yirmi yedi, kimileri de bir ocak diye inanıyorlar peygamberlerinin doğumuna. Aynı peygambere inandıklarını söyleyen Hristiyanlar yıllarca mezhep savaşları sürdürüp birbirleri ile amansız ve uzun süren savaşlar yapmadılar mı? Bugün İrlanda’ya bakınız. Çok açık mezhep ayrılıkları şu anda bile vardır. Birbirlerinin sokaklarından geçmezler, aynı otobüslere binmezler…

Şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki, Müslümanların uzaktan yakından Noel veya yılbaşı ile hiçbir alakaları yoktur. Gerçek bir Müslüman kesinlikle yılbaşı kutlamalarına katılmamalıdır. Zaten günümüzde yılbaşı kutlamaları maksadını aşarak; insanları kandırmak ve ekonomik çıkar temin etmekten başka bir şey değildir. Hepsi oyun, hepsi çıkar, hepsi sömürü düzeninin bir parçası… Büyük bir peygamberin doğum gecesi içki ile fuhuş ile kumar ile israf ile nasıl kutlanır? Bu bir saçmalık değil de nedir? Yılbaşının yanında bir de Noel Baba çıkardılar. Noel Hristiyanlar için hayali bir efsanedir. Müslümanlar için hiçbir şey değildir. Müslümanlar için hiçbir önemi de yoktur. Hristiyanlara göre Noel hediye veren, dostluğu simgeleyen(!) sözüm ona bir elçidir. Tabii uydurup uydurup insanların beynini yıkamak için böyle söylüyorlar. Kırmızı, beyaz elbise giydirilen, beyaz sakalla süslenen ve kendisi güya iyilik seven(!) bir insandır diye dünyaya takdim edilen varlığı-yokluğu kesin bilinmeyen uyduruk bir papaz. Bu papaz evlerde kapılar varken neden bacadan gelmesi beklenir? Bu bir garabet değil midir? Hepsi yalan, hepsi düzen…

Ülkemizde hararetle Noel ve yılbaşı gecesi kutlayanların birçoğunun maalesef Dede Korkut, Yunus Emre, Mevlâna, Şah-ı Nakşibendi, İmam-ı Rabbani, Abdul Kadir Geylani, Hacı Bayram Veli, Nasreddin Hoca, Hızır (AS) ve birçok Türk ve İslam büyüklerinden, şanlı tarihimizden haberleri yoktur. Ancak basın-yayın kuruluşları gencecik beyinlere yaptıkları yayınlarla Noel denen meçhulü bir kahraman gibi tanıtıyorlar. Kendileri, Noel’i veya yılbaşını kutlamayı, sarhoş olup sokaklarda nara atmayı bir erdemlik sayarlar. Zavallı insanoğlu hele hele günümüzde yılbaşını kutlamak için Müslüman kimlikli insanlar dünya çapında ne hallere düşüyorlar? Dünyanın birçok yerinde bir peygamberin doğumunu kutlamak(!) üzere birçok cinayetler işlenmektedir. Aşırı derecede israf yapılıyor. Çılgınca alkol tüketimi yapılıyor. Ekmek almaya para bulamayanlar, bir ümit diyerek ellerindeki avuçlarındaki paralarını piyango biletlerine yatırıyorlar. Kumarlar oynanıyor. Bu sebeple nice yuvalar yıkılıyor. Cezaevlerinde yatanların büyük bir kısmı içki, kumar, fuhuş ve namus yüzünden değil midir? Geçici zevkler için güzelim çam ağaçları kesiliyor. Hindiler kesiliyor. Daha neler… Kurban ibadetine karşı çıkan hayvanları koruma cemiyetlerine mensup olanların kulakları çınlasın…

Yılbaşı kutlamalarını bir de dini yönden ele alalım. Yüce Peygamberimiz (SAS) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Bizden gayrısının sünnetiyle amel eden bizden değildir.” (Sahihul Cami 5439) Bir başka ifade ile ise Peygamberimiz: “Bizden başkasına benzeyen bizden değildir. Yahudilere ve Hristiyanlara benzemeyin. Yahudilerin selamı parmaklarla, Hristiyanların selamı avuç içiyledir.” (Sahihul Cami 5435) Peygamber Efendimiz Medine-i Münevvere’ye geldiğinde, onların oynayıp eğlendikleri iki günlerinin olduğunu öğrendi. “Bu günler nedir?” diye sordu. Dediler ki: “Cahiliyede bu iki günde oynardık.” Resulullah Efendimiz (SAS) şöyle buyurdu: “Allah bundan daha hayırlı olanı size verdi. Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı.” (Ebu Davud- Sahih) Hz. Ömer (RA) konu ile alakalı olarak şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın düşmanlarının bayramlarından sakının.” (Beyhaki) Alemlerin Efendisi Peygamberimiz (SAS) bir hadis-i şerifinde ise şöyle buyurmaktadır: “Karış karış, arşın sizden öncekilerin yollarına uyacaksınız. Hatta onlar bir keler deliğinden girse sizde gireceksiniz” buyurmuş. Ashab-ı Kiram: “Bizden öncekilerden maksat Yahudi ve Hristiyanlar mı ey Allah’ın Resulü?” tarzında soruları üzerine: “Onlar değilse ya kim?” diyerek kâfirlere benzemeyi kesin bir dille yasaklamıştır. (Elbuharı Enbiye 51, Müslim İlim 6) Mevzua bir de tasavvufi yönden bakacak olursak; İmam-ı Rabbani Müceddidi Elfi Sani Hazretleri bu hususu şöyle açıklıyor: “Hinduların bayram günlerine, ateşe tapanların nevruz günlerine, Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına hürmet etmek ve o zamanlarda onların adetlerini onlar gibi yapmak şirk olur, küfre sebep olur.” (Mektubat-ı Rabbani 3/41) Hz. Allah (CC), Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor: “Sizden önce kitap verilmiş Yahudi ve Hristiyanların ekseriyetine inanırsanız, itaat ederseniz sizi döndürürler, gâvur olmaya çevirirler. Ey inananlar; Yahudi ve Hristiyanlara uyarsanız sizi bu iman şerefinden ayırıp gâvur ederler, cehennemde kendilerine arkadaş ederler.” (Ali İmran 100) Bir başka ayeti kerimede ise: “Sizden olmayanı iç sırrınıza vakıf tutmayın, sizden olmayanlarla muhabbet kurmayın, onlar size karşı fesadı eksik etmezler, hep sizin kötülüğünüzü isterler. Onlar sizin sıkıntı çekmenizi severler, ağızlarından çıkana baksanız size nefretlerini kusarlar, kalplerinde gizledikleri niyetler daha fenadır ve daha büyüktür. Ey Müslümanlar size bu kadar ayet okuyoruz eğer aklınız varsa (bizi dinleyin)!” (Ali İmran 118) Mübarek Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde ise şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar ortalıkta İslam’a uymayan şeyler işlendiğini görüyorlarsa, Allah’ın dinine karşı hareketlerin sergilendiğine şahitlik ediyorlarsa ve kimse buna bir müdahalede bulunmuyorsa o zaman beklesinler Allah’ın azabı toptanı kaplayacak ve hiçbiri istisna olmayacaktır.” Öyle ise ey Müslüman, yılbaşı gecesi yılbaşı sebebi ile evine hiçbir şey alma! Gayrimüslimlere benzeme… Benzemeye de çalışma… Onların adetlerini taklit etmekten veya yapmaktan uzak dur. Zira Peygamber Efendimiz (SAS) şöyle buyuruyor: “Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, içinizde öyle adam bulunur ki, cennet ehlinin ameli ile amel eder ve kendisi ile cennet arasında bir ziradan (yaklaşık 50 cm) ziyade mesafe kalmaz. Derken (hükm-i) kitap (yani o yazının hükmü) ona galebe eder, cehennem ehlinin ameli ile amel eder, kendisi ile cehennem arasında bir ziradan ziyade mesafe kalmaz. Derken (hükm-i) kitap ona galebe eder, cennet ehlinin ameli ile amel eder ve cennete girer.” (Buhari Müslim)

Ey Müslüman! Dünyanın birçok yerinde Müslüman kanı akarken, altı yaşında Müslüman çocuklar tutuklanıp cezaevlerine götürülüp, mahkeme edilip ve cezalar verilirken, dünya çapında Müslümanlara amansız şekilde zulüm ve işkenceler yapılırken, bebekler açlık, susuzluk ve ilaç olmadığı için ölürken, dünyanın herhangi bir köşesinde bulunan Müslüman, sen hâlâ Noel kutlamalarına katılacak mısın? Ey Müslüman! Sen hâlâ çocuklarına paralar vererek çatapatlar aldırıp yılbaşı gecesi patlattıracak mısın? Sen de sırf yılbaşı olduğu için kasaba, markete koşarak hindi ve çeşitli yiyecekler alıp evinde çocuklarınla yılbaşı gecesi kutlayacak mısın? Şunu çok iyi bilmelisin ki, yılbaşının Müslümanların dinleri ile inançları ile örfleri ile adetleri ile, gelenek görenek ve kültürleri ile uzaktan yakından hiçbir alakaları yoktur. Bunu önce kendin iyi anla. Ondan sonra çoluk çocuk, aile-i efradına iyice anlat. Hristiyanların yılbaşı gecesine yakın olarak tesadüf eden Mekke-i Mükerreme’nin Peygamber Efendimiz (SAS) ve ashab-ı kiram tarafından yeniden fethedildiği günlerdir. Manevi olarak evradü ezkarla bu yönde değerlendirmeye çalışalım. Yarın huzuru Rabbul alemin de yılbaşı gecesi, Noel yortuları için yaptığın harcamaların hesabını hiçbir şekilde Allah’a (CC) veremezsin. Allah korusun azaba müstahak olursun, oluruz… Mevla’m cümlemizi taklitçi olmaktan korusun. Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle