Merhamet etmeyene merhamet olunmaz
Yazımın başlığına bir hadisi şerifin mealini koydum. Hadisi şerifin Arapçası şöyledir: “Men la yerham layurhem.” (Türkçe harflerle yazdığım için ilim erbabından özür dilerim.) Yukarıda da yazıldığı gibi“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” Bu hiçbir zaman bir başkasına durup dururken eziyet etme hakkını bir Müslümana vermez. Yine bu hadisi şerif; hiçbir sebep yokken bir başkasının malına, canına, namusuna dokunulmasına asla izin vermez. Allah (C.C.)Kur’an-ı Kerim’inde bir ayeti kerimesiher Cuma hutbenin sonunda okunur ve meali açıklanır: “Allah adaleti ve ihsanı emir eder” diye.
Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 akşamı Türkiye çok uzun ve karanlık bir gece yaşadı. Bu milletin okulunda okuyan, belli makamlara gelen dışı asker elbisesi, içi terörist zihniyetli olan merhametsizhainler, bu milletin vergileri ile aldıklarısilahlarakadın-erkek, yaşlı-genç demeden millet evladının üzerlerine tankları sürdüler, uçaklarla,helikopterlerle ülkemizin çok önemli noktalarına, ülkemizin kalbi mesabesinde olan TBMM’ye dahi çekinmeden bombalar yağdırdılar. Allah göstermesin geçmişte ülkemiz işgal güçleri tarafından işgal edilmişti ancak onlar meclisimizi bombalamamışlardı.Bizdeki hainler meclisimizi bombalama küstahlığını bile yaptılar.Yüzlerce insanımızın beka âlemine şehit olarak göçmelerine sebep oldular.Bu darbe teşebbüsü ve kalkınma hiçbir şekilde mazur gösterilemez. Bunu yapanlar Müslüman olamaz. Bu alçaklıkları yapanlarda Türk kanı yoktur. Bu hainlere merhametle yaklaşılamaz.Ne iyi yaptınız deyip kendilerine gül ikram edilerek müsamaha gösterilemez. Bunlara arka çıkmak, destek vermek veya 15 Temmuz bir senaryo idi demek en azından vatana ihanet, o hainlerin yaptıkları isyana teşvik olur. Bu gibi davranışlar terörün ekmeğine yağ sürer. Türk milleti savaşta bile düşmanının yarasını sarmış, düşmanına yardımcı olmuştur. Yaralı düşman askerleri ile suyunu ve tayinini bölüşmüştür. Açın tarihleri okuyun yüzlerce örnek bulabilirsiniz. Ancak bu hainler, alçaklar Türk kadınının üzerine bile kurşunlar yağdırmışlardır.Kadın-erkek, yaşlı-genç demeden otomatik silahlarla ateş etmekten çekinmemişlerdir.Hatırlayınız; arabulucu olmak için gayret gösteren, bir şeyler yapabilir miyim diyen İstanbul’umuzun bir mahallesinin muhtarıçok kısa mesafeden terörist asker tarafından şehit edilmiştir. Olayın nasıl cereyan ettiğini üzülerek televizyon ekranlarından izledik. Bu insanlarda merhamet yoktur. Kendilerine de hiçbir şekilde merhametle davranılamaz. Kanun, adalet ne gerektiriyorsa elbette ki o yapılıyor ve yapılacaktır.
Bir gün Resulullah Efendimiz Medine-i Münevvere’de (Mescid-i Nebevi’de) hutbe okurken torunlarından birisi mescide giriyordu. Henüz küçük yaşta idi. Ayağı bir yere takılarak düştü ve ağlamaya başladı. Torununun düştüğünü ve ağladığını gören Hz.Peygamberimiz (S.A.S.) hutbeden inerek torununu kaldırdı. Gözyaşını sildi. Tekrar hutbeye çıktı. Hutbesine devam etti. Resulullah Efendimizin hutbeden inmesi bir kısım ashabın acayibine gitti. Bunu fark eden Peygamber Efendimiz orada (hutbede) şu hadis-i şerifi okudu:“İrhemu men fil erdıyerhemükum men fissema.” Yani “Sizler yerdekilere merhamet ediniz, semadaki olan size rahmet eder.” Burada Hz. Peygamberimizin kastettiği Cenab-ı Hakk’ın merhametidir… (Elbette ki Hz. Allah’ın (C.C.)mekândan münezzeh olduğunu Peygamber Efendimiz(S.A.S.) bilir.)
Merhamet duygusu önemli bir duygudur. İman ve merhamet olmazsa en mükemmel surette yaratılmış, eşrefi mahlûk olan insanbu defa en korkunç canavardandaha tehlikeli olur. Her şeye rağmen anlayışlı olmalıyız. Affedici ve merhametli olmalıyız… Kur’an-ı Kerim’indeMevlamız: “Velafineaninnas.” İnsanları affedenleri, bağışlayıcı olanları met etmektedir.Köylerde, kasabalarda, şehirlerde bulunan şerefli milletimiz tekebbüre karşı tekebbür vaciptir. Bir ülke işgal edildiğinde hanım beyine sormadan ülkesini savunmak için evinden çıkabilir. Yurtiçi ve yurt dışı destekli çok büyük bir ihanete uğradık… Vatanımıza kastedenlere elbette karşı koyacağız. Onlara cezayı şahıslar olarak bizler değil hukuk ve adalet verecektir. Bundan sonra en çok dikkat edeceğimiz husus; bu şer güçler ülkemizde fitne tohumları ekerek yeniden kardeşikardeşe düşman etmeye çalışacaklardır.Şu an iç ve dış düşmanlarımız iş birliği halinde, kalkınmaya geçen ülkemizi raydan çıkarmak, ekonomik yönden çökertmek için bütün hain planlarını devreye sokmuşlardır.Gazeteleri iletelevizyonları ileülkemizde tam bir algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar.Seçim öncesi patates, soğan oyununu unutmayınız.Milliyetçi, muhafazakâr, alnı secdeye gelen nice Müslümanlar yapılan yayınlara kanarak, aldanarak hükümete ceza vermeye kalktılar.Sonuç ne oldu? Şimdi o insanların büyük bir kısmıkendilerini sigaya çekiyorlar. “Eyvah! Biz ne yaptık?”diye…Kesinlikle merhameti elden bırakmadan uyanık olalım. Tezgâhlanan oyunları fark edelim. Birlikte el ele askeri ilepolisi ileeğitimcisi ile siyasetçisi ile köylüsü, şehirlisi ile işçisi ve işvereni ile aramızdaki ufak tefek meseleleri bir kenara iterek ülkemizi daha aydınlık günlere taşınması için hep birlikte gayretli olalım. Allah (C.C.) milletimizin ve memleketimizin yardımcısı olsun.Ülkemiz için, milletimiz için şer tuzaklar kuranların kurdukları tuzakları kendilerinin başlarına geçirsinCenab-ı Hakk. Amin… Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.







