• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

“İğneli fıçı”

18 Nisan 2026
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

 “İğneli fıçı”

ALİ SANDIKÇIOĞLU 

Yılar önce merhum Cevat Rıfat Atılhan beyin “İĞNELİ FIÇI” isimli kitabını okumuştum. Ondan mülhem bugünkü yazımın başına başlık olarak “İğneli Fıçı” başlığını koydum. İsraillilerin, ABD ve tüm batılı devletlerin destekleri ile Netanyahu katili vasıtası ile bugün Filistin’de özellikle Gazze’de sergiledikleri katliamları, yaptıkları zulüm ve soykırım üzerine kısa bir araştırma yapmaya çalıştım. Gerçekten adamlar tahrip olmuş, uydurulmuş sözde ilahi kitap (!) Tevrat’tan aldıkları emirlerle geçmişte ne türlü zalimlikler yapmışlar? Ne tür işkenceler, kan dökmeler, kan içmelerin bir kısım inançları bozuk, sapık Yahudiler tarafından işlendiğine tarih şahitlik yapmaktadır. Şunu kesin biliyoruz ki bugün dünyamızda İsraillilerin yaptıkları vahşeti, katliamı ve soykırımı tasvip etmeyen hatta tel’in eden, bunun için dünyanın birçok yerinde İsrail hükümeti aleyhine yürüyüşler tertipleyen vicdan sahibi, insaf sahibi Yahudi inançlı insanlar vardır. Onlara göre Yahudilik dini başka, Siyonizm ise başkadır. Bu yüzden onları kesinlikle tenzih ederiz. Biz bu yazımızla topyekûn bir Yahudi düşmanlığı yapmaya çalışmıyoruz. Bu vicdanlı ve insaflı bir davranış olmaz zaten. Öyle bir niyetimiz de yoktur. Yalnız; masum, yaşlı kadın, erkek ve çocukları, sivilleri insafsızca katleden, her türlü caniliği yapan, mabedleri, okulları, hastaneleri vicdanları sızlamadan vuran Siyonistleri de elbette ki sütten çıkmış temiz kaşık gibi görmemiz de mümkün değildir. Belgeler ışığı altında Muharref Tevrat’tan ilham alarak dün ve bugün bir kısım Yahudilerin, Siyonistlerin din adına, Tevrat'a dayanarak ne kadar alçakça, çirkince, haince ve barbarca zulümler yaptıklarına işaret etmek istiyoruz. Yapanları da yapanlara destek olanları da şiddetle telin ediyoruz. En yakın zamanda Rabbul Alemin bu katillere, soykırımcılara layık oldukları cezaları versin. Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimize de zaferler nasıp eylesin inşallah…


İĞNELİ FIÇI NEDİR?

“Yahudilerin, kaçırdıkları Yahudi olmayan çocukların kanlarını almak için kullandıkları yöntemlerden biri. Fıçının içi iğnelerle kaplıdır. Çocuğu fıçının içine canlı canlı kapatan hahamlar, ardından fıçıyı dakikalarca yuvarlarlar. Daha sonra fıçının dibinde bulunan musluk açılır ve toplanan kan ayinlerde kullanılmak ya da Mayasız Bayramında yenilen mayasız ekmeklere karıştırılmak üzere alınırdı. Yahudilikte, insan kanının ikinci bir kullanım yeri ise Pessah (mayasız) bayramları olmuştur. Pessah bayramında bir hafta boyunca mayasız ekmek yapılır ve yenir. Yahudilerin bazı kollarına göre, bu ekmeklerin en makbul olanları ise içine insan kanı katılanlardır. Bazı tarihçilerin bildirdiklerine göre, Pessah bayramları, Avrupa'da her yıl küçük çocukların kaybolduğu dehşet dönemleri olmuştur. Kan içme konusunu şimdiye dek en iyi açıklamış kaynaklardan biri, 1803’te Moldavya’lı rahip Neophite’in yazdığı kitaptır. Bir hahamın oğlu olan Neophite, Yahudilikten çıktıktan sonra Hristiyanlığı kabul edip rahip olmuştur. Babasının inancındaki bütün kanla ilgili ayinleri açıklamıştır. Bazı Yahudi tarikatlarının, insan kanı kullandıklarında Yehova katında daha “üstün” olduklarına inandıklarını anlatmıştır. İşte Yahudilerin bulundukları ülkelerden sürülmelerinin nedenlerinden birisi de bu sapık adettir. Özellikle İspanya’da, kan içme olayları defalarca gündeme gelmiş, bu olaylar halk arasında büyük huzursuzluk meydana getirmiştir. Sayısız çocuk kaybolmuş, cesetlerin bir kısmı tamamen kanı çekilmiş bir durumda bulunmuştur. Osmanlı İmparatorluğuna geldikten sonra da Yahudilerin bazı kolları, bu sapık adetlerine devam ettiler. Osmanlı zabıtlarında bu konuda gelişmiş pek çok olay vardır. Bunların en önemlileri 1715’te Amasya’da, 1840’ta Şam’da ve Rodos’ta, 1633-1843 ve 1866’da İstanbul’da, 1863-1868 ve 1870’te İzmir’de kayda geçen olaylardır. Bu olaylarda pek çok Yahudi suçlu bulunmuş ve idam edilmiştir. Yahudi tarihçi-yazar Avram Galante, “Histoire Des Juifs de Turquie” isimli kitabında bu konuda gelişmiş olan olayları uzun bir şekilde anlatmaktadır. İstanbul Kadılığı 1715’te (11 Şevval 1128) olan kan içme olayında, Ahmet isminde bir Türk çocuğunu kaçırıp kanını içen Menahim, Sabetay ve Avram isimli üç Yahudi'yi idam cezasına çarptırmıştır. Fanatik Yahudiler kan içme adetlerini bugün hâlâ uyguluyorlar. Filistinli pek çok küçük çocuk bu korkunç ibadetin (!) kurbanı olmuştur. Yıl 2006’nın Mayıs Ayı. Ankara’nın fakir semtlerinden Sincan’da, organları alındıktan sonra çöpe veya duvar diplerine bırakılmış 7-8 yaşlarındaki çocuk cesetlerinin sayısı 13’e ulaşmış. Türkiye’deki organ mafyasının ardında Yahudilerin olduğuna ve bu organların İsrailli hastalara nakledildiğine dikkat eder misiniz? Sadist hahamların uydurduğu bu akıl almaz vahşet, tarih boyunca sayısız masum insanın acımasızca öldürülmesine yol açmıştır. Yahudiler Tevrat’ta emredilen bütün vahşet türlerini İsrail devleti kurulduktan sonra çok rahat uygulama fırsatı buldular. İşgal ettiği topraklardaki savunmasız halk İsrail’in sapık ibadetlerinin kurbanı oldu. Haber alınamayan binlerce kayıp Filistinli çocuktan birkaçının cesetleri kanları çekilmiş olarak bulunmuştur. Bugün İsrail hapishanelerine konulan, yüzlercesi kadın ve çocuk olmak üzere on bini aşkın Filistinlinin akıbeti bilinmemektedir. Azınlıkta oldukları ülkelerde bile bu korkunç ibadetlerini terk etmeyen Yahudi fanatiklerinin, tamamen hakim oldukları Filistin’de aynı kan ayinlerini uyguladıklarını tahmin etmek güç değil… (10 Temmuz 2020, Hatay Haber) (Uydurma dini ve uydurma tahrif edilmiş Tevrat'tan aldıkları dini emirler.) 


İNSANLARI PARÇALAYACAKSIN! 

"İşte benden ve miras olarak sana milletleri, mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim. Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın." (Bozulmuş Tevrat, Mezmurlar Bölümü 2/8-9). 


KASAPLIK KOYUN GİBİ İNSAN PARÇALA VE ETLERİNİ YE, KANLARINI İÇ! 

"Onları kasaplık koyunlar gibi ayır ve öldürme günü için onları hazırla." (Bozulmuş Tevrat, Yeremya Bölümü, 12/3). "Et yeyin ve kan için yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz... Sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz." (Bozulmuş Tevrat, Hezekiel Bölümü, 39/18-19).


ÇOCUKLARI VE BEBEKLERİ DE ÖLDÜRECEKSİN!

"Şimdi git... onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini öldür." (Bozulmuş Tevrat, I.Samuel Bölümü, 15/3).


Fazla uzatmadan birkaç tarihi belge ile yazımızı bitirmeye çalışalım:

“Amasya kasabasında kendi halinde bir esnaf olan ve komşuları tarafından sevilen KARABET HANCIYAN bir gün birdenbire ortadan kaybolmuştur. Ailesi ve zabıta günlerce bu adamın izinin aramış ve nihayet şehrin dış mahallelerinde götürülerek orada öldürüldüğü ve kanı hamursuza katılmak için selahiyetli hahamlara gönderildiği meydana çıkmıştır. Amasya kadısı Hüseyin Tosun efendinin ve bütün devlet memurlarının geceli gündüzlü çalışmaları sayesinde birçok mücrim Yahudi yakalanmış, mahkemeye çekilmiş ve cümlesi cürümlerini itiraf ettiklerinden, bu failin elebaşısı ve mürettibi olan Yakop Avayup başta olarak kaffesi hakkında sadır olan iradei seniye mücibince şehrin hükümet meydanında idam edilmişlerdir.” (İslam'ı Saran Tehlike ve Siyonizm, Cevat Rıfat Atılhan S. 78 -79).


Kayıtlara geçmiş bir başka olaya kısaca yer vermeye çalışalım:

“Mukayyed olanlaran son vak’a 1315 senesinde Manastır’da meydana gelmiştir. O tarihte Manastır’da Yahudi mahallesinde bir yangın çıkmış ve bir kısım evler kül olmuştur. Yangından bir gün sonra kargir bir evin bodrumundan bir inilti duyulmuştu. İtfaiye ve halkın yardımı ile bodruma girmişler ve orada iğneli fıçıya atılmak için gününü bekleyen Manastır’ın Magorova köyünden Dobra Veled Kasti Adında on beş yaşlarında bir Bulgar çocuğunu insanlıktan çıkmış, yüzünde renk kalmamış deli gibi bir halde ölümü beklerken bulunmuşlardır. Cereyan eden mahkeme sonunda suçlular günahlarını su gibi itiraf etmişler, mahkemeleri kısa sürmüş ve mücrimler Yahudi mahallesinde, cinayet işledikleri mahalde asılarak cezalarını bulmuşlardır.” (İslam'ı Saran Tehlike ve Siyonizm, Cevat Rıfat Atılhan S. 82).


Ayeti kerimeler, hadisi şerifler ve birçok tarihi olay bir kısım Yahudilerin yeryüzünde çıkardıkları felaketlerden açıkça bahsetmektedir. Siyonist İsrailliler şu an Filistin’de, Gazze’de tam bir soykırım uyguluyorlar. Bir Müslüman olarak hiç olmasa en zor şartlarda mücadele eden Filistinli kardeşlerimize dualar edelim. Onların başarıları için sadakalar verelim. Teheccüde kalkarak Cenab-ı Hakk’a başımızı secdelere koyarak yalvaralım. En önemlisi mutlaka ama mutlaka Türkiye’de temsilcisi kim olursa olsun bütün İsrail mallarını boykot edelim. Almayalım… Alınmaması için birbirilerimizi uyaralım… Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23